Sen hiç böyle bir takım gördün mü?


Sayın Başkan mealen diyor ki “basketbola bu kadar para harcamak aptallıktır!” Ama işin ucu öyle değil işte… Mesela 3-4 milyon euroya bir takım kuruyorsun, sezon boyunca en fazla 50 maç falan izliyorsun. Oysa 25-30 milyon euro harcadığında üzerinde 20-25 maç daha yapan bir takımın oluyor; üstelik Avrupa’nın birinci sınıf takımlarıyla bir arada oluyorsun, onlarla final…

Fenerbahçe basketbol takımı sportif ruhu öğretiyor!


Karşılaşmanın son 8 saniye kala hücum setiyle zar zor uzatmaya taşındığı yanılgısından hareket ederek; “Fenerbahçe 25-30 milyon eurolar harcayarak takım kuruyor, 3-5 milyon euro ile Beşiktaş takımı Euroleague Şampiyonuna parkeyi dar ediyor” genel kanısına sahip basit düşünemeyi alışkanlık haline getirmiş bir spor kamuoyumuz var. Onların içinde barınan bir takım yorumcuların buna “basket geyiği” adını verdiğini…

Bu kadar sorunlu futbolcuyu bir araya getirmeyi nasıl başardınız?


Dün gece bir Milli maç oynandı ancak hemen peşinden yapılan basın toplantısında İmaparator’un gri bölgeleri kaldırmak için yaptığı açıklamalar nedeniyle karşılaşmayı değil de yine bir senedir yaşanan krizi konuşuyoruz. Neden? Bir takımın içinde bu kadar çok kriz varsa ve bunlar yönetilemiyor, tekrar tekrar kendini üretiyorsa o zaman orada bir yönetememe sorunu vardır. Birinci soru şu;…

Ne kadar çok adam ve delikanlı var etrafımızda?


Temmuz 2006’da oynanan Dünya Kupası Finalinde Zidane Materazzi’ye sahanın ortasında kafa attığında tüm spor kamuoyu olayı anlayabilmek için bir açıklama bekliyordu. O yıllarda “Üçüncü Dünya’dan gelen kafa vuruşu” diye bir yazı kaleme almıştım. O kafa aslında Avrupa züppeliği daha çok da ırkçılığına karşı atılmıştı. Bildiğim kadarıyla Zidane yaptığı bu eylemden ötürü kimseden özür dilemedi. Dün…

Sezonun fol ve yumurtaları…


Bu sezona dair bir kaç olayı tarihe not düşmek gerekiyor. Belki yazarken daha iyi anlar, okurken görmediğimiz bir şeyler varsa bunu değerlendiririz. Çok çarpıcı üç tuhaf olayı konuşacağız. Galatasaraylı yönetici Nasuhi Sezgin Antalyaspor ile oynanan ve kazandıkları bir karşılaşma sonrasında “takımın geçmiş dönemde bilerek ve telkinle maçlar kaybetmiş olduğunu” ağzından kaçırdı. Açıklamanın bir ironi ya…

Neden dünyanın en güzel takımı oldular?


Takım sporları bireysellere nazaran geniş kitleler tarafından bilinen ve oynanabilen oyunlardır. Bu nedenle izleyici/taraftar kendisini rahatlıkla sahadaki oyuncunun yerine koyabilir, onunla bütünleşebilir; yaptığı şeyi daha fazla eleştirir, beklentileri de yüksektir. Futbol kuşkusuz bunların içinde en kolayı, anonim olanıdır. Kitleler futbol sahasındaki oyuncu ile çok daha yakın ilişki kurarlar. Kuşkusuz bir başka ilişki de eğitim seviyesiyle…

Deli gibi aşığız Fenerbahçe!


Bütün bir sezonu Fenerbahçe’nin başarısına susamış tribünler “bu dünyayı yakarız senin için şampiyonluk gelince!” diye hep bir ağızdan bağırıyorlardı. O sapsarı güzel tribünler hava topuyla başlayan görkemli desteğini hiç susmaksızın maç boyunca sürdürüp Fenerbahçe’nin gerçek 6. Numarası haline gelirken, parkede ter dökenler kadar oyunun içindeydiler. Dün Kalinic’i görünce ciddi ciddi kendimi Obradovic’in ellerine teslim ederek…

Fenerbahçe, Kupa’nın Avrupa’dan Anadolu’ya geçişinin coşkusuna hazırlıyor bizi!


Karşılaşmanın sonlarına doğru Fenerbahçe tribünlerinden şöyle bir tezahürat yükseliyordu; “İşte böyle, her sene böyle Real Madrid’e…” Nasıl ya? Kim, Real Madrid mi? 200’ün üzerinde ülkede yayınlanan ve ‘Real Madrid markası’ nedeniyle muhtemelen beş yüz milyon ile bir milyar arasında kişinin ilgisini çeken, Avrupa’da istisnasız tüm basketbol severlerin takip ettiği bu büyük spor olayının son üç…

Onu çekme bunu çek; onu konuşma bunu konuş!


3 Temmuz’un Türkiye’de darbe yapmaya çalışan bir örgütün ürünü olarak kumpas kurmak suretiyle Fenerbahçe Başkanı’nı yerinden edip Kulübü ele geçirilme amacı taşıdığı özellikle 15 Temmuz’dan sonraki gelişmelerden sonra çok daha net görülmüştür. Biz 3 Temmuz sürecinde de bunun böyle olduğunu biliyorduk; söyledik, meydanlarda konuştuk, kitap yazdık! Aynı tarihlerde Fenerbahçe’ye karşı kimi örgütün amacıyla çakışan kimi…

9 karşı 11 kişilik 1-1 biten derbi!


Çok ilginç bir durum var ortada; tarihin en kötü, kadro mühendisliği hiç yapılmamış, üstelik bir de 9 kişi kalmış bu Fenerbahçe’yi yenemeyen tarihin en iyi Beşiktaş’ı şimdi bu mudur? Anlamadım? Ortada bize yutturulmaya çalışılan bilmediğimiz başka bir şey yoksa burada bir tuhaflık olduğu kesin! Ne olduğunu biliyoruz da yine de sorma gereği duyuyoruz. Bir de…