Görmezden gelinen sorunların bedeli birikiyor!


Geçen hafta puanları eşitleyeceği liderlik yarışında Fenerbahçe’nin Galatasaray’ın 4 puan gerisine düşmesi öncelikle Yönetimin, devamında da teknik direktörün neden olduğu bir dizi zincirleme hataların sonucudur.

Kuşkusuz her iki taraf da “bu takımı sezon başında ben kurmadım, kucağımda buldum” mazeretine sarılabilir ama işin ucu o kadar da kolay değil.

Çünkü burası Fenerbahçe!

Yönetemeyeceğin güce talip olmayacaksın o zaman!

Fenerbahçe’yi kuşatan çevresel faktörlere, zorluklara en azından bu yazının içinde hiç girmeyeceğim; çünkü bu gerçeklik zaten olduğu gibi tüm mevcudiyetiyle ve azametiyle duruyor.

Bunu tanımış, öğrenmiş ve tüm hazırlıklarını ona göre yapmış olmak gerekiyor.

İster şimdiki Başkan ol ister bir önceki!

Sezon başında Fenerbahçe’nin eksikleri çok açık bir şekilde biliniyordu.

En Nesyri ile olmayacağı ya da sezonun sonunun getirilemeyeceği de…

Elinde Dzeko gibi bir örnek vardı; dahası rakibinin kadrosunda ilham alman için iki önemli santrafor bulunuyordu.

Ali Koç ne yaptı?

Hiçbir şey! Bu sorunu görmezden geldi.

Çözmedi! Çözemedi diyemeyeceğim.

Sezon ortasına gelindiğinde artık gerçek tüm çıplaklığıyla gözler önündeyken Sadettin Saran ne yaptı?

İnanılır gibi değil; hiçbir şey! Hatta daha da ileri gitti, kadrodakileri de gönderdi! Çözümsüzlüğü güçlendirdi bir anlamda.

Üç aydır neredeyse bugünlerin geleceğini ve Fenerbahçe’nin gol sıkıntısı çekerken maçı çözecek ayaklara ihtiyaç duyacağını tekrar tekrar yazdık!

Çünkü sorun hiç değişmiyordu!

Sorunun diğer ayağında da savunmanın topallığı vardı.

Şampiyonluk mücadelesi içinde olan hiçbir takım böyle goller yemiyordu; zaten bu kadar gol üretme sıkıntısı varsa en azından savunma kurgusunu güçlendirmek gerekiyordu.

Ama Sadettin Saran ne yaptı?

Bunu da görmezden geldi.

Fenerbahçe belki futbol olarak sahada gerçekten iyi mücadele ediyor, bunun hakkını teslim de etmek gerekiyor ama sahadaki oyuncuların performansı bazen yetmez!

Belki çok genç olmaları belki de orijinal mevkileri olmaması nedeniyle.

Neresinden bakarsanız sonuç hiç değişmiyor ve Fenerbahçe yememesi gereken golleri kalesinde görmeye devam ediyor.

Tedesco’nun eline verilen kadro da bu!

Hoca ne yapıyor peki?

Bir yere kadar getirdiği hatta iyi de toparladığı çok açık. Ama oturmuş düzenin çarkları bozulunca Tedesco da yeni durumu yönetme konusunda ister istemez deneme yanılmalara girdi ve orada da dağıldı.

Guendouzi’nin yerini Nottingham maçında değiştirip sonuç aldı tamam da o maçın havası da senaryosu da bambaşkaydı.

Birkaç hafta önce Fenerbahçe’nin özel orta saha kurgusunu övmüştük.

Buradaki en önemli merkez bağlantı Guendouzi ile Asensio’nun arasındaydı.

Kerem’in kanat yerine sarkık santrafor olarak oynatılması doğru olmakla birlikte yanına Cherif’i koymak uğruna kanatlardan tasarruf etmek veya vazgeçmek tam anlamıyla risk almaktı.

Ne Semedo ne Mert ne de Levent Fenerbahçe’nin kanat hücumlarını tek başına üstlenecek oyuncular olmazdı.

Diğer taraftan 2-0 geriye düşen de 2-2’ye getiren de hem bu kurgu hem de kadroydu; yerleşim düzeni değişse de…

Sonrasında neden üst üste değişiklikler yapmak ihtiyacı oldu?

Kerem son haftalarda iyi kötü bu takımın pozisyon ve gol yükünü çekiyorken üstelik daha bir çeyrek varken onu çıkarmak ne kadar doğruydu?

Hele Nene gibi bir oyuncuya tercih ederek?

Tedesco’ya giderek çok daha net bir şekilde “bu Nene’de ne var” sorusunu sormanın da zamanı geliyor sanırım.

Eğer önde götürmüyorsan maçın 87. Dakikasında değişiklik yapmayı da anladığımı söyleyemeyeceğim.

Değişiklikler sonrasında Fenerbahçe’nin yükselen oyunu tekrar rakibinin istediği yere geldi ve düştü.

Bu maçta da 36 orta yaptı Fenerbahçe!

13 de köşe vuruşu kullandı!

Bir takımın üretkenliğinin en düşük olduğu yerlerin duran toplar ve kenar ortalar olması ve buna çözüm üretilememesi de teknik bir sorundur.

Yapamıyorsan ya ilk tercihin bu olmayacak ısrar ediyorsan o zaman da en azından başka şeyler de deneyeceksin.

Elini kolunu bağlayarak kenarda sadece izlemekle yetiniliyorsa “Samandıra’da ne çalışıyorsunuz” sorusu akıllara ister istemez gelecektir.

Kuşkusuz dün akşam Tedesco kenarda değildi ama geçen hafta Kasımpaşa karşısında da sıkışan oyunda aynı benzer çare üretmeyen oynama şekillerini izledik.

Daha haftalar varken 4 puanlık fark çok önemli olmasa da Fenerbahçe’nin iki maçta bize gösterdiği sorunların devamlılığı meseleyi puan farkından başka yerlere götürüyor.

 

Yorum bırakın