48 Orta, 0 Çözüm!


Diyelim teknik direktörünüz sadece cezalı değil; hiç yok ve sahaya takımın başında kimse olmadan çıkıyorsunuz.

Rakibiniz Süper Lig’in sonuncusu ya da küme düşme adaylarından biri.

Herhangi bir taktik kurguya da sahip değilsiniz!

Rakibinize de 1 gol avans verdiniz!

Şampiyonluk mücadelesi veren herhangi bir üst düzey takım bu maçı kaybeder mi?

Bu soruyu bana yöneltseler; Fenerbahçe dışında hiçbir takım için bırakın yenilgiyi, puan kaybı bile söz konusu olamaz, cevabını veririm.

Çok iddialı olmayalım; en azından dün akşam Fenerbahçe’nin oynadığı gibi bir takım göremezsiniz, derim!

Evet, sezon başından bu yana yenilgisiz Lig’e devam eden Fenerbahçe, Lig sonuncusu Karagümrük’e 1 değil, 2 golle yenildi.

İnanılmaz gerçekten.

İkinci yarı başında 4 değişiklik yaptı, cezalı Tedesco.

Bu ne demek?

“Ben ilk yarı öyle bir hatalı kadro çıkardım ki bunu ancak 4 oyuncu değişikliği ile düzeltebilirim.”

Bir çare oldu mu?

İkinci yarının ilkinden bir farkı var mıydı?

Hayır!

Karagümrük 2 korner kullandı; bunların her ikisinden de gol çıkardı.

Fenerbahçe 14 korner artışı fırsatı buldu ve bunlardan birinde bile kaleye isabetli şut çekecek pozisyon kuramadı.

48 orta yaptı!

İnanılır gibi değil.

48 ortadan sadece 3 tanesi ceza sahası içinde Fenerbahçeli bir oyuncu ile buluştu veya dokundu!

16 şut çekti Fenerbahçe!

Sadece 3 isabet var. Tehlikeli mi? Hatırlamıyorum ama istatistik kâğıdına 3 kurtarış olarak geçmiş.

“Vaaaay; neredeyse maçı çeviriyordu” diyebiliyor muyuz?

Hayır!

Bu sezon benzer tespitler yaptığımız bu kaçıncı karşılaşma.

Neden böyle oldu?

Birkaç hafta önce hedef göstermemek için isim yazamıyordum; ama artık yeri ve zamanıdır.

Girişteki yere geri dönüyoruz!

Bu kadroda liderlik yapacak, bir maçı çevirecek yeterlilikte veya yetkinlikte bir oyuncu bile yok!

“Geçti o dönemler; futbol bir takım oyunudur, bireysel performanslar yanıltıcıdır!”

Çok güzel; zaten son 15 yıl hep bunu savunan tarafta oldum.

Soru şu; takım oyunu nasıl oynanır ve takım oyunu nasıl oyuncularla kurgulanır?

Nene, Sherif, Musaba, Oosterwolde, Yiğit Efe, Brown zaten bireysel performansa dayalı oyun oynamak mümkün değil; takım oyunu oynanır mı?

Olmadığını gördük.

Peki bu oyuncuları kim transfer etti?

Cevap ortada…

Yıllardır neredeyse her sezon aynı dönemlerde benzer yazılar yazmak zorunda kalıyoruz.

Tespitlerimiz hiç değişmiyor.

  • Ne kolaydı dışarıdan bakıldığında Fenerbahçe’yi yönetmek değil mi?

Veya, “ahkam kesmek, eleştirmek” şeklinde de bir ekleme yapabiliriz.

Peki ne oldu?

Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor maçlarını kaybetmeyi herkes bir yere kadar anlayabilir; çünkü zaten Lig kurulduğundan bu yana rakiplerin bunlardan biri oluyor.

Ancak; Kasımpaşa, Antalyaspor, Karagümrük de nedir?

Ne biliyor musunuz? 9 puan anlamına geliyor bu takımlar.

Sırasıyla Lig’in 14, 16 ve 18. Sırasındaki takımlar bunlar.

Fenerbahçe zaten geçmiş yılların önemli bölümünde küme düşen takımlardan en az birine verdiği puanlar nedeniyle şampiyonlukları da kaybetti.

Dışsal sorunların hiç mi etkisi yok?

Hep aynı şeyi yazıyorum; kısa ve orta vadede dışsal sorunları değiştirme şansın bulunmuyor. Uzun süre de en az 25 yıllık bir zamana karşılık geliyor.

En az bir jenerasyon değişmeli.

Bu sürede daha güçlü, dirençli, mücadeleci olmak dışında şansın yok!

Daha fazla konuşmanın anlamı yok. Ancak bu sezon sonunda çok daha sert bir Yönetimler eleştirisi yapmak gerekecektir.

Yorum bırakın