Fenerbahçe hem yorgun hem dağınıktı


Bu girişi sık sık yenilemekte yarar var; Fenerbahçe 20 Temmuz’da açtığı sezonda dün 25. karşılaşmasına çıktı. 20 Temmuz’dan bu tarafa doğru 16 hafta geçti. Yani çok açık olarak görülüyor ki sezonu haftada 2 maç oynayarak götürüyordu. Yorgunluklar bir yana, kritik mevkilerdeki sakatlıklar ve bir süredir devreye giren cezalı oyuncularla takımın genel mücadele gücünde de ister …

VAR’sız, penaltısız, mükemmel bir golle…


Bambaşka bir Fenerbahçe izliyoruz bu sezon. Bunu sadece sahada top koşturan 11 futbolcunun oluşturduğu bir ekip olarak değerlendirmek, onun etrafındaki diğer bileşenlere sanırım büyük haksızlık olur. Öncelikle, Jesus’un da önemine işaret ettiği taraftardan başlamak gerekiyor. Fenerbahçe taraftarı son 11 yıldır yaşadığı büyük travmalar ve futbol takımının başarısız sonuçlarıyla fazlasıyla dağınık bir görünüm gösteriyordu. Öncelikle tribünlerde …

Teknik Direktör Takımı Olmak!


Takım oyunlarında birbirine uyumlu bir ekip olmak ne kadar önemliyse, teknik direktörünün dediklerini harfiyen yerine getiren “teknik direktör takımı” haline gelmek ondan hem daha önemli hem de değerlidir. Hele Türkiye gibi futbolu herkesin “çok iyi bildiği” her kafadan bir sesin çıktığı ve müdahale ettiği, çomaksoktuğu, bazen ihanette bulunduğu, içten dinamitlediği ortamda, tekrar ediyorum ve üzerine …

Batshuayi’nin o şutu!


Ferdi “defalarca kere denediği” gibi topu eline alıp taç atışını kullanmak üzere hazırlandığında dakikalar 90+’ları gösteriyordu. “Defalarca denendiğine” göre antrenmanda da bunun üzerine günlerdir çalışılıyor olmalıydı. 90 Dakika olmamış, son bir kere uzatmalarda olur muydu? Özellikle Avrupa Kupalarında talihsiz genetiğinden kaynaklı geleneksel şanssızlığı hesaba katıldığında karşılaşmanın o dakikalarında 1-1 giden maçta Fenerbahçe’nin gol atması beklenen …

“Şahsiyet” sahibi gollerle


Kupa’dan elendikten sonra elinde sadece Avrupa’da ilerleyebileceği tek bir seçeneği kalan Fenerbahçe’nin bu kadrodan neyi hedeflediği konusunda kafalarda nasıl bir planlama var anlaşılamadığından sahaya çıkan kadroyu değerlendirme ölçütünü belirleme konusunda da zorluk çekebiliyoruz. İlk yarı sonunda ortalama saha yerleşimine bakıldığında sanki 4-3-3 oynamış gibi görünüyordu. Sosa biraz geride, Zajc ve Mert Hakan önde... Yerleşimsel bakımdan …

Devam ettirmek, istemek, direnmek, tutunmak çok önemli.


Fenerbahçe için bu sezon birkaç defa pozitif ayrımcılığa kaçacak yorumlar yaptım; sonuncusu Rizespor karşılaşmasıydı. Aslında çok önemli bir galibiyetti ancak takım olma özelliğini kullanamadığı için hem baş aşağı yuvarlandı, hem teknik direktörünü kaybetti hem de taraftar ile yönetim arasına büyük bir mesafe girdi. İsmail Kartal önceki gün “tek başına” medyanın önüne çıktı ve kişisel bir …

Pereira, orta alana çözüm bulmalı


Fenerbahçe geçen sezon bundan çok daha iyi oynayıp kaybettiği karşılaşmaları olmuştu; hatta hafta arası oynanan ve Olympiakos’un 3-0 kazandığı maçta bile Kasımpaşa karşısında sergilediği oyundan daha fazlasını yaptığını rahatlıkla söyleyebiliriz. İyi olmadığı, kendi oyununun çok uzağındayken sonuç almak Fenerbahçe adına bardağın dolu tarafı oluyor; çünkü sezon sonunda işler yolunda giderse “ama Kasımpaşa karşısında da çok …

Liderlik vasfı gerekiyor.


Hangi boyuttan yaklaşırsanız yaklaşın Süper Ligin en kırılgan ve hassas dengeler üzerinde duran takımı Fenerbahçe’dir. Bu nedenle Fenerbahçe’yi değerlendirmek, sonunda ilk söylediğiniz yere de çıksa hem kolay hem anlamlı değildir. Neredeyse 60 senedir her sezon  başında ve sırasında “bu sene Fenerbahçe’yi şampiyon yapacaklar” ne kadar boş bir söylemse, “bu Fenerbahçe’den hiçbir şey olmaz” ifadesi o …

Erol Hoca’nın kafası rahat değil


Fenerbahçe son üç sezonda takımının üçte birini değiştirerek bugünlere geldi. Bir başka ifadeyle her sezon yeni bir takım kurdu ve bu takımın sahada uyum içinde oynamasını bekledi. Karşılaşma öncesindeki yorumlar Fenerbahçe’nin yedek kulübesinin sahadaki ilk on birden daha iyi olduğuna yönelikti. Bu ne demektir? “Fenerbahçe’nin alternatifi bol, kaliteli bir kadrosu var!” Peki bu iyi bir …

İlk elin günahı olmaz


Eskiden mahallede oyun oynarken “ilk elin günahı olmaz” derdik. Yanlış anlaşılmasın buradaki eller Rizespor’un penaltılara sebebiyet veren oyuncuları Selim Ay ve Moroziuk ait olanlar değil. Fenerbahçe’nin kazanmasına rağmen iyi görünmemesi, dağınıklığına dairdir. Daha en başından “şöyle olmaz, bu doğru değil” formatında yorum yazmak gerçekçi değil; ancak sahada göze çarpan birkaç sorunu da not etmek gerekiyor. …