Dört gün içinde iki üst düzey mücadele sergiledi Fenerbahçe ve sadece 1 puan alabildi.
Aston Villa, Premier Lig’in en iyi kapanan takımı olarak bu sezon kendi klasmanındaki neredeyse tüm üst düzey takımlara karşı üstünlük sağladı.
Fenerbahçe, rakibi karşısında özellikle ikinci yarı etkili olurken bu maçtan puan alabileceği pozisyonlar da geliştirdi ama olmadı; bir bakıma nefesi yetmedi öte yandan etkili bir son vuruş becerisi olan forvet, santrafor eksikliği yaşadı.
Dün akşam Fenerbahçe’nin rakibi Göztepe’ydi ve İzmir ekibinin Kadıköy’e kapanma amacıyla geldiğini karşılaşmanın hemen başında gördük.
Bu futbolun Türkiye’de bir karşılığı olduğu da muhakkak.
Göztepe sonuç olarak çok iyi kapandı ve kaptığı toplarla da ilk yarı etkili oldu. Neredeyse bu bölümü önde kapatıyordu.
Böyle bir takıma karşı Fenerbahçe elinden gelen her şeyi yaptı. Hatta belki de bu maç özelinde söylemek gerekirse golü bulduğu zamanlama da çok iyiydi.
Golde Musaba’nın maç boyunca yaptığı bindirmelerin, adam eksilterek rakip kale çizgisine kadar inmenin etkisi büyüktü.
Musaba ile birlikte Fenerbahçe uzun zamandır denemediği kanat organizasyonlarını gerçekleştiriyor.
Tedesco 81. Dakikada Musaba’nın çıkarıp yerine Kerem’i alarak belki de bu karşılaşmadaki en kritik ve hatalı kararını verdi.
Karşılaşmanın sonunda gördük ki Kerem’in oyuna girmesiyle birlikte maçın bundan sonraki bölümü tam da Göztepe’nin istediği şekle dönmüş oldu.
Kerem bu tip maçları çözecek oyuncu hiç olamadı.
Geçen hafta Alanyaspor karşısında ikinci yarı fazlasıyla radikal bir değişiklikle 3’lü savunma dizilişine dönmüştü Tedesco; Kerem’i oyuna almak bir tercih olarak mutlaka kullanılacaksa Musaba’yı bu sefer sağ kanata çekmek iyi bir fikir olabilirdi.
Diğer tarafta girişte de konuştuğumuz gibi Aston Villa karşısında etkili forvet veya santrafor ne kadar önemli bir eksiklik olarak göze çarptıysa Göztepe maçında çok daha temel ihtiyaç şeklinde ön plana çıktı.
Ne Talisca ne Jhon Duran bu mevkinin hakkını verebiliyorlar; boşluğu doldurabiliyorlar.
Fenerbahçe Yönetimi muhtemelen burası için bir alternatif düşünüyor ve bunu gerçekleştirmek için de En Nesyri’nin transferini bekliyor. Faslı oyuncunun nerdeyse tüm görüşmelerde arıza çıkarması da başlı başına elleri kolları bağlıyor.
Dün akşam Fenerbahçe’nin kadrosunda yaratıcı özelliklere sahip, en azından En Nesyri’den daha motive ve yıpranmamış bir golcü olsaydı Galatasaray ile puan farkı tekrardan 3’e çıkmazdı.
Göztepe karşısında Fenerbahçe’nin topla oynama oranı %82’ye 18’di.
94’e karşı 627 isabetli pas yaptı.
Kazanılan ikili mücadeledeki durum 71’e 49’du.
Göztepe tek bir istatistikte Fenerbahçe’yi geride bırakıyordu; yaptığı faullerde…
8’e karşı 22 faul!
Son bir veri paylaşalım; topun oyunda kaldığı süre 61,28 (toplam oynanan süre: 100,06) dakika ile sezon ortalamasının oldukça üzerine çıktı.
İsmail’in sakatlanması bir şanssızlık olarak göze çarptı.
Tedesco muhtemelen yine Avrupa ligi maçını düşünerek ve Skriniar’ın da cezalı olacağını hesap ederek Mert Müldür’ü ilk yarı dinlendirmek istedi.
Ancak benim fikrim; Fenerbahçe’nin önceliği Süper Lig olmalı.
Yine hızlı gelişen bir atak sonrasında kalesine gelen ilk top golle sonuçlandı.
Sezonun en kritik karşılaşmalarından biriydi bu ve kaybedilen 2 puanın telafisi gerçekten çok zor olabilir.
İyi futbolun karşılığını alamamak da başlı başına bir hayal kırıklığı yaratıyor takım için.

