Fenerbahçe Malatya’da “özgüven” eşiğinden geçti!


Fenerbahçe’nin Başakşehir maçından sonra aynı futbolu oynayamadığı bir gerçek; üzerine gelen Beşiktaş derbisiyle takım sezon başında yaşadığı özgüven sorunuyla yeniden yüzleşti. Akhisar karşılaşması Fenerbahçe’nin bu anlamda dönüm maçıydı. Çevirebilme başarısını gösterseydi Yeni Malatya çok başka bir formatta oynanırdı.

Tüm spor olaylarında özgüven çok önemli bir motivasyon bileşenidir; duygulara karşılık gelir.

Özgüven etrafınızda size inananların çoğunluğuyla pekişir, güçlenir.

Sıradan, vasat bir takımı özgüven duygusuyla farklı bir role büründürebilirsiniz.

Hiç kuşku yok ki tam tersi yapılanlar iyi bir ekibi vasat, sıradan bir takım haline getirebilir.

Bir ay önce Başakşehir maçından sonra kamuoyunun tamamı tartışmasız bir şekilde Fenerbahçe’yi ve haliyle Aykut Kocaman’ı hakkını veren bir takım ve teknik adam olarak görüyordu.

Beşiktaş maçından sonra her şey değişti.

Ortadaki bu puan durumuna bakarak meseleyi kadro kalitesi ya da mühendisliği ile açıklayamazsınız.

Fenerbahçe çok zor bir süreçten geçiyor ve mücadele ettiği rakipleriyle eşit şartlarda yarışmıyor.

Öncelikle Fenerbahçe taraftarının bir bölümünün takıma inancı yok.

Bir bölümü mevcut yönetiminin gitmesi için Fenerbahçe’nin başarısız olmasını hatta yenilmesini bekliyor. Bunun için de Galatasaray maçını bile rahatlıkla feda edebilecek bir duygu içinde olduğu görülüyor.

Genel Kurul rekabetinin sezonun başında başlamış olması, kaybettiği her maç sonrasında az önce saydığımız tarafların aynı ezberi tekrar etmeleri, Fenerbahçe’yi futbol kamuoyu ve düzeninde yalnızlaştırıyor, takımın üzerindeki özgüven sorununa da katkı sağlıyor.

Deplasman maçlarında çok daha rahat oynaması ve puanlar toplaması da bir başka gerçeği göstermiyor mu?

Fenerbahçe’nin medya tarafında kuşatılmışlığı geride bıraktığımız yılların en temel sorunuydu; bu sezon medya çok daha cesurca hareket edebiliyor.

Teknik direktörüne hak etmediği biçimde eleştiri sınırlarını aşacak şekilde eleştiri yapılıyor, basın toplantıları tuhaf ve imalı sorularla manipüle ediliyor.

Hal böyle olunca hakemler maçlara çok daha rahat çıkabiliyor, Fenerbahçe aleyhine düdükler çalabiliyor, puan kayıplarına neden olabiliyor ve buradaki kayıplar aynı şekilde Fenerbahçe takımı ve teknik direktörünün üzerine ağır eleştiri şeklinde yönlendiriliyor.

Benzer pozisyonlarda çıkmayan kartlar Fenerbahçeli futbolcuya gösterilebiliyor.

Bu kartlar damlaya damlaya göl olup takımın bir maça üç dört oyuncu eksik çıkmasına bile sebebiyet yaratabiliyor.

Mete Kalkavan’ın Yeni Malatya maçında Roman’a gösterdiği kartın ligde tek bir örneği var; orada da futbolcu dokunmadığı halde oyundan atılabildi. Alper Potuk, bakınız Akhisar maçı.

Cüneyt Çakır’ın Beşiktaş maçında Isla ve Şener’e gösterdiği kartları aynı maçta siyah beyazlı oyunculara çıkaramaması, Quaresma’yı atamaması hep bu etkinin sonucudur.

Yeni Malatya kulübü Galatasaray ve Beşiktaş’a 7.5 TL’ye sattığı misafir takım tribünleri için Fenerbahçe’ye takdir ettiği tutar 130 TL olabiliyor ve bu uygulamayı kimse sorgulamıyor. Sonuçta serbest piyasa ekonomisidir, denilip, geçiliyor.

Yeni Malatya maçında Mete Kalkavan’ın tüm kritik pozisyonları ev sahibi takım lehine değerlendirmesi Fenerbahçe’nin bu yalnızlığının sonuçlarındandır ve bu durum artık normalleştirilmiştir.

Bu maça Mete Kalkavan’ın verilmesi bile başlı başına bir olaydır.

Bu ortamda Aatıf, Roman, Şener, Mehmet Topal’ın kaliteleri ya da oynadıkları futbolu konuşmak veya eleştirmek futbolun adalet ve rekabet duygusuyla çelişmektedir.

Fenerbahçe takımı Yeni Malatya karşısında bu sezon belki de hiç görmediğimiz kadar tutuktu. İlk yarım saatte üst üste pas bile yapamadı; bu normal değildi çünkü Aykut Kocaman’ın sezon başından bu yana kurmaya çalıştığı oyun anlayışına bile tersti.

Savunma hiç olmadığı kadar kaleye yakındı.

Futbolcular olası bir golün, yenilginin etkisine girmişlerdi ve bu dışarıdan net olarak görülüyordu.

Buna rağmen bu etkiden sıyrıldıkları anlarda Fenerbahçe’nin ne kadar etkili olabildiğini rahatlıkla kaleye gidip, gol atabildiğini de gördük.

Aykut Kocaman’ın da bu süreçte hataları, eksiklikler, zamanlaması yanlış oyuncu müdahaleleri olmuyor mu?

Kuşkusuz; ancak empati yaptığımızda ve az önce yazdıklarımızı aklımıza getirdiğimizde burada rahat olmayan bir zihinle hareket ettiği gerçeğini göz ardır edemiyoruz.

Fenerbahçe ligin en zor maçlarından birini oynadı Malatya’da. Bu üç puan neresinden bakılırsa bakılsın psikolojik yeni bir eşik atlamasıydı.

Galatasaray derbisiyle ve Başakşehir-Beşiktaş maçlarıyla haftaya ligin zirvesinde çok başka bir şekil alınacaktır.

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s