Doğru “Proje Yönetim Modeli” arayışı


İnşaat ülkemizin temel gerçeklerinden ve ekonomimizin de motor araçlarının en önemlerinden biridir.

Osmanlı sonrasında yeni Cumhuriyet neredeyse ekonomik anlamda hiçbir şeye sahip değildi. Bu nedenle kısa sürede bir şeylerin ortaya çıkarılarak üretime katılması gerekiyordu.

Buna birinci dönem adını verebiliriz. Ülke kendine asgari düzeyde yetecek, yaşamasını sağlayacak şeyi sağlamaya çalışıyordu.

İkinci dönemse ticari hayatın yaratılmasına yönelikti. DP ile başlayan liberal ekonomi sermaye yaratılması sürecini amaçlamaktaydı.

Modern devletlerle kıyaslandığında neredeyse 200 yıllık bir geri kalmışlık söz konusuydu ve aranın kapatılması için bütün kaynaklar seferber edilmeliydi.

Hiçbir plana ve programa bağlı olmayan tamamen faydaya yönelik bu sürecin bütün çarpıklığı İstanbul’da gözler önündedir.

İçinden geçtiğimiz milenyum süreciyse biraz daha aklın ön planda olduğu, planlamanın yapılabildiği, modern araçların kullanılmaya çalışıldığı bir dönemdir.

Yeniden yapılanma da diyebileceğimiz bu sürecin merkezinde yine inşaat var ve artık inşaat denilince akla çok büyük projeler geliyor. Devasa ölçekteki bu projelerin tasarım, yönetim, yapım süreçleriyse başlı başına profesyonellikler içeriyor.

Tasarım kısmını daha sonra konuşmak üzere yönetim ve yapım süreçleri üzerinde biraz kafa yoralım.

İnşaat yönetimi denilince klasik anlamda ilk akla gelen şey birim fiyatlar üzerinden ortaya çıkan bütçenin en kısa zamanda ihale edilerek en ucuza yaptırılması anlaşılıyor.

Ülkemizde bu mekanizmayı yıllarca Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlı müdürlükler yürüttüler.

Fakat süreç bizi öyle bir noktaya getirdi ki birim fiyatlarda yapılan tarifler iş için yeterli olmamaya başladı.

Çünkü işin, projenin niteliği çok karmaşıklaştı. Eskiden bir ya da iki bilinmeyenli denklemlerle uğraşırken artık dokuz, on bilinmeyenli matrisleri her an çözmek zorunda kalıyoruz.

Bir tarafta tasarım süreci ilerlerken diğer tarafta malzeme, ekipman ve teknolojinin olanaklarını göz önünde bulundurmak, bunu da yatırımcının ayırdığı bütçenin içinde kalarak devam ettirmek zorundasınız.

Ayrıca her proje belli bir ihtiyaçtan doğduğu için talebi doğru zamanda karşılıyor olmanız çok önemlidir.

Burada zaman yönetimi denilen şey ortaya çıkmaktadır.

“Yönetmek” kavram olarak içinde insan faktörünü zorunlu kılmaktadır.

Bir proje elbette insanlar tarafından yapılmaktadır; doğaldır ki yönetilmektedir.

Doğru kişileri bir araya getirmek, onların motivasyonunu sağlamak, proje içinde sevk ve idare edebilmek de yönetimin sorunlarından biridir.

İnsanları yönetmek mi yoksa yetkin insanların projeye vereceği katkıdan yararlanmak mı?

Bir proje insanların yeteneklerini ortaya çıkaracak şekilde yönetilirse kuşkusuz mükemmel bir duruma doğru hareket etmektedir.

Burada nereye ulaşıyoruz?

Mesele ucuz malzeme ve iş gücüyle çalışıp iş yapmak değil; doğru tasarım, malzeme ve ekipman ile bunu anlayacak, taşıyabilecek, yönetecek ve kontrol edecek anlayış ve iradeyle optimum bir maliyetin içinde kalarak yine doğru seçilmiş bir iş gücüne yaptırabilmektir.

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

Doğru “Proje Yönetim Modeli” arayışı” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s