Fenerbahçe resmen sırat köprüsünden geçti!


Fenerbahçe sezonun en zor karşılaşmalarından birini oynadı. Daha üçüncü haftada sırat köprüsünden geçilir mi, şartlar buraya getirirse mecbur kalabiliyorsun. Öyle bir bıçak üstüydü ki; Beşiktaş ve Galatasaray kazanmış, hemen zirveye yerleşmişti. İlk üç haftada 9 puan geride olsan ne yazar ama psikolojik üstünlük denilen bir gerçeklik var ve maalesef bu durum Fenerbahçe’nin her tarafına işlediğinden…

Hayat da gösteri de devam ediyor…


Rakibin tüm hatlarıyla kendi ceza sahasına gömülerek oynadığı bir karşılaşmada açık bir boşluk bulmak ya da yaratmak için yüzlerce pas yapmasına karşın tek bir koridor bile oluşturamadığından attığı tek golü de koruyamamanın verdiği acizlikle Avrupa Ligi’ne veda etti Fenerbahçe. İki aşamalı karşılaşmalarda iki tür sıkıntı olur; birincisi gol yemek, ikincisi gol atamadan yenilmek. Vardar, Fenerbahçe’nin…

Fenerbahçe kolayca yediklerini çıkarmak için çok mücadele ediyor!


Yeni oyuncular dahil oldukça Fenerbahçe’nin kazanma alışkanlığı kaybolmuş takım özelliğinden giderek daha fazla mücadele eden ve kazanan takıma doğru evirileceği sinyallerinin alındığı bir karşılaşma izledik. Son top Josef’in değil de mesela Guiliano’nun ayağına gelse ve bu vuruş gol olsaydı muhtemelen Fenerbahçe’de çok şeyin değişeceği bir milat yaşanırdı. Fenerbahçe ekmeğini taştan çıkaran emekçi gibi gol atan…

Fenerbahçe bu turu geçecektir!


Futbolda bazı futbolcuların kadersizliği vardır; birçok yerde oynatma opsiyonu varmış gibi görünür ancak o futbolcular zaman içinde orijinal futbol karakterlerini ve oyun melekelerini bile yitirirler. Mehmet Topal çok iyi futbolcu olmasına karşın her geçen gün bu tür erozyonu yaşıyor; sevimsizleşiyor. Dün geceki maçın Fenerbahçe adına en kötüsüydü, yenilginin baş sorumlusu olacaktır; ancak çok iyi biliyoruz…

Fenerbahçe böyle gol yememelidir.


Fenerbahçe’nin geçen seneki kadrosunun neler yapabileceği, nasıl oynayacağı, nasıl hatalara sebebiyet verebileceğini üç aşağı beş yukarı artık biliyoruz; bu nedenle Volkan Demirel’in yediği birinci gol de savunma hatalarıyla gelişen ikincisi de aslında çok şaşırtıcı olmuyor. Fenerbahçe geçen sezon öncelikle böyle goller yediği için lig yarışında geride kaldı, bir türlü aradaki puan farkını kapatamadı. Üzerine şu…

Fenerbahçe, Fenerbahçesini yalnız bırakmaz!


Yıllardır Fenerbahçe’nin birçok eksik, yanlış, hatalı tarafını konuştuk durduk; bir kere hatırlıyor musunuz “Fenerbahçe ne gol yedi, adamlar nasıl da yaratıcı bir atak organizasyonuyla golü buldular” şeklinde bir tepki verdiğimizi? Yediği golü hatırlayalım… Sağ kanatta takımın en kalabalık olduğu bir bölgede topun havada yere düştüğü anda bir kere fazla sekmesi ile kaçırılan rakip oyuncunun attığı…

Fenerbahçe’nin pozisyon tecrübesi etkinleşecek


Aykut Kocaman’ın maç öncesinde forvette yapacağı oyuncu seçimiyle ilgili yorumunu tekrar hatırlayalım. “Santraforda, tecrübesi yüksek oyuncu yerine pozisyon tecrübesi olan oyuncu kullanacağız.” Türkiye’de böyle bir cümle kurabilecek kaç teknik adam var; aklınıza ikinci isim geliyor mu? Bu adam Fenerbahçe teknik direktörüdür. “Ahmethan’ın genç olmasına rağmen pozisyon tecrübesi var.” Diye oynatıyor. Pozisyon tecrübesini bugün Fenerbahçe için…

Adriana Lima ile Metin Hara nasıl bir araya geldi?


Adriana Lima’nın Türkiye’deki tanınırlığı, bilinirliği malumdur. Victoria Secret’s çok güzel yüzü olmuştur, vardır, ancak bizim topraklarımızın suyundan ve havasından olacak onun yüzü, gülümsemesi, sevecenliği daha yakın bulunmuştur. Hiç kuşku yok ki Acun Ilıcalı’nın “Var mısın yok musun?” isimli programına yarışmacı olarak dahil olması Adriana Lima’nın tüm Türkiye tarafından tanınmasında etki yaratmıştır. Adriana Lima’nın güzelliğinin yanı…

3 Temmuz’da Fenerbahçe’nin kuantum tanecikleri ne yaptı?


3 Temmuz sürecinde Fenerbahçelilerin gösterdiği duruş Cumhuriyet tarihi boyunca bir ilk olma özelliği de taşıyordu. Bir gün, bir hafta ya da ay değildi bu sürecin ölçüsü önce bir yıla yayılmış, sonrasındaki dönemde de bir altlık olarak belirleyici olma özelliğini sürdürerek günümüze kadar gelmiştir. Peki, savcısından tutun da rakip takım taraftarına varıncaya kadar herkesi etkisi altına…

3 Temmuz’u yapanlarla 15 Temmuzcular neden farklı?


“Her 3 Temmuz’u şikecilere, her 15 Temmuz’u Fetöcülere zehir etmek boynumuzun borcudur.” Diyor, yıllarını gazeteci olarak geçirmiş Turgay Demir. Türkiye’deki gazetecilik anlayışının ne olduğunu 3 Temmuz’dan bir ay sonra Turgay Demir’in bir dönem yakın mesai arkadaşlığını yaptığı, birlikte eylemlere, seminerlere, panellere katıldığı Mehmet Baransu’nun gazeteciliğine ithafen yazdığım “Mehmet Baransu’nun gazeteciliğine katkı” başlıklı yazımda ifade etmiştim.…