Son defa, Hıncal Uluç üzerine…


Hıncal Uluç’a ilk mektubumu 80’li yılların ortalarında, liseye giderken yazmış olmalıyım. Onun sıkı bir takipçisiydim ve son 7-8 yılı bir kenara bırakırsak bu durum çok uzun yıllar devam etti. Bu nedenle 1980 ile 2015 arasındaki 35 yıla yayılan dönemdeki hemen tüm yazılarını okumuş, yaptığı programları takip etmiş biri olarak kendisini çok iyi tanıdığımı ve bu …

Fenerbahçe hem yorgun hem dağınıktı


Bu girişi sık sık yenilemekte yarar var; Fenerbahçe 20 Temmuz’da açtığı sezonda dün 25. karşılaşmasına çıktı. 20 Temmuz’dan bu tarafa doğru 16 hafta geçti. Yani çok açık olarak görülüyor ki sezonu haftada 2 maç oynayarak götürüyordu. Yorgunluklar bir yana, kritik mevkilerdeki sakatlıklar ve bir süredir devreye giren cezalı oyuncularla takımın genel mücadele gücünde de ister …

Fenerbahçe ikonik bir sezon yaşıyor


Fenerbahçe ikonik bir sezon yaşıyor diye bir cümle kurarsak sanırım çok doğru ve anlamlı bir tespitte bulunmuş oluruz. Dakika 47. Batshuayi tartışmalı bir karar ile oyundan atılıyor. Fenerbahçe 10 kişi kalıyor sahada... Eee ne olmuş? Dünyanın sonu mu? Burada bir es verelim; sezonun ikinci haftasına Alanya’ya gidelim. Beşiktaş 31. Dakika 3-0’a getirdiği karşılaşmanın 37. Dakikasında …

Fenerbahçe’yi izleme merakı ve heyecanı


Fenerbahçe Kadın Voleybol takımı 29 Ekim’de oynanan final maçında geçen sezonun her kulvarda şampiyon olmuş Vakıfbank’ı yenerek Şampiyonlar Kupasını kazandı. Fenerbahçe Erkek Basketbol takımı Euroleague’de son iki sezonun şampiyonu Anadolu Efes’i sahasında yenerek 5’te 5 yaptı ve ligi puan sıralamasında lider götürüyor. Fenerbahçe futbol takımı da hem Süper Lig’de hem de Avrupa Liginde lider durumda. …

Aksiyonu bol bir macera yaşatıyor Fenerbahçe!


Duygular bu kadar gel gitler içinde dalgalanırken taraftar; karşılaşma içinde zaman zaman içini kemiren çok zor anlar yaşasa da sonu hep kucaklaşmayla, coşkuyla gelen gollerle olan biten tüm sıkıntıları unutup, ileriye hep umutla, kıvançla, mutlulukla ve daha önemlisi daha özgüvenle bakıyor. Hiç kuşku yok ki 30 dakikada skor 3-0 olunca herkes kendine “ne oluyor şimdi?” …

VAR’sız, penaltısız, mükemmel bir golle…


Bambaşka bir Fenerbahçe izliyoruz bu sezon. Bunu sadece sahada top koşturan 11 futbolcunun oluşturduğu bir ekip olarak değerlendirmek, onun etrafındaki diğer bileşenlere sanırım büyük haksızlık olur. Öncelikle, Jesus’un da önemine işaret ettiği taraftardan başlamak gerekiyor. Fenerbahçe taraftarı son 11 yıldır yaşadığı büyük travmalar ve futbol takımının başarısız sonuçlarıyla fazlasıyla dağınık bir görünüm gösteriyordu. Öncelikle tribünlerde …

Teknik Direktör Takımı Olmak!


Takım oyunlarında birbirine uyumlu bir ekip olmak ne kadar önemliyse, teknik direktörünün dediklerini harfiyen yerine getiren “teknik direktör takımı” haline gelmek ondan hem daha önemli hem de değerlidir. Hele Türkiye gibi futbolu herkesin “çok iyi bildiği” her kafadan bir sesin çıktığı ve müdahale ettiği, çomaksoktuğu, bazen ihanette bulunduğu, içten dinamitlediği ortamda, tekrar ediyorum ve üzerine …

Bir hamle gerekiyordu. Ve…


Grup maçlarının tamamlanmasına 2 karşılama kala bir üst tura çıkmayı garantileyen ve bu kulvarda 3 galibiyet bir beraberlik ile Fenerbahçe’nin Avrupa’da yoluna devam etmesinin çok önemli bir başarı olduğunu öncelikle belirtmemiz gerekiyor. Bu sezon sadece bir yenilgi, onu da uzatmaya giden bir karşılaşmanın son dakikasında aldığını da eklemek sanırım doğru bir hatırlatma olacaktır. Malum, son …

İsmael ve Jesus’un tercihleri


Derbinin kağıt üzerindeki avantajlı tarafı kuşkusuz evsahibi Beşiktaş’tı. Valerien İsmael ile ligi geçen sene istediği bir yerde tamamlayamamış olsa da hem bir alışma devresi geçirdi hem de Süper Ligi gördü, tecrübe kazandı. Takımın eksiklerine göre yeni dönem transferlerini şekillendirdi. Hem Yönetim ile hem takım ile hem de taraftar ile iletişim kurdu. Aynı şeyi Jesus için …

Fenerbahçe ve Jesus Olayı!


Avrupa’nın önemli 5 Ligi; İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya ve Fransa’da genel olarak baktığımızda teknik adamların belirli bir kadro dizilişine sadık kaldıkları daha az rotasyon yaptıkları ve oyun planlarını belirli sayıdaki oyuncu ile sahaya yansıtmaya çalıştıklarını görürüz. Rostasyon risklidir; her ne kadar Avrupa’nın belli başlı takımlarını “teknik direktör takımı” olarak tarif etmek mümkün olsa da bunlar …