Özgüven ve gövde gösterisi


Fenerbahçe golü 52. Dakikada yedikten sonra Antalyaspor kalesine yoğunlaştırdığı ataklara bakalım.

Dakika 56; sol kanattan gelen köşe vuruşuna Tisserand müthiş bir kafa vuruşu yapıyor, az farkla dışarı çıkıyor.

57. dakikada Caner korner kullanıyor, top Samatta’nın kafasıyla buluşuyor ve üstten kaçıyor.

58. dakikada yine Caner’in ortasına Pelkas kafayı vuruyor, önce direk sonra da top kalecinin kucağına düşüyor.

60. dakikada bu sefer Gustavo çok sert bir şut çekiyor, top direkte patlıyor.

Ve 62. Dakika geliyor; Erol Bulut oyunu durduruyor, iki oyuncu değişiklik hakkını kullanıyor.

Sosa ve Pelkas çıkıyor, yerlerine Perotti ve Cisse giriyor.

Bu soruyu bugün sormak gerekiyor; neden değişiklik ihtiyacı duydu Erol Bulut?

Fenerbahçe’nin maç sonuna yansıyan istatistik üstünlüğü oyunun hemen her bölümünde aynıydı.

Oyuncu değişikliklerinden sonra Fenerbahçe’nin oyun şekli çok değişmedi, çıkan oyuncuların yerine yenileri benzer şeyleri denemeye devam etti.

Amacını bulan ya da bulmayan yığınla orta yapıldı.

Antalyaspor’un golü öncesinde Caner’in rakip ceza sahasına gönderdiği amaçsız topu Boffin hızla ileri attı ve Fenerbahçe’yi bir anlamda eksik yakalayarak, belki de rakibin hiç de aklında olmayan bir gol bulmasını sağladı. Orgill ile Gökhan Gönül mücadelesinde oyunda kalan Orgill oldu ve Podolski’ye kusursuz bir asist yaptı.

Gökhan’ın kaptırdığı bir top yine Podolski tarafından yine hızlı bir hücuma dönüşecekti ki engellendi.

Şimdi, Fenerbahçe’nin kadro kalitesi ve çeşitliliği üzerine konuşmak gereksiz olur; ancak bunun Erol Bulut üzerine etkisini mutlaka değerlendirmek gerekiyor.

Fenerbahçe oyuncu değişikliği yapmaya karar verdiğinde sahadaki 11 futbolcu bir şeyler deniyordu ve kaleye bire birde şut çekecek pozisyonlar üretiliyordu.

Bu çok değerli.

Neden oyuncu değiştirirsiniz?

Oyununuz tıkanmıştır.

Pozisyon üretemiyorsunuzdur.

Oyuncularınız yorulmuştur.

Fark yapmış, maçı garantiye almışsınızdır, kenardaki oyuncularınıza fırsat tanırsınız.

Bunlar olmadan ve gerçekleşmeden ihtiyaç olmadan yapılan değişikliğin adı; ezber olur veya oyuncu çeşitliliği ile oyunu çözme tercihi olur.

Mesela bu maçta Ademi’yi denemek de riskli bir opsiyondu.

Ozan Tufan’ın neden çıktığını anlamak da benim zorlandığım bir konu oldu.

Fenerbahçe büyük üstünlük kurduğu şu maçı Perotti’nin akıl dolu vücut hareketiyle kazandığı penaltı ile geçebildi.

Futbolda bazen böylesi tuhaflıklar olur ve ne yaparsanız yapın kağıt üzerindekini sahaya yansıtamayabilirsiniz.

Bu bir basketbol maçı olsaydı Fenerbahçe açık farkla kazanırdı.

Yazdığımız bu sonuçların Erol Bulut’a söyleyecek bir mesajı olmalıdır.

Geçen hafta Sosa’yı almada ne kadar isabetli hareket etmişse bu hafta yaptığı değişiklikler o kadar gereksizdi.

Fenerbahçe’nin birbiriyle oynama alışkanlığı kazanmış bir takıma ihtiyacı var.

Mesela Ozan’ı 10 numara oynatmaya devam ediyor; sonuna kadar destekliyorum.

Zengin kadroları basketbol takımı gibi yönetmeye kalkarsanız bunun dengesini iyi ayarlamanız gerekir.

Fenerbahçe bir şekilde kazanmaya devam ediyor; çünkü kazanmak istediğini rakibine kabul ettiriyor. Bir anlamda iradesini teslim alıyor. Bu maçın Antalyaspor adına görüntüsü buydu.

İki taraflı etkisinden konuşmak gerekiyor; içsel özgüven, dışsal gövde gösterisi.

Fenerbahçe bu sezon gerçekten çok farklı.



Kategoriler:Spor

Etiketler:, , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: