Edebiyat tarihimizin en güzel metinlerinden bir tanesidir. Ağrıdağı'nın yamacında, dört bin iki yüz metrede bir göl vardır, adına Küp gölü derler. Göl bir harman yeri büyüklüğündedir. Çok derinlerdedir. Göl değil bir kuyu. Gölün dört bir yanı, yani kuyunun ağzı, fırdolayı kırmızı, keskin, bıçak ağzı gibi ışıltılı kayalarla çevrilidir. Kayalardan göle kadar daralarak inen yumuşak bakır …
Türkiye’deki Yeni “Nihilizm”
Batı aydınlanmasının temeli bilgiye ve bilime olan yönelimdir. Feodalizmin karanlık atmosferinin içinde tamamen boş inanca, hurafeye, dinin yozlaştırılmasına tutsak yaşayan batı toplumları hemen karşıtların birliğindeki ilkeden hareketle bilimi, pozitif aklı, deneyi, soru sormayı, araştırmayı geliştirmiştir. “Biricik” gerçeklik bilim olmuştur. Karşıtların birliği ya da çelişkisi Avrupa coğrafyasında öylesine keskindi ki, ortam tartışmayı, bir başka alternatif var …
Protest Müziğin yeni sesi; Bandista – özgürlük sen nerdeysen orada
Guernica'yı gören Nazi subayı, Picasso'ya kızgınlıkla; "Bunu siz mi yaptınız?" deyince, Picasso; "Hayır, siz yaptınız!" demiş. Doğruluğundan emin değilim, ancak yaşanmış olması muhtemel, değilse bile fıkra kıvamında aktaracağım bir benzer diyalog da şöyle gelişmiştir. İkinci Dünya Savaşı'ndan yıllar sonra Türkiye'de bir resim galerisini gezen General Kenan Evren Guernica'yı görüp; "Bunu ben de yaparım" deyince, "Kesinlikle …
"Protest Müziğin yeni sesi; Bandista – özgürlük sen nerdeysen orada" okumaya devam et
Kadınların kurtuluşu erkek gibi olmak mı?
Kadın varlığını seven, onunla birlikte olmaktan hoşlanan bir erkek olarak kadını yazmak, onun üzerine düşünmek hoşuma gidiyor. Geçtiğimiz günlerde Kadın bedeni metadır! isimli bir yazı yazmıştım. Kuşkusuz bu satırlarda fiili durum değerlendirmesi vardı. Aslında düzen kadın erkek ayrımı yapmadan her şeyi alınabilir satılabilir hale getirmek istiyor. Kadının buradaki rolü biraz daha sıkıntılı, çünkü onun bedeni …
"Kadınların kurtuluşu erkek gibi olmak mı?" okumaya devam et
Masumiyet Müzesi’nde Bekâret Sorunu
Masumiyet Müzesi Orhan Pamuk’un Nobel’den sonra yayınladığı ilk olması bakımından herkes tarafından merakla beklenen bir romandı. İlk baskısının kaba tabirle kafadan 100.000 adet yapması da bunun göstergesi. Orhan Pamuk edebiyat tarihimizin en çok tartışılan yazarlarından biri haline geldi. Romancılığı bir tarafa yazarlığı tartışıldı. Kitaplarını kimsenin bitiremediğinden dem vuruldu. Kuşkusuz bütün bunların haklı sebepleri de vardı. …
