Fenerbahçe’nin oyun planı ne?


Fenerbahçe’nin oyun planı ne?

Topu pasla orta alandaki iki merkez istasyona getirerek oradan sağ ve sol kanatlardan işlerlik kazandırıp rakip ceza sahası çevresinde oluşturulacak boşluklardan gol vuruşu yapacak oyunculara ulaştırmasını sağlamak.

Nasıl olacak bu?

Öncelikle kuşkusuz yüksek düzeyde topa sahip bol paslı oyunla bunu yapabilirsiniz.

Bu oyun planı kendi içinde farklı versiyonlara da dönüştürülebilir.

Peki bu oyun planı nerede oynanacak?

Fenerbahçe’nin geride bıraktığımız maçlarına baktığımızda bunun cevabını üçüncü bölge olarak görüyoruz.

Fenerbahçe savunmasının en gerisindeki tandem oyuncular orta alana yakın pozisyon alırken, diğerleri üçüncü bölgede kendilerine tahsis edilmiş alana yerleşiyorlar.

Bu yerleşim aynı zamanda rakip topla çıkmaya çalışırken de baskı yapmayı da olanaklı hale getiriyor.

Fenerbahçe dünkü maçta bu yerleşimle oynamayı başardı mı?

Bu sorunun cevabı kesin bir şekilde evettir.

Başakşehir gibi oturmuş, tüm futbol kamuoyunun fikir birliği yaptığı gibi ne oynadığını bilen takıma karşı Fenerbahçe 78. Dakikaya kadar işte bu oyunu oynamaya çalıştı.

Ancak olmadı?

Oyun planını ifade ettik ya eksikleri?

Bir kere bu planın en önemli kurgusu rakip üçüncü alanda oluşturulduğundan Fenerbahçe savunmasının gerisine atılacak her top çok önemli atak organizasyonlarına dönüşüyor.

Bunu geçelim çünkü Fenerbahçe dünkü maçta bunu bir pozisyon dışında yaşamadı; ancak geriye top atılmasını engelleyecek şekilde oynamak da kritik derecede önemlidir.

Bir diğer sorun geriden oyun kurarken topun gereksiz yere ileriye doğru şişirilmesi; çünkü böyle durumlarda Fenerbahçe yerleşimine hiç de uymayan şekilde serseri toplarla karşı karşıya kalıyor; daha karşılaşmanın başlama vuruşu ile Volkan Demirel’in şişirdiği topun dönüp kornere sebebiyet vermesindeki gibi.

  1. Dakikaya kadar Fenerbahçe neredeyse hiç şişirerek oyun kurmadı. Ne zaman 2-2’yi yakaladı ve yüksek efor yüzünden takım yorulmuş ve mücadele gücü düşmüşken Volkan, İsmail ve Şener’den yine benzer şekilde ileriye atılmış toplar görüldü.

Bu topların hepsi rakip Başakşehirli oyunculara geldi. Emre gibi topla oynama becerisi yüksek bir futbolcu için de boş alanlara topu açmak zor olmasa gerekirdi ki zaten olan yine buydu.

Fenerbahçe’nin yediği ikinci golde Skrtel vücut vücuda temas edebilse orta ne kadar başarılı olursa olsun Adebayor bu kadar net bir vuruş gerçekleştiremezdi.

2-0 geriye düşmüş bir takım için mevcut oyun planına sadık kalarak mücadele göstermesinin de ayrı bir handikap olduğunu bir kenara yazmak gerekiyor.

Peki Fenerbahçe neden bu kadar hata yapıp, attıklarına hiç benzemeyen bu kadar kolay goller yiyor.

Burada devreye oyuncuların bireysel anlamda yaptıkları hatalar giriyor.

İstasyon oyunun merkezindeki oyuncuların daha hareketli ve yaratıcı olmaları da önemlidir.

Volkan Demirel…

Birinci golde yerinden bile kıpırdamadı. Gol olması %100 olsa hatta yalandan bile olsa o topa atlaması, uçması beklenirdi. Adebayor’un kafa vuruşunda kafasının üzerinden geçen topa müdahale etti ancak bu topu kendi ağlarına göndermeye yaradı. Üçüncü golde Kerim Frei’ın topu gönderdiği yere değil kaleyi boşaltacak şekilde ters tarafa yöneldi.

Maalesef sezon başından bu yana Fenerbahçe’nin kalesinde kaleci yokmuş gibi bir durum var ortada. Volkan Demirel tüm kalecilik sezgilerini de kaybetmişçesine formsuzluğunun dibine vuracak bir seviyede sahada duruyor.

Fenerbahçe’nin rakiplerinin kalecilerinin büyük bölümü bu gollerin bir kısmını yemeyecek performansla mücadele ediyorlar.

Geriden topları şişirerek gönderdiği toplar da ayrıca rakip takımlar için asiste dönüşüyor neredeyse.

İsmail dün gece savunma namına neredeyse sıfır başarı yüzdesiyle oynadı. Karşısında oynadığı Visca’yı arasına bıraktığı beş metre ile takip etti ve Visca her seferinde kaleye şut çekti.

Aynı şekilde oyuna girdikten sonra Şener de çok etkisiz ve savunmada hiç olmayan bir performans sergiledi.

Belki dün akşam kötü günündeydi ancak ilk yarı Başakşehir Isla’nın kanadından hiç gelemedi bile.

Dün Fenerbahçe 2-0 handikap ile başladığı maçı 1-0 kaybetti.

Fenerbahçe’nin oynamaya çalıştığı bir planı var ancak bunu ortaya koyarken yeni takım olmanın verdiği sıkıntılar nedeniyle istediği sonuçları alamıyor.

Hiç kuşkusuz peş peşe alınmış kötü sonuçlar takımın içinde çok önemli bir özgüven sorunu da yaratıyor. Artık en basit futbolculuk meleklerini bile yapamayacak duruma düşüyorlar.

Fenerbahçe’nin sol kanadında çok büyük bir sorun var. Yıllar önce de böyle bir sorunu Ümit Özat gibi sağ ayaklı bir oyuncu ile halletmişti.

Aykut Kocaman, oynama gayreti olacak genç yaşlı fark etmez birini buraya monte etmesi en pratik çözümlerden biri olabilir.

Fırat Aydınus Fenerbahçe’nin ikinci golünde mükemmel bir hakemlik örneği gösterdi. Bu golde futbol kamuoyumuz yine parçalara bölünecektir. Ancak her bakımdan ofsayt ile ilgisi olmayan bir pozisyondu. Yan hakemin pozisyonu süzmesi daha zordu ve tahmin ediyorum ki zaten ona şeklen soru sordu.

Fenerbahçe iyi mücadele ederek, oyunun büyük bölümünde güzel de futbol oynayarak Başakşehir’e yenildi. Kazanabileceği bir maçı da kaybetti. Sonucu değil, ne oynanıyor olduğuna bakmak gerekiyor. Daha uzun bir maraton var.

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s