Rekabetin değil; kısır döngünün hikayesi bitti!


Süper Lig’de perde kapandı.

Heyecan, rekabet, her şeyden önce kalite var mıydı ya da soruyu şöyle soralım; geride kalmış 3 sezondan farklı bir senaryo izleyebildik mi?

Herkes kendine göre bu soruların cevabını düşünerek verecektir.

Ancak Süper Lig’in tanımını artık şöyle yapabiliriz sanırım;

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin arasında gerginliklerle ve karşılıklı atışmalarla geçen ve Fenerbahçe’nin sürekli içsel ve dışsal etkilerle Şubat veya en geç Mart ayında yarışta koparak şampiyonluğu Galatasaray’a verdiği kısır bir oyun!

Lig’den üç takım düştü; Antalyaspor, Kayserispor ve Karagümrük.

Fenerbahçe’nin bu üç takıma karşı 5 puan kaybetti!

Son hafta kazanarak Lig’e tutunmayı başaran Kasımpaşa’ya 4 puan bıraktı Fenerbahçe!

Eyüpspor’la da dün 3-3 berabere kalarak 2 puanı daha küme düşmeye aday takımlardan bir başkasına hediye etmiş oldu.

11 puan!

Önceki sezonlarda da benzer puan kayıpları oldu.

Şimdi bu fotoğrafa bakarak Süper Ligin kaliteli olduğunu söyleyebilir miyiz?

Hadi onu geçiyorum; şampiyonluk mücadelesi veren bir takımın küme düşen Karagümrük karşısında aldığı yenilgi nedeniyle “heyecan dolu maçların oynandığı bir Lig” yorumunu yapabilir miyiz?

Avrupa’da olan bitenlerle hiç ilgilenmeyen ve sadece Süper Lig’de maç izleyen bir futbolsever belki bu değerlendiremeyi yapabilir ama aynı zamanda üst düzey maçları takip eden ve ülkemizdekilerle standart bir korelasyon kurmaya çalışan bir kişi için sonuçlardan memnuniyet duymak pek mümkün olmasa gerekir.

Hele sezon boyunca mağdur olanın sürekli ortamı şaibe sis bombalarıyla görünmez hale getirdiği hesaba katılırsa…

Bayrağı Hıncal Uluç’tan devralan yeni yetmelerin sezonun ilk yarısının her haftasını “bu sezon Fenerbahçeyi şampiyon yapacaklar” şeklinde geçirdikleri bir medyayı bu hesabın içine katmak doğrusu olacaktır.

Ama şimdi yine bu tüm süreç unutulacak, kazanan geçtiğimiz sezonlarda defalarca kere olduğu gibi yine bileğinin hakkıyla bu yarıştan zaferle çıkmış, mağrur bir şekilde kaybedene göndermeler yapmaktan kendini alamayacaktır!

Ne güzel İstanbul değil mi?

Buram buram kalite, hop oturup hop kaldıran bir heyecan ve dozu hiç azalmayan bir rekabet diye işte biz buna diyoruz!

Evet, perde kapandı; yenisi başlayana kadar her sezon öncesinde olduğu gibi şimdi herkesin merak ettiği soru şu;

Fenerbahçe’nin yeni başkanı kim olacak?

Yeni seçilen başkan hangi teknik direktörü seçecek?

Ve Sabiha Gökçen’e hangi ülkeden kalkan uçaklar inecek?

Stadyumda imza töreni yapılacak kadar gösterişli bir transfer yapılacak mı?

Kimler mangalda kül bırakmayan açıklamalarla taraftarı heyecanlandıracak, umutlandıracak ve yeni sezon için forma satışlarını hareketlendirecek?

Sezon açılışına bir türlü yetişemeyen transferlerin kaçı Fenerbahçe play off’tan elendikten sonra gerçekleşecek?

Ya Dünya Kupası?

İşte esas gerçek de heyecan da orası olacaktır!

Gerisi hiç değişmeyen senaryolar!

Sıkılmadınız mı?

Yorum bırakın