Murat Dural;“Gamzeda” yazarın dışarı açıldığı gerçek bir roman.


Sevgili arkadaşım Murat Dural Kitap Eki internet sitesinde Gamzeda ile ilgili yorumlarını paylaşmış. Müthiş bir okuma ve değerlendirme olmuş. Kendisine çok teşekkür ediyorum…   “Adalar ve Kıtalar” kitabı ile tanıdığım, sevdiğim Uzay Gökerman’ın “Gamzeda”sı. Cinius Yayınları’ndan çıkan kitap insanlar ve ilişkiler üzerinden ilerlerken aslında tarih boyunca kendimizi ve birbirimizi etkileyen duygu durumlara derin sondajlar açıyor.…

Kadın; ne kadar yakın olursan, düşüncesi senden o kadar uzaklaşır!


Biraz sonra okuyacağınız yazı 30.03.2015 tarihinde yazılmış ve Radikal Blog’ta yayınlanmıştı. Yazının son cümlesi şöyle bitiyordu; “Bunun cevabını bir romanın içinde çok daha detaylı olarak vermeye çalışacağım.” Evet, o roman bitti ve yayına hazır. 🙂 *** Yıl 1851, 30 yaşında bir yazarsın… Fransız Devrimi’nin üzerinden 62 yıl geçmiş ve eline kâğıt kalemi alıp Emma Bovary…

Ülkemizdeki yayıncılık maalesef emin ellerde değil!


Bundan tam iki sene önceydi… Kısa bir süre önce tamamladığım kitabım için bir yayınevi arıyordum. Genel yayın yönetmeni ve aynı zamanda yazar olan bir arkadaşım, kitaplarını basan yayınevinden bir randevu ayarladı. Daha önce benzer şekillerde iki üç başarısız görüşmem olmuştu ve aslına bakılırsa bundan da çok umutlu değildim. Ancak sonuçlarını da merak etmiyor değildim. Yayınevi…

Umberto Eco’ya saygıyla…


Hayatımın yönünü değiştirmiş iki yazar oldu; biri Oğuz Atay diğeri de Umberto Eco. Oğuz Atay ben onu keşfettiğimde çoktan aramızdan ayrılmıştı. Umberto Eco’nun kaybını ise bu sabah değerli dostum Bülent Göktaş’ın Facebook paylaşımından öğrendim. Orhan Pamuk’un yeni Hayat isimli Romanı bilirsiniz çok meşhur bir cümleyle başlar. “Bir kitap okudum, bütün hayatım değişti.” Sanırım yolunu kitapla…

Türkiye 2015 yılında kaç kitap okudu?


Geçen hafta Twitter’da küçük bir anket düzenledim. Anketin konusu takipçi arkadaşlarım arasında 2015 yılında kaç kitap okuduğunu öğrenmekti. Twitter’ın anket uygulamasının çok önemli bir kamuoyu araştırma seçeneği olduğunu düşünüyor; iyi bir Twitter kullanıcı ve takipçisi olarak anket seçeneğini takipçiye sıkıntı vermeyecek sıklıkta ve konu seçimleriyle düzenliyorum. Öncelikle Twitter’da anketi düzenlediğim tarihte kaç kişi tarafından takip…

Bulgakov’un güçlü imgesi; Usta ve Margarita


Mihail Bulgakov ile tanışmam Temmuz 2014’te yaptığım Moskova ziyaretinde oldu. Çok yakın bir arkadaşımı ziyarete gitmiştim. Kendisi uzun yıllardır Moskova’da yaşadığı için bize gönüllü rehberlik yapmış ve bu ilginç yazarın evine kadar götürmüştü. Binanın ikinci katında bulunan daire güzel bir avluya bakıyordu. Aynı zamanda cafe olarak hizmet veren bu dairede yazarın yaşam izlerini hemen ayırt…

Kafamda Bir Tuhaflık’ta anlatılan gerçek aşk!


Orhan Pamuk’un Kafamda Bir Tuhaflık isimli romanını okurken içimden hep aynı şeyi tekrar ettim. “Bu roman, Orhan Pamuk’un en iyimser ve insana umut veren eseri olmuş.” Orhan Pamuk zor bir yazardır, aynı zamanda da karamsardır. Bütün romanlarında bu duyguyu ruhunuzun derinliklerinde hisseder, hücrelerinize kadar nüfuz ettiğini fark edersiniz. Bütün kahramanları sürekli bir karmaşa içinde boğulmak…

Sudaki İz; 30 yıl önce yapılmış itiraf!


Sudaki İz isimli romanı 30 sene önce okumuş olsaydım büyük bir ihtimalle bugün böyle bir yazı yazılmayacak olurdu. Sudaki İz, 1985 yılında yayınlanmış. Kitabı aradan 30 yıl geçtikten sonra okuyorum. Her neyi yapıyorsanız tam ve olması gereken zamanı oluyor. 1985’li yıllar benim lisede olduğum tarihe denk geliyor. 12 Eylül darbesi yapılmış, Türkiye’yi belli bir düzene…

Kadınların gizemli hafıza bahçelerine girmenin yolu…


Bir erkek için en zorunun aşktan kaynaklanan tutkuyla bağlı ve çok sevdiği bir kadına tam anlamıyla ulaşamamak olduğunu yaşayarak öğrenmiş kişilerdenim. Hiç kolay değildir bir kadınının neyi istediğini bilmek; seni veya bir başkasını nasıl ve neden sevdiğini hissedebilmek. Belki de sırf bu yüzden hep tam sınırlarda yaşadım. Bir kadının düşüncelerinin bahçelerinde gezinmek nasıl bir şeydir…

Kadın; ne kadar yakın olursan, düşüncesi senden o kadar uzaklaşır!


Yıl 1851, 30 yaşında bir yazarsın… Fransız Devrimi’nin üzerinden 62 yıl geçmiş ve eline kâğıt kalemi alıp Emma Bovary isimli bir karakter yaratarak, onun iniş çıkışlarla dolu “kadınlık” ruh hallerini anlatan, daha önce belki de hiç denenmemiş bir tarzda mor renk ağırlığı olan, feminen bir roman yazmaya karar veriyorsun. Neden? Bir eser okurken, onun estetik…