Umberto Eco’ya saygıyla…


Hayatımın yönünü değiştirmiş iki yazar oldu; biri Oğuz Atay diğeri de Umberto Eco.

Oğuz Atay ben onu keşfettiğimde çoktan aramızdan ayrılmıştı. Umberto Eco’nun kaybını ise bu sabah değerli dostum Bülent Göktaş’ın Facebook paylaşımından öğrendim.

Orhan Pamuk’un yeni Hayat isimli Romanı bilirsiniz çok meşhur bir cümleyle başlar.

“Bir kitap okudum, bütün hayatım değişti.”

Sanırım yolunu kitapla değiştiren tüm kişilerin hayatında böyle yön değişikliklerine neden olan yazar ve kitaplar vardır.

Benim için de bu kitap Foulcault Sarkacı’ydı.

Yıl 1992 idi, Beyoğlu’ndaki Cumhuriyet Kitap Kulübü’nde geziniyordum. Mühendisler Odasına proje bırakmıştım, işe dönmek için oldukça geç bir zamandı. Kulübe üye olmuştum. O yılların Beyoğlu şimdiki görüntüsünden biraz farklıydı. En azından bu kadar çok kitapçı yoktu. İnternet diye bir kavram oluşmamıştı. Amerikan filmlerinde rastlıyorduk; fakat bir gün hayatımıza gireceğini hiç tahmin bile etmiyorduk.

O büyülü kitabın beni kendine çektiğine şüphe duymuyorum.

1992 yıllarında “metaryalizm” ağırlıklı  şüpheci ve bilinemezci bir felsefem vardı. Bu nedenle bir kitabın enerjisinin beni çektiğini ancak 15 sene geçtikten sonra yazabiliyorum. Orhan Pamuk iki yıl sonra “bir kitap okudum, bütün hayatım değişti” diye başlayan bir roman yazmadan önce Foucault Sarkacı ile ilgili ben bu yorumu etrafımda kime görsem yapıyordum. Yeni Hayat isimli kitabın ilk cümlesini okuduğumda Orhan Pamuk’un Foucault Sarkacı’ndan söz edip etmeyeceğini bir süre düşündüğümü anımsıyorum.

Kitabı elime alıp arkasını çevirdiğimde beni kendine bağlayan şu arka kapak yazısı ile karşılaştım:

“.Foucault Sarkacı, kısaca, irrasyonel düşüncenin 500 yıllık tarihinin 500 küsur sayfalık bir serüveni: Pozitif bilimin yanı sıra, uzantıları günümüze dek süregelen, gizli bilimlerin, Ortaçağı da kapsayan çok uzun bir zaman dilimi içinde bilim-büyü kardeşliğinin öyküsü.” 

Satın almak için hiç düşünmedim. Sanki içimden bir ses, yıllardır beklediğin şey işte bu, diye fısıldıyordu kulağıma. (*)

1992 yılında 23 yaşına girmiş bir delikanlıydım ve bir çeşit tarih kitabı niteliğindeki bu kitabı bir solukta okudum ve kuşkusuz artık hiçbir şey aynı değildi.

Sonrasında da defalarca bu kitap okundu, üzerine notlar alındı. (**)

Bu sabah aldığım bu haber beni çok üzdü. Hasta olduğundan haberim yoktu.

Hatırasının önünde saygıyla eğiliyor ve katkılarından ötürü kendisine çok teşekkür ediyorum. Onun mirası çok değerli ve en iyi şekilde değerlendirilecektir.

 

(*)https://uzaygokerman.org/2011/06/07/foucault-sarkacini-okumak-01/

(**) https://uzaygokerman.org/2011/06/08/foucault-sarkaci-okumak-?-02/

https://uzaygokerman.org/2011/06/18/foucault-sarkaci-okumak-03-tapinak/

https://uzaygokerman.org/2011/07/03/foucault-sarkaci-okumak-04-hacli-seferleri/

https://uzaygokerman.org/2011/07/09/foucault-sarkaci-okumak-05-sovalyelik-tarikatinin-kurulusu-2/

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s