Fenerbahçe, Kupa’nın Avrupa’dan Anadolu’ya geçişinin coşkusuna hazırlıyor bizi!


Karşılaşmanın sonlarına doğru Fenerbahçe tribünlerinden şöyle bir tezahürat yükseliyordu; “İşte böyle, her sene böyle Real Madrid’e…” Nasıl ya? Kim, Real Madrid mi? 200’ün üzerinde ülkede yayınlanan ve ‘Real Madrid markası’ nedeniyle muhtemelen beş yüz milyon ile bir milyar arasında kişinin ilgisini çeken, Avrupa’da istisnasız tüm basketbol severlerin takip ettiği bu büyük spor olayının son üç…

Onu çekme bunu çek; onu konuşma bunu konuş!


3 Temmuz’un Türkiye’de darbe yapmaya çalışan bir örgütün ürünü olarak kumpas kurmak suretiyle Fenerbahçe Başkanı’nı yerinden edip Kulübü ele geçirilme amacı taşıdığı özellikle 15 Temmuz’dan sonraki gelişmelerden sonra çok daha net görülmüştür. Biz 3 Temmuz sürecinde de bunun böyle olduğunu biliyorduk; söyledik, meydanlarda konuştuk, kitap yazdık! Aynı tarihlerde Fenerbahçe’ye karşı kimi örgütün amacıyla çakışan kimi…

9 karşı 11 kişilik 1-1 biten derbi!


Çok ilginç bir durum var ortada; tarihin en kötü, kadro mühendisliği hiç yapılmamış, üstelik bir de 9 kişi kalmış bu Fenerbahçe’yi yenemeyen tarihin en iyi Beşiktaş’ı şimdi bu mudur? Anlamadım? Ortada bize yutturulmaya çalışılan bilmediğimiz başka bir şey yoksa burada bir tuhaflık olduğu kesin! Ne olduğunu biliyoruz da yine de sorma gereği duyuyoruz. Bir de…

Fenerbahçe’nin son kozu Ziraat Türkiye Kupası


Fenerbahçe’nin elinde kalan son hamle olan Kupa’daki dünkü karşılaşmasında sezon boyu devam eden rahatsızlıkların tekrarını izledik. Fenerbahçe maçlara dağınık, konsantrasyon eksiği ile çıkıyor; büyük maçların aksine. İlginçtir basketbol takımının da buna benzer bir alışkanlığı da var. Başakşehir bu sezon güçlü takım görünümünde, ligdeki pozisyonu da bunu zaten ispat ediyor. Önceki hafta Galatasaray karşısında alınan 4-0’lık…

Hadi Fenerbahçe Kupa’yı al da gel o zaman!


Sportif rekabette psikolojik üstünlük dediğimiz şey bir çok unsurun önüne geçen etkendir. Buna ait çeşitli örnekler gösterilebilir; uzatmayalım. Fenerbahçe, Panathinaikos’tan çok daha iyi olduğunu rakibine kabul ettirdiği geçen hafta Atina’da oynanan karşılaşmalar sonrasında play-off serisi aslında ilk iki maçta sona ermişti. Ancak üçüncü maçın da oynanması; bu üstünlüğün pekiştirilmesi gerekiyordu. Ve Fenerbahçe bunu dün gece…

Galatasaray-Fenerbahçe derbisinden ne bekliyordunuz?


Türkiye’de 3 Temmuz öncesine kadar iyi kötü bir rekabet ve futbol vardı. Aslında bu rekabetin özü son 25-30 yılda bilinçli olarak bambaşka bir şekle sokulmuştu ya hiç yoktan belli bir seviyede izlenebilir, takip edilebilirdi. 3 Temmuz’un kumpas kurucularını içinde bulundukları o 25-30 yıllık restorasyon kesmemiş olacak böylesine görkemli bir harekete girişmeyi uygun gördüler. Türkiye 3…

Derbide samimiyet kazandı!


Son yıllarda eşine az rastladığımız bir Galatasaray-Fenerbahçe derbisi izledik. Karşılaşma öncesinde yaptığımız yorumlarda özellikle milenyumla birlikte sporda/futbolda değişen paradigma sonucu galibiyetlerde tesadüf ya da şans unsurunun geri planda kaldığı, iyi oynayanın kazanmaya yakın olduğunu belirtmiştik. Dünkü randevu için Galatasaray çok iyi futbol oynadı, demek de doğru olmasa da maç boyunca golü arayan taraftı. Atak üstünlüğü,…

Derbide favori kim; Galatasaray mı, Fenerbahçe mi?


İki takımın da sezonda yaşadıkları başarısız sonuçlar ve bulundukları pozisyon nedeniyle heyecanı nispeten daha düşük, gazı kaçmış bir derbi oynanacak TT Arena’da. Ancak derbiyi her iki takım için çok daha değerli hale getiren etken de yine bu başarısızlıkları oluyor. Galatasaray olsun Fenerbahçe olsun bir derbi galibiyeti alıp sezonu en azından rakibini yenerek tamamlamış olmanın arzusu…

Euroleague’de iki farklı koç, iki farklı duruş ve iki farklı takım!


Atina’daki eşlemeyi 8 çeyrek üzerinden değerlendirirsek Fenerbahçe’nin Panathinaikos karşısında sadece tek periyotta geride kaldığını görürüz. Belki de Yunan temsilcisine Play Off’ta şanslı olduğunu hissettirecek, Fenerbahçe’yi karamsarlığa sevk edecek yegane oyunun da işte iki maçlık serinin bu kısmında oynandığını ve bittiğini söyleyebiliriz. Dün akşam bambaşka bir Fenerbahçe vardı parke üzerinde. Bir gün arayla deplasmanda, üstelik OAKA…

Kadın; ne kadar yakın olursan, düşüncesi senden o kadar uzaklaşır!


Biraz sonra okuyacağınız yazı 30.03.2015 tarihinde yazılmış ve Radikal Blog’ta yayınlanmıştı. Yazının son cümlesi şöyle bitiyordu; “Bunun cevabını bir romanın içinde çok daha detaylı olarak vermeye çalışacağım.” Evet, o roman bitti ve yayına hazır. 🙂 *** Yıl 1851, 30 yaşında bir yazarsın… Fransız Devrimi’nin üzerinden 62 yıl geçmiş ve eline kâğıt kalemi alıp Emma Bovary…