Ne istediğini ve nasıl alacağını biliyor!


Maçta topun oyunda kaldığı süre 48.11’di.

Fenerbahçe’nin bu sezon oynadığı karşılaşmalar içinde en az zaman bu olabilir muhtemelen. Çünkü genel olarak Fenerbahçe rakip gözetmeksizin her maç 50 dakikanın üzerinde karşılaşmalar oynuyor.

Diğer tarafta isabetli pas sayısı da 242’de kaldı. Oysa sezon ortalaması 410 pas Fenerbahçe’nin.

Maçta toplam 30 faul oldu. Bunun karşılığı da 9 sarı kart çıktı.

10 yılı aşkın süreden bu yana oyunu istatistiklerle de takip etmeye ve karşılaştırma gayret ediyorum.

Takımları söylemeksizin şu verilerden yola çıkarak bunun hangi takımlar arasında oynandığını bir yarışmada soru olarak yöneltseler; ilk söyleyeceğim karşılaşma Trabzonspor-Fenerbahçe olur.

Fenerbahçe-Trabzonspor değil!

Çünkü Kadıköy’deki maçlar Trabzon’daki kadar kalitesiz ve gerilim seviyesi yüksek oynanmıyor.

Sosyal medyada maç öncesinde bir takım meşhur Trabzonsporluların yazdıklarını okuyorsunuz.

Sportif olmaktan uzak bir dolu gerilim yükselten ifadeler!

Taraftarı maçı bu şekilde yaşıyorsa; sporcusu, futbolcusu karşılaşmaya nasıl hazırlanıyor, hesap edin.

Fatih Tekke maç sonunda flaş röportajda gözlerini boşluğa dikerek birbiri ile tutarlı olmayan açıklamalarda bulunuyor.

Sanki attıkları goller hazırlanış bakımından kusursuzmuş, tüm sezon bu gollere çalışıyorlarmış gibi Fenerbahçe’nin attıklarını küçümsüyor, tesadüf iması yapıyor, çoğunlukla da kendilerinin hatalarına bağlıyor.

“Beraberliğe bile üzülecekken, kaybettik” diyor!

Maçın başından sonuna kadar sahadaki tüm Trabzonsporlu oyuncuların yaşadığı gerilim hal, tavır ve oyunlarından anlaşılıyor.

Tribünler tıka basa dolu; haftaya Galatasaray ile oynasalar muhtemelen yer yer boşluklar görürüz.

Taraftar için de sezonda önem verilen tek maç bu; etrafımdaki birçok Trabzonsporlu İstanbul’dan kalkıp stadyuma gitti.

Ve uzun yıllardan bu yana birçok büyük maçtan boyunları bükük ayrılıyorlar.

Bu ne futbol sevgisi ne de sportif bir yaklaşım içeriyor özünde.

Trabzon 1970’li yıllardaki halinden artık çok uzağa düşmüş durumda.

Fenerbahçe ile yaşadığı şeyse kelimenin tam anlamıyla tuzağa düşmek zaten! Bunun sebebi de Fenerbahçe asla değil.

Çünkü öyle olsaydı benzer durumlar ve sonuçlar Fenerbahçe için de bire bir olmasa da benzer şekillerde yaşanırdı.

Oysa Fenerbahçe neredeyse hiç takmıyor.

Ama etkileniyor. Daha geçen sene maç sonunda saha içinde yaşadıkları ortadayken elbette hayatın normal akışında ilerlemesi beklenemez.

Yine de bu kadronun geçen sezondan oldukça farklı, bambaşka futbolculardan kurulu olduğunu da değerlendirme kriterlerine dahil etmemiz gerekiyor.

Fenerbahçe’nin oyun ve istatistiksel bakımdan kendi ortalamalarının çok çok altında kalmasına; karşılaşmanın hemen başında yedikleri golle maça 1-0 yenik başlamış olmasına rağmen kadrodaki deneyimli ve kaliteli oyuncuları sayesinde 3 puanı alabilecek fırsatları yaratmayı bildiler, becerdiler.

Ve bu 3 puan sezonun en kritik eşiklerinden de biriydi.

Malum, Fenerbahçe’nin fikstürü üst üste oldukça dezavantaj maç serileri ile başlamıştı ve burada kaybedilecek puanların telafisi olmayabilirdi.

Çünkü Galatasaray çok zor puan kaybediyor ve önemli bir fikstür avantajı da var.

Fenerbahçe ile sahasında oynayacak.

Bu durum bile Fenerbahçeli oyuncular üzerinde ekstra bir gerilim yaratıyor olabilir.

Buna karşın Fenerbahçeli oyuncuların ne yaptıklarını bilen hal ve tavırları ile oyunları Trabzonspor’a aradığı fırsatı veya şansı vermedi.

Oysa hem 1-0 öne geçmek sonrasında 2-1 geriye düşse bile beraberliği yakalamak önemli bir şanstı.

Trabzonspor kullanamadı.

Fenerbahçe’nin artık çok donanımlı ve güçlü bir orta saha kurgusu var.

Guendouzi ile hem geriden oyun kuruyor hem de neredeyse tüm toplara ilk müdahaleleri yapıyor. Trabzonspor’a karşı çok takımın direnç noktası gibiydi.

Oyunu uzun ve isabetli paslarla kanatlara açması da Fenerbahçe’ye hücum opsiyonları yaratıyor.

İsmail… Guendouzi’nin 6 numarayı devralmasından sonra orta alanda hücuma dönük oynamaya başladı. O da iyi iş çıkarıyor.

Asensio için haftalardır yazıyoruz, defterler sayfalar tükeniyor, oyuncunun katkısı her geçen gün büyüyerek artıyor.

Trabzonspor’a karşı neredeyse tüm hücum ve gol aksiyonlarının başında, ortasında ve sonunda o vardı!

Maçı 1 gol 1 asistle tamamladı.

Mert Müldür yepyeni bir Ferdi Kadıoğlu olma yoluna girdi. Kadroda sakatlıktan önce sürekli oynayan Levent olmasına rağmen Tedesco ondan formayı alamıyor.

Kerem, son birkaç maçtan bu yana skor katkısı ve sarkık forvet rolü ile dikkat çekmeye başladı.

Bu maçta Fenerbahçe adına aksayan taraf yine savunması oldu.

Oosterwolde’nin her iki golde de hatası vardı.

Evet… Fenerbahçe kazanarak çok zor bir virajı sağ salim aldı. Üstelik çok da strese girmeden, ne istediğini ve nasıl alacağını bilen olgun bir takım haliyle.

 

Yorum bırakın