Son yıllarda böylesi maçların hiçbirini kazanamadı Fenerbahçe.
Mesela Beşiktaş’ın şampiyon olduğu sezon; Sivasspor’u evinde yense belki de sadece Fenerbahçe’nin değil, Ali Koç’un bile hikayesi değişirdi.
Düşünün 90+7. Dakikada maç fazlasıyla Galatasaray’ın 1 puan önünde liderliğe çıkan Fenerbahçe; saniyeler içinde tekrar eski yerine, Süper Ligi en fazla tamamladığı 2.lik makamına döndü.
6 sene önce bir kitap yazmıştım. Bir kitap yazacak kadar olay yaşamıştı çünkü. Kitap çıktığında “bir daha Fenerbahçe ile ilgili bir kitap yazmak istemiyorum” demiştim.
Sebebi buydu işte.
Hani Mehmet Akif “Allah, bir daha bu Millet’e İstiklal Marşı yazdırmasın” demiş ya bendeki o hesaptı.
Ama 6 senede yine bir şeyler birikti.
Her sezon üzerine başkaları ekleniyor.
Bir tarafta Yönetme beceriksizliği diğer tarafta parası ile rezil olma hali.
Günün sonunda hesap Ederson’a kaldı; bugün en çok o konuşulacak ama meseleyi sahadakiler üzerinden anlamaya çalışırsak veya hesabı onların üzerinden görmeye kalkarsak yine hata yaparız.
Temel sorun sahada olanlar değil; bir bakıma sahadakilere Fenerbahçe’yi mecbur bırakma!
“Neden Fenerbahçe’nin şöyle alternatifli stoperleri yok?”
Veya,
“Niçin tek santraforla oynuyor?” Ya da “eğer tek santrafor olacaksa da o Sidiki mi olmalı?”
0,74’e karşı 2,43 gol beklentisi ile oynayan bir takımın daha fazla gol atması en azından yememesi gerekmez miydi?
Sezon başından beri zaten hep bu ikilem içine sıkıştı kaldı koca Camia!
Fenerbahçe böyle goller yer mi arkadaş?
Ya da,
Bunu atamıyorsan neyi gol yapacaksın?
Beşiktaş maçında da benzer cümleleri kuruyorsun, Kasımpaşa karşısında da…
Her karşılaşma aynı sorunlara bağlanıyor.
Bu bir teknik adam meselesi değildir; sabaha kadar kadro tercihini veya oyuncu değişikliklerini tartışalım. Sorun bu kadronun içindeki futbolcuların hangisinin oynatıldığı mı yoksa bazılarının zaten hiç bu formayı giymemesi gerektiği mi?
Nene, Sidiki, Brown, Çağlar ile bu seviyelerde mücadele mümkün değil!
Sezona damga vuran Skriniar, Alvarez, Asensio, Oosterwolde, Semedo sakatlıklarının böylesine kritik dönemlere denk gelmesi ise başlı başına bir tartışma konusu.
Tedesco’ya sadece şu soruları sormak istiyorum; Fenerbahçe maç boyunca kazanmak adına sadece 75. Dakika ile 86. Dakikalar arasında 10-15 dakika top oynadı.
Bunun sebebi taktiksel mi? Neden maçın genelinde benzer bir oyun sergilenemedi?
Hücumda neden Beşiktaş ve Kayserispor karşılaşmalarında performansa çıkılamadı?
Sezonun belki de en kritik karşılaşmasını oynadı Fenerbahçe.
Çıkmamış candan elbette umut kesilmez ama Galatasaray’ın geçen haftaki puan kaybından sonra farkı bir daha açmamak gerekiyordu. Şimdi yine şampiyonluk için 2 maçlık mesafe var.
Biri Galatasaray’la da diğeri kalan 3 maçtan hangisi?
Galatasaray’ın kaybetmesi mi? Onun puan kaybına karşın Fenerbahçe bu 3 maçı kazanabilecek mi?

