Hadi Fenerbahçe Kupa’yı al da gel o zaman!


Sportif rekabette psikolojik üstünlük dediğimiz şey bir çok unsurun önüne geçen etkendir. Buna ait çeşitli örnekler gösterilebilir; uzatmayalım. Fenerbahçe, Panathinaikos’tan çok daha iyi olduğunu rakibine kabul ettirdiği geçen hafta Atina’da oynanan karşılaşmalar sonrasında play-off serisi aslında ilk iki maçta sona ermişti.

Ancak üçüncü maçın da oynanması; bu üstünlüğün pekiştirilmesi gerekiyordu.

Ve Fenerbahçe bunu dün gece bir kere daha tüm Avrupa’ya gösterdi.

Sekiz takımın kıyasıya savaştığı play-off mücadelelerinde bir takımın diğerine karşı böylesine net üstünlüğünü göremedik.

CSKA-Baskonia eşleşmesi 3-0 ile sonuçlanmış olsa bile bu kadar net bir üstünlükten söz etmek mümkün değildir.

İlk iki maçın yıldızı ve adamı olan Bogdanovic’in tutuk oynadığı, 11’e karşı 19 top kaybının yapıldığı bu son randevunun üçüncü çeyreğinin sonunda fark zaten 10 sayı olmuştu; son periyotta 20 sayıyı gördük.

Nikola Kalinic bu sene biraz daha büyüdü sanki; ilk beşte çıktığı maçta uzun süre sahada kalmamasına karşın bulunduğu bölümde çok kritik sayılar atarak farkın açılmasını sağladı.

Udoh pota altında Panathinaikos’lu uzunlara korkulu anlar yaşattı. Fenerbahçe rakine karşı 38’e karşı 28 ribaund üstünlüğü kurdu. Udoh’un maç sonunda taraftara taker taker teşekkür sunması sporculuğunun yanı sıra insani tarafını da bize gösterdi; komple adamın karşıklarından biridir Udoh.

Bana göre Panathinaikos’un en etkili oyuncularından biri olan Mike James Veseley’in ilk çeyrekte yaptığı unutulmaz bloğundan sonra ortadan kayboldu. Bu oyuncunun 8 sayıda kalması, çoğu ikinci yarı denediği üçlük atışlarda 0/8’de kalması Yunan temsilcinin hali pürmelaliydi sanki.

​Pascual bu maçta hiçbir şey yapamadı.

Önceki maçlara oranla hakem üçlüsü daha kolay faul düdükleri çalınca Fenerbahçe’nin kullandığı serbest atış oranı da yükseldi; 20/27. Bu oran ilk maçta 2/4, ikinci maçta 5/7 gibi çok düşük bir seviyede kalmıştı.

Play-off mücadelesinin üçüncü randevusunda fişi çeken oyuncu kuşkusuz peş peşe attığı uzun mesafeli üçlük atışlarla Dixon oldu.

Evet…

Fenerbahçe üst üste üçüncü sene Euroleague’e Final Four bileti almış oldu.

Biz ülke olarak her şeyi kazanma üzerine kurduğumuz için bunun anlamını ölçemiyoruz; Final Four bir çeşit festivaldir. Buraya gelen dört takımın tamamı aslında zor olanı gerçekleştirmiştir.

Üst üste aynı yerde olmak; üstelik geçen seneki travmadan sonra bu başarıyı tekrar edebilmek sportif anlamda istikrarın göstergesidir.

Kuşkusuz artık finali oynayıp kazanmanın da zamanı geldi.

İlk sene Real Madrid’in sahasında ve onların lobi faaliyetleriyle hakem faciası sonucu finali oynayamamıştık.

İkinci sene önce play off’ta Real Madrid ile olan hesap kapatıldı. Ancak bu sefer CSKA’nın masa başı etkisi göze çarptı. Final maçında saha kenarından oyuncumuza CSKA yöneticisinin elle sataşmasını unutmuş değiliz.

Buralarda tecrübesizdik.

Son topun havuzda CSKA’lı oyuncunun önüne düşmesi ise bir şanstı.

Şimdi Kupa sadece bir köprü mesafesi uzağında duruyor Kadıköy’ün. O Kupa’nın Ataköy’de kazanılıp, 25 kilometrelik bir konvoy ile Kadıköy’e getirilmesi 12 oyuncumuzun son iki maçta ortaya koyacakları mücadeleye bağlı.

Oyuncularımız bunu ne kadar çok istediklerini bize gösterdiler.

En iyi mücadele bizde…

En iyi oyuncular bizde…

En iyi takım oyunu bizde…

En iyi koç bizde…

En iyi, sarının en çok yakıştığı, basketbolu bilen coşkulu taraftar grubu bizde…

Hadi Fenerbahçe Kupa’yı al da gel o zaman!

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s