Aziz Yıldırım’a verilen cezanın yarattığı durum


03 Temmuz 2012

Tam bir sene önce başlayan süreç dün Aziz Yıldırım’ın tahliye edilmesi ve cezaların açıklanmasıyla ilk aşamasını tamamlamış oldu.

Bitti mi? Hayır; daha yeni başlıyor. Neden başladığını sonra konuşacağız.

Davanın geldiği nokta ve kararlar hukuk sistemimiz adına gerçekten düşündürücüdür. Çünkü neden sonuç ilişkisi bu davada kurulamamıştır.

Operasyonun ilk günlerinde böylesine kapsamlı soruşturmanın çok kapsamlı analitik bir zekâ gerektirdiğini ancak bunu çözecek sistemin ülkemizde bulunmadığını iddia etmiştim. Bunun anlamı sürecin içinde olanların yeterince zeki olmaması değildi.

Aksine böylesine bir senaryoyu ortaya çıkarmanın bir zekâ ürünü olduğunu söylemek gerekiyor.

Ancak…

Bir roman için yeterli olabilecek kurgunun operasyon ve dava için yetmeyeceğini görmüş olduk.

Operasyonun ilk günlerinde hükmü kesenler bile bu davadan memnun kalmadılar. Çünkü inandırıcı olmadı.

Bir kere 93 kişinin sanık olduğu bir dava 23 duruşmada nasıl biter sorusunun cevabını nereden öğreneceğimizi bilmiyoruz; gerekçeli kararı bekleyeceğiz.

Çünkü sadece bir kişinin bir suçtan ötürü yargılandığı bir davanın bile sonuca ulaşmak için yıllarca sürdüğünü görüyor, izliyor, biliyoruz.

93 kişinin her birinin kendisini doğru savunabilmesi için usulen de olsa en az bir duruşmaya ihtiyaçları olması gerekmez mi?

Ortada iki örgüt var ancak bu örgütün liderleri sadece sorumlu olduklarından ceza alıyorlar. O zaman neden ortak bir iddianamede bulunuyorlar? Birbirleriyle ilişkilendiriliyorlar?

Tam bir yıl boyunca Aziz Yıldırım’ın ismi neden Olgun Peker (veya Sedat Peker) ile birlikte anıldı? Burada kamuoyunun bilinçaltına farklı bir mesaj mı verilmeye ya da yerleştirilmeye çalışıldı?

Aziz Yıldırım örgüt kurmaktan ceza aldı. Bu örgütün ne olduğu mahkeme tarafından ortaya çıkarıldı mı?

Mahkeme tüm kararlarını 14 Nisan 2011 sonrasında çıkan 6222 sayılı yasadan dolayı verdi. Öncesinde neden dinlendiği ve takip edildiği anlaşılabildi mi?

Eğer 6222 sayılı yasa çıkmamış olsaydı bu dava neye dayandırılacaktı?

Aziz Yıldırım, Fenerbahçe’nin oynadığı Karabükspor, Ankaragücü, İBB ve Sivasspor maçlarında şike yaptığı için ceza aldı.

Peki, şike eylemini kiminle ve nasıl yaptı?

Teşvik gönderdiği iddia edilen maçlarda bu teşvikten kimler nasıl yararlandı?

Mahkemede dinlenen tanıkların bir başka takımın beş maça teşvik gönderildiğini ifadelerinde söylemelerine karşın bunun üzerine neden gidilmedi? Araştırılmadı?

Soruşturulma genişletilmedi?

Dün Aziz Yıldırım tahliye edildi.

Aldığı ceza toplamda 6 yılı aşıyor. Yargıtay aşaması tamamlanıp suç sabit görülürse en az üç sene daha yatması gerekiyor, Mart ayından bu yana süre gelen tahliye talepleri neden suç unsuru, suçun niteliği ve yattığı sürenin alması muhtemelen cezayı karşılamaması suretiyle reddedilerek tutukluluğun devamına karar verildi?

Tüm yargılama 3 Temmuz öncesinde toplanmış kayıtlara göre verilirken ve sonrasındaki savunma ve ifadeler göz ardı edilmişken neden ısrarla delil karartma şüphesinden söz edildi?

Eğer Yargıtay aşaması göz önünde bulunduruluyorsa bu insanlar neden bir yıl boyunca yattı?

Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının neden yattığına ilişkin kamuoyuna yeterli ve inandırıcı cevap verilemediği için mi dava kısa tutuldu ve top üst mahkemeye atıldı?

Tüm sanıkların tutuksuz yargılanması sağlanamaz mıydı?

Ve tutuklu sanık baskısının olmadığı bir ortamda bu dava çok daha genişletilip gerçekten futbolumuzdaki bütün olumsuzlukların temizlenmesi için bir fırsat yaratılamaz mıydı?

Bütün bunlar bu davanın analitik zekâsını aşan unsurlardı.

Yapabilir miydi?

Kesinlikle yapabilirdi.

Ancak kısa yoldan ceza kesmeyi uygun gördü. Üstelik “hata yapmış olabiliriz” diye bir girişle…

Mahkemeler bu derinliği sağlayamazlarsa toplumun da soru sormasını, çok bileşenli düşünmesini engeller, ortaya yepyeni teamüller, içtihatlar çıkartırlar.

Analitik düşünmenin yitirilmesi çok daha tehlikeli sonuçların doğmasına neden olur.

Yargıtay aşaması bütün bu süreçten farklı mı olur, göreceğiz.

Ama her şeyden öte bir gerçek vardır o da insanların özgürlüklerine kavuşmasıdır.

Özgürlükten daha değerli bir şey yoktur ve kimsenin özgürlüğü üzerine hesaplar yapılmamalıdır. Böylesi bir gelenek yaratırsanız bir gün o gelip sizi bulur.

http://spor.milliyet.com.tr/aziz-yildirim-a-verilen-cezanin-yarattigi-durum/uzay-gokerman/spor/sporyazardetay/03.07.2012/1562014/default.htm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s