Fenerbahçe ilk yarısını 3-0 yenik tamamladığı maçın devre arasındadır


Fenerbahçe kurulduğu ilk günden beri bir var oluş mücadelesi veriyor. Abdülhamit, kulübün resmi kuruluşunu nereden bakarsanız 10 yıl geciktirmiştir. İttihat ve Terakki, çeşitli kademelerde müdahil olmuş, futbol takımından futbolcu transfer etmiştir. İşgal Orduları, Kurtuluş Savaşı’na destek oluyor diye kapatmaya çalışmıştır. 27 Mayısçılar, DP’li Başkanına aynen bugün olduğu gibi sahip çıkıyor, 12 Martçılar, 12 Eylülcüler, sözlerini …

Fenerbahçe’ye karşı hukuksuz sıfır tolerans!


En başından bu zamana süreci hukuk içerisinde takip etmeye, yorumlamaya çalışıyorum. Çünkü sorunun merkezinde ve çözümünde "hukuk" var. Geçen hafta ceza mahkemeleriyle hukuk mahkemelerinin ayrımını konuşmuştuk. UEFA’nın aldığı karar "disiplin yönetmeliğine" haliyle de hukuk mahkemeleriyle bağlıdır. Bu nedenle de ceza mahkemesinde görülen davayı beklemek zorunda değildir. Kendi marka değerini korumak adına “sıfır tolerans” anlayışıyla Fenerbahçe’yi …

Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın düşürülmesinden sonrasını düşünmeyenler…


6 Ağustos 1945 günü Enola Gay ismi verilmiş bir bombardıman uçağı Japonya’nın Hiroşima kentine Little Boy isimli atom bombasını bırakmadan önce, uçağın içindekiler ve o uçağı oraya gönderenler büyük bir merak içindeydi. “Ne olacak? Nasıl olacak? Nasıl görünecek?” Herhangi bir öngörü yok muydu? Bombayı yapan bilim adamları hiç kuşku yok ki nasıl bir etkisi olacağını …

Ya Fenerbahçe ligde kalır da diğerleri düşerse?


Spor hukukunu ceza hukukundan nasıl ayıracağız? Ceza hukuku, spor disiplinini nasıl etkileyecek? Hukuk hâkiminin, ceza hâkiminin ne yaptığı ile ilgilenmediğini, verdikleri kararların birbirlerini bağlamadığını son yazımda konuşmuştuk. Hatta şöyle bir cümle kurabiliriz; ceza davalarında şüpheden sanık yararlanırken, şüpheli bir hukuk davasında hâkim kanaatine göre karar verebilir. Hukuk davaları kamunun birlikte yaşaması sırasında ortaya çıkan çelişkilerin …

Mehmet Baransu gazeteciliğine katkı


Dün akşam bir arkadaşımın sohbet sırasında aktardığı küçük ancak anlamlı bir bahsi anlatarak başlamak istiyorum. Bundan önceki Papa New York’a ayak basmış, henüz toprağı dahi öpemeden bir gazetecinin kendisine yönelttiği bir soruyla karşılaşmış: “New York’taki genelevlerin varlığını sürdürmesi ve kapatılması hakkında ne düşünüyorsunuz?” Papa şaşkınlıkla soruya soruyla karşılık vermiş. “New York’ta genelev var mı?” Ertesi …

Savunmasız ceza verme tartışması yapılıyor.


3 Temmuz Pazar günü emniyetin özel yetkilendirilmiş savcıların talebiyle başlattığı organize şike ve teşvik örgütü operasyonunda dün yine çok önemli bir gündü. Futbol federasyonunun liglerin devamını ilgilendiren hususta yapacağı açıklama ve kararlara çok fazla anlam, misyon yüklenmişti. Bir şekilde adaletin belki beş yılda varacağı kanaat ve sonuca 20 günde ulaşıp tamamlaması bekleniyordu. Hiç kuşkusuz Mehmet …

Ahmet Altan’dan Fenerbahçe’ye “İftira”


Emniyet soruşturmasının geçen hafta Galatasaray üzerine yönelmiş olması 3 Temmuz operasyonlarının en zayıf halkasıydı. Anlayamadığımızı ifade etmiştik. Zaten bir sürü hukuk adamı yasalara göre ortada bir teşvik olsa bile bunun artık soruşturulamayacağı yönünde açıklamalarda bulundu. Birbiri ile bağlantısı olmayan iki şeyi tartışıyor olmamız da çok anlamlı değildi. Ancak! Her yeni dalgada bir adım daha ileri …

Hangisi daha suçlu; Fenerbahçe mi, Galatasaray mı, yoksa?


Dün polisin Galatasaray mesaisi herkesi heyecanlandırdı. Çünkü 3 Temmuz sürecinin en başından bu yana şike-örgüt soruşturmasının ve operasyonlarının dışında olduğuna kamuoyu öylesine ikna olmuştu ki kimse Galatasaray’la ilgili bir soru sorma ihtiyacı duymuyordu. Ancak muhtemelen yine bu soruşturma kapsamında ifade veren bir gazeteci kaynaklı ilginç bir not veya mektup bir anda Galatasaray dosyasının açılarak incelenmesi …

İtirafçısı ve suç üstü hali olmayan operasyonun birinci ayı


Bugün Şike Operasyonunun birinci ayını tamamladık. Bir ay önce çok büyük bir şok yaşamıştık. Türkiye’nin dokunulmaz denilen bir kurumunun tam merkezine girilmiş, başkanı gözaltına alınmış, sonra da tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Son bir ay içinde nereden nereye geldik diye geriye dönüp baktığımızda açıkçası büyük bir belirsizlikten başka hiçbir şey göremiyoruz. Bir tarafta 14 Nisan tarihinde meclisten …

Ahmet Çakar’ın teşbihinde suç yok mu?


Geçen haftaya gözlükleriyle adliye kapısında Aziz Yıldırım’dan şikayetçi olmaya koşmuş Erman Toroğlu damgasını vurmuştu. Dün de artık ülkemizdeki birçok operasyonun amiral gemisi olarak yürütüldüğü Taraf Gazetesi’nde Ahmet Çakar’ın röportajı vardı. Çakar ile Toroğlu futbolumuzun gelişmemişliğinin ve bilinmiyor oluşunun ürünü olarak ortaya çıktılar. Çarpık bir yapının meydana gelmesinin öncüsü oldular. Yaptıkları her yorumla futbolun sahada kazanılmıyor …