Bir isyan ve devrimdir Fenerbahçe!


Fenerbahçe sezonun en başından bu yana öyle şeylerle uğraştı ki her karşılaşma öncesi, sırasında ve sonrasında yaşananlar birer ibret vesikası oldu.

Hangi birine yetişilecek çok şaşırılıyordu.

Anlamaya çalışsan doğru yere oturmuyor, cevap vermeye yetişsen bitmiyordu.

Ama Kupa Finalinde hakem Bülent Yıldırım öyle iki şey yaptı ki bu Fenerbahçe’nin koca bir sezon verdiği mücadelenin özeti ve anlamına karşılık geliyordu.

Christian Baroni attığı gol sonrasında kameralara gidip formasının üzerindeki armayı gösterip, öperek kalbinin orada attığını işaret eden bir hareket yaptı. O an kendisi dâhil olmak üzere hiçbir sporsever biraz sonra Bülent Yıldırım’ın gidip sarı kart gösterebileceğini tahmin bile edemezdi.

Ama hakem yaptı bunu ve sarı kart gösterdi.

Şaka gibi bir şeydi ve insanın aklına tek bir açıklama geldi; sezon boyunca yaşananları da göz önüne getirdiğinizde hakem Baroni’yi gol attığı için cezalandırıyordu.

İkinci yarı bir pozisyonda Emre maç boyunca karşılaştığı sert müdahalelerden birini yaşadı. Rakibi çok sert bir hamle yaparak kendisini düşürdü. Saha içinde ne tür diyaloglar yaşıyorlar, bilemiyoruz fakat Emre’ye yapılan faullerin diğerlerinden önemli bir farkı var. Bir kere çok sert ve kasti; canını yakma amacı taşıyor.

Bu faullerin önemli bölümünün kart ile cezalandırılması gerekirken…

Bülent Yıldırım hemen pozisyonun olduğu yere doğru koştu ve yine kimse cebinden çıkacak sarı kartın Emre’ye gösterileceğini bilemiyordu.

Ama hakem takdir ve kanaat hakkını yine Emre’den yana kullandı ve sarı kartını bir kere daha gösterdi.

Bu kartın bir anlamı olabilirdi; maç boyunca yapılan kasti faullere karşı sakin kalıp hakemin kendisi için karşılaşma öncesinde hazırladığı opsiyonel sarı kartı bir türlü göremeyen Emre yaptığı tek ilk hareketle, kendisini aldatmaya teşebbüsten, bahanesini yaratıp bütün Türkiye’yi de rahatlatmış oldu.

Bu kartların neden çıktığını maçı izleyen aklı başında hiçbir futbolsever anlayamadı.

Fenerbahçe’nin bu sezon yaşadıklarını Fenerbahçelilerin hiçbir şekilde anlayamaması gibi…

Ama bütün bu orantısız ve sebepsiz güç gösterisi Fenerbahçelilerde çok daha büyük bir direnişe, karşı duruşa, mücadeleye ve isyana dönüştü.

Ve bunun hangi bilinç seviyesinde olduğunu da kaptan Alex dün kendisine yöneltilen şu soruya karşı verdiği cevapla gösterdi.

Soru: Şike davası politik mi?

Alex: Şike davası konusunda kendi fikirlerimi söylersem bu ülkede beni başkanın koğuş arkadaşı yaparlar, bu nedenle es geçiyorum.

Tamamen futbolun içindeki tesadüflerden kaynaklanıyor ama biz buna özel anlam yükleyebiliriz; kupa finalinde Fenerbahçe’nin tüm gollerinin sol kanattan gelişen ataklar sonucu gelmesinin de siyasi bir mesajı olabilir mi?

İsyan, devrim, Fenerbahçe…

Sonuna kadar gidilen iki sportif final Fenerbahçeli futbolcuların taraftarıyla birlikte verdiği mücadelesi neticesinde 3 Temmuz Darbesini itibarsızlaştırmıştır.

O gün yapılmak istenen şey Fenerbahçe’nin isminin, kazandığı başarıların itibarsızlaştırılmasıydı.

Buna karşı tek bir şekilde cevap verebilirdiniz, sahada göstereceğiniz mücadele ve bir önceki sezon yakaladığınız başarınızı tekrar ederek.

Fenerbahçe bunu gösterdi.

Lig şampiyonluğunun bir gollük mesafede kalması belki hüzünlüdür ama önemlidir.

İzin verilmiş olsaydı büyük bir ihtimalle Şampiyonlar Ligi’nde de çok önemli kazanımlar elde edilmiş olacaktı.

Daha önce de yazmıştım, sporun içinde kaybetmek ve kazanmak var. Kaybetmesini öğrenemeyen asla kazanmanın ne demek olduğunu ayırt edemez, değerini bilemez.

Kaybediyor olmak da yapılan mücadelenin anlamını değiştirmez.

Orada olmaktır önemli olan…

Ve Fenerbahçe hep o finallerin içindeydi.

Son yılların en zor sezonundan başı dik bir şekilde çıktı.

Bütün şampiyonluklar değerlidir, her sene kadrodaki futbolcular Fenerbahçe’ye ayrı bir şey vermiştir; ancak bu sezon forma giyen bu futbolcuların gösterdiği mücadelenin ve başarının anlamı hepsinden daha başkadır.

Onların isimlerinden çok giydikleri forma için akıttıkları terin, gözyaşlarının değeri ve gücüdür önemli olan.

Ve hiç kuşkusuz başkanın tutsaklığı ile birlikte başlayan süreçte futbol takımını ve bir şekilde de kulübü toparlayıp bugünlere kadar getiren Kocaman adam; Aykut’un Fenerbahçe için ne ifade ettiğini tarihe özel not olarak düşeceğiz.

Tebrik ve teşekkür ederiz…

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

http://spor.milliyet.com.tr/bir-isyan-ve-devrimdir-fenerbahce-/uzay-gokerman/spor/sporyazardetay/17.05.2012/1541445/default.htm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s