İtirafçısı ve suç üstü hali olmayan operasyonun birinci ayı


Bugün Şike Operasyonunun birinci ayını tamamladık. Bir ay önce çok büyük bir şok yaşamıştık. Türkiye’nin dokunulmaz denilen bir kurumunun tam merkezine girilmiş, başkanı gözaltına alınmış, sonra da tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Son bir ay içinde nereden nereye geldik diye geriye dönüp baktığımızda açıkçası büyük bir belirsizlikten başka hiçbir şey göremiyoruz. Bir tarafta 14 Nisan tarihinde meclisten …

İlk taşı atmak Erman Toroğlu’na mı kalmıştır?


Erman Toroğlu şike soruşturmasının 23. gününde adliyeye giderek Aziz Yıldırım’dan şikâyetçi oldu. Neden bu kadar zaman beklediği yolunda bir soru sorabiliriz? Çünkü Sn. Toroğlu’nun yayıncı kuruluştaki görevine tam olarak bir buçuk sene önce son verilmişti. Aslında Erman Toroğlu’nun şikâyet konusunda biraz da yüreklendiren Pazar günü birlikte bulundukları televizyon programından Mehmet Baransu oldu. O gece programa katılanların görüntüsü …

Fenerbahçe’nin ruhu sizi çağırabilir Sn.Mehmet Ali Aydınlar


Fenerbahçe tarihinde hiç bu kadar sahipsiz, başsız ve güçsüz olmamıştı, demiştim Cuma günü yazdığım yazıda. Şimdi bu cümleyi açmanın zamanı geldi. Federasyon seçimleri sonrasında Mehmet Ali Aydınlar’ın kucağına kelimenin tam anlamıyla bomba bırakıldı. Seçildikten iki gün sonra böylesi bir durumla karşılaşacağını bilse acaba bu zor görevi kabul eder miydi, şüphe duyuyorum. Fakat bu soruşturmayla ilgili …

Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım’ın Şiddet Yasasına karşı duruşu


Sporda şiddet konulu yasa çıkarken hemen herkesin ortak fikri tribün terörünü ortadan kaldırmak üzerineydi. Stadyumlarda taraftarlar bir arada maç izleyemediği gibi şiddet stadyum dışına çıkıyor, birbirine düşman taraftarlar kıyasıya kavga ediyorlardı. Bursaspor-Beşiktaş maçı öncesinde olanlar bütün Türkiye’ye büyük şok yaşatmıştı. Fakat yasa döndü dolaştı bu yasanın en büyük savunucusu kulüp ve başkanının yargılanması için bir zemin yarattı. …

Sn. Altınel, Oğuz Atay’ı sevmeyi değil Tutunamayanlar’ı okumayı başaramamış bir kişidir.


NOTOS Dergisi’nin Haziran-Temmuz sayısı Oğuz Atay üzerineydi. Yazarların genel şanssızlığı öldükten sonra konuşulur olmalarıdır. Bu anlamda Oğuz Atay da payına düşeni fazlasıyla almıştır. Özellikle 1980’den sonra Oğuz Atay’ı keşfeden dönemin gençliği eserlerini elinden düşürmezken fazlasıyla da düşünmüştür. Oğuz Atay üzerine bir şeyler yazmak, düşünmek, araştırmak ya da bir derginin sayısını ona ayırmak neredeyse edebiyat dünyamızın …

Şike soruşturmasının sonuna kadar nasıl gidelim?


Operasyonun ikinci haftasının sonlarına gelirken sürecin içine Beşiktaş’ın da dâhil olması, dün akşamüzerine doğru Sn. Demirören’in kazanılan Kupa’yı Federasyona iade etmesiyle bambaşka bir şekil almış oldu. Burada en kritik fay kırığı ise İbrahim Akın ile İskender Alın’ın kendilerine isnat edilen suçlamaları kabul ettikleri iddiası ile oluşmuştur. Gerçeğin ne olduğunu tam olarak bilemiyoruz! Şimdi sürecin en …

Ne Trabzonspor ne Fenerbahçe gerçek değildir


Aziz Yıldırım ve Sadri Şener futbol dünyamızın en renkli iki ismiydi. Belki standartları birçoğumuzun kabul edemeyeceği ölçüler taşıyordu; ancak bize aitti. Ne yaptık biz onlara? Aziz Yıldırım nereden bakarsanız bakın 25-30 milyon insana hitap ediyor. Yanlış anlaşılmasın Fenerbahçelilerden söz etmiyorum. Futbol dünyamızın sınırlarını tahmin etmeye çalışıyorum. Bu insanları Aziz Yıldırım ya da Sadri Şener yaratmadı. …

Aykut Kocaman ve futbolculara düşen ağır sorumluluk


Operasyon sürecinin başından bu yana hep olayı, nedenlerini, sonuçlarını, yeni durumu ve aktörlerini konuştuk durduk. Bütün bu olup bitenin içindeki en önemli unsuru, Fenerbahçe futbol takımını sürekli erteledik ya da bir paragrafın içine sıkıştırıverdik. Pazar günü televizyonlardan takip ettiğimiz Selçuk Şahin’le söyleşi girişimi futbolcunun duygusal bir boşalım anına denk geldiğinden sonuçlandırılamadan bitmişti. Selçuk, Fenerbahçe’nin en …

Fenerbahçe’den suçlu yaratan yeni dönem


2007’den bu yana Türkiye’nin “dokunulmazları” denilen her tabuya teker teker operasyonlar düzenleniyor, geçmişe dönük bir takım hesaplar soruluyor. Bunların büyük bir bölümünün “artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmaması” yönünde bir kamuoyu beklentisi yarattığı gerçekliktir. Çünkü bu operasyonlar öylesine geniş bir yelpazeye yayılıyordu ki Türkiye’nin bir zamanlar yaşadığı iyi saatte olsunlar günleri ile ilişkilendirildiğinde belli bir mantık çerçevesi içine yerleştirilebiliyordu. Ancak böylesine …

Foucault Sarkacı okumak-05 Şövalyelik Tarikatı’nın kuruluşu


Tapınak Şövalyeleri’nin kuruluş tüzüğünde Kutsal Topraklara giden hacıları koruma amacı yazıyordu. Ancak bu temelde bir askeri örgütlenme değil, dini bir tarikat birlikteliğiydi. Hz. İsa’nın temel inancı ile çelişip çelişmediği bugün hala tartışma konusudur. Şiddeti meşru müdafaa sayan düşüncenin ürünü Kudüs’teki Kutsal Kabir Kilisesi Tarikatı’nca da benimsenmiş olan, Hippo’lu Augustinus Tüzüğüydü. (1) Kudüs Kralı Boudouin Tapınak …