Gazı kaçmış kurumsallık!


Fenerbahçe dün Süper Ligin sonuncu sırasındaki Yeni Malatya’yı yenerek, aynı Rizespor karşısındaki gibi bağışıklık antikoru sağlayacak ikinci doz aşısını oldu. Yeterli mi? Kuşkusuz değil. Bunu, hiçbir şey beğenmeyen snob bakış açısı ile yazmıyorum. 2021 yılını bu hafta tamamlıyoruz; Fenerbahçe yıla Erol Bulut’la girdi, Emre Belözoğlu ile devam etti, yeni sezona Vitor Pereira ile başladı ve …

Fenerbahçe’de her şey çok sıradanlaştı!


Tarihinde ilk defa üst üste dört yenilginin kıyısından döndü. Bunu yazıyor olmak bile Fenerbahçe’nin neler yaşadığına dair bir ipucu veriyordur sanırım. 2-0 hatta 3-0 geriye düşmek Fenerbahçe gibi bu skorların altından kalkacağını defalarca kere ispat etmiş tarihe sahip bir kulüp için sorun olmalı mıdır? Hele rakip Kayserispor’ken... Ama mesele rakibin kim olduğu değil; ne sahadaki …

Fenerbahçe’de bir “lider” aranıyor.


Sezonun 11. haftası oynanıyor, Fenerbahçe 4. yenilgisini aldı. Oyun olarak ortaya bir şey koyamıyor; maçını izlerken taraftarlarına umut vermiyor. Spor dediğimiz şey sadece mücadele, oyun, taktik değildir; yaptığın işten keyif almasını da biliyor olmak demektir. Takım oyunlarında ekip olarak işini sevdiğini etrafa gösterbiliyor olmak çok önemli ve bir o kadar da değerli seviyedir. Bu saydığımız …

Yönetilemeyen büyüklük!


Avrupa’daki maçtan sonra Fenerbahçe’nin zor bir sürece girdiğini yazmıştım, bunu elbette geçmişten alınmış derslere dayanarak ifade ediyordum. Neydi bu ders; Fenerbahçe’nin yönetilemeyen büyüklük olarak önümüzde duran gerçekliği. Kaybedilmiş bir Süper Lig karşılaşmasının ardından teknik taktik konuşmak daha doğru olur ancak bu sabah haftaya başlayan hiçbir Fenerbahçelinin içinden Alanyaspor maçını konuşmak gelmeyecek. Oysa istatistiksel bakımdan hiç …

Fenerbahçe zor bir sürece girdi.


Fenerbahçe için öncelikli hedef Avrupa değil, zaten olmamalı da ancak takım kurgusunu yerleştirebilmek için çok maç yapmak adına gidebildiği yere kadar ilerlemesinde büyük yarar olduğu da çok açık. Maça 1-0 yenik başlayan Fenerbahçe’nin yediği golü atan oyuncusu Samatta’ydı; boş kaleye topu yuvarlayıverdi. Oysa aynı Samatta Fenerbahçe’de oynarken futbolu bildiği bile tartışma konusuydu. Bu durum Avrupa’dan …

Fenerbahçe’nin şansı ve “şans” alan gerçekleri


Büyük maçlara iyi hazırlanmak gerekiyor; her büyük maçı kazanmak şart değil, ancak büyük maçlarda karakter ortaya koyarak oynamak çok önemli. Fenerbahçe bu özelliğini bir süredir kaybetti. Çünkü Fenerbahçe tüm sorunlarını kendi içinde tartışan bir yapıya büründü. Ne yaparsa yapsın, günün sonunda fatura camianın içinde birine kesiliyor. Geçtiğimiz senelerde de sürekli bu sorunun altını çizmeye çalıştım, …

Fenerbahçe; büyük takım havası özgüveniyle


80’li ve 90’lı yıllarda takımlarımızın Avrupa Kupası maçlarını izlemiş olanlar çok iyi hatırlayacaktır; bazı karşılaşmaların sonunda gazetelerde şöyle manşetler görürdük; “yenildik ama ezilmedik!” Tamamen avuntudan ibaretti, çünkü her seferinde takımlarımız yenilir; kazandığımızda da olay olurdu. Rakiplerimiz Avrupa’nın önemli büyük takımlarıydı ve ne yaparsak, ne kadar mücadele edersek edelim, bu takımları alt etmek mümkün olurdu. Onların …

Avrupa’da Fenerbahçe’nin U19 ile başarısı


81. dakika... Vitor Pereira 3 golle büyük katkı veren Enner Valencia’yı oyundan çıkarıyor, yerine 18 yaşında henüz doğru düzgün hiçbir yerde profil fotoğrafı olmayan Fatih Yiğit Şanlıtürk’ü oyuna alıyor. O dakikadan sonra Fenerbahçe’nin ileri üçlü dizilişi yaş ortalaması 18; Arda (16), Fatih (18), Muhammed (20) haline geliyor. Hiç abartısız herhangi bir seviyede hazırlık karşılaşmasında dahi …

“Ağam bizimle eğleniy!”


Dakika 87. Maç sıkışmış ve neredeyse de 2 puan avuçtan gitmek üzere... İnanılır gibi değil; oyuna 16 yaşındaki Arda Güler giriyor. 50 yıldır futbolu aynı at gözlüğü ile yorumlamaya devam eden bakış açısına göre bu değişiklik olsa olsa “Ağam bizimle eğleniy” şeklinde tepkiyi hak ediyor. Aynen Helsinki maçında Arda’nın topu alıp o serbest vuruşu kullanmaya …

Fenerbahçe’de nostaljiden gençliğe dönüşüm


Dakika 90. Nazım tek başına ceza sahasına doğru hareketlenmişken tam çizginin üzerinde düşürülüyor, bir ayağı rakip ceza alanının içinde diğeri dışarıda; darbeyi dışarıdaki ayağına alıyor. Penaltı mı değil mi bir tartışma konusu olduğu kesin ama Fransız hakem “faul dışarıda” diyor ve serbest vuruş veriyor. Tribünlerden ‘Arda, Arda’ sesleri yükseliyor. Topu eline alıyor Arda, vurma hazırlığı …