Sen çok haklısın kardeşim!


Değerli dostum ve Takım Oyunu programını birlikte hazırladığımız takım arkadaşım Bozkurt K. Yılmaz Pazartesi akşamki program için eski bir gazete sayfasını gönderince çok heyecanlandım.

Sarı Kanaryalar isimli dönemin Fenerbahçelilerin gazetesi olarak çıkarılmış bir yayındı. Bu yayını yaşım itibarıyla hatırlıyorum, çünkü bizim eve de alınıyordu. Bir çeşit twitter ya da facebooktaki Fenerbahçeli hesaplarının ortak yeri diye de düşünebiliriz.

Gazete tam 43 yıl öncesine aitti ancak söylemler, manşet, duyguları ortaya koyuş tarzı hiç değişmemişti.

Gazetenin içeriğinde yazan isimleri bugünkülerle değiştirdiğinizde tam anlamıyla birbirinin üzerine oturuyordu.

Didi, Fenerbahçe’nin başında bulunduğu 3 sezonda 2 şampiyonluk, 1 Kupa, 2 Cumhurbaşkanlığı kazandırmış, dördüncü sezona kötü bir başlangıç yapmıştı.

Uğradığı hakarete bakar mısınız?

DTptFhXXUAAFbMk

Didi’nin Fenerbahçesini hatırlamıyorum, benim için futbol tarihi 1975-76 yıllarından sonra başlıyor. En net olarak takip etmeye başladığım sezon ise 1977-78; İvançeviç ve Antiç’in transfer edildiği yıl.

Demek ki tam 40 senedir Türkiye futbolunu ve özellikle de Fenerbahçe’yi yakından takip ediyorum.

Rahatlıkla o dönemde futbol oynamış ve bugün akıl hocalığı, yorumculuğu yapanların büyük bir bölümünün bugünkü dönemsel futboldan çok daha kötü olduklarını söyleyebilirim.

Yine gazetelere atılan manşetler, yapılan yorumlar, değerlendirmeler, kıyaslamalar hemen hiç değişmedi.

O yıllarda maçlar çok az televizyondan yayınlanırdı.

Biz bir çok derbi niteliğindeki karşılaşmayı sadece radyodan dinleyebildik, sonrasında da TRT’den geniş özetini izledik.

Ancak hemen tüm Avrupa Kupası, Şampiyonası ve Dünya Kupası maçlarını soluksuz ve hiç ara vermeden takip edebildik.

Bu nedenle Avrupa ve Dünya futbolu hakkında ülkemizdekinden daha fazla fikir sahibiydik.

Genel kamuoyu bakımından söylüyorum, ülkemizdeki futboldan dün de bihaberdik, bugün bu kadar imkan ve şansa rağmen yine yeterli seviyede izlemiyoruz.

Hep komşunun tavuğunun kaz göründüğü bir durum söz konusudur.

Futbolu bu kadar çok sevmemize karşın sportif akla bu kadar uzak kalmak da bize ait bir fenomen olmalıdır.

Bu ülke futbolun kurallarını ve değerlendirme ölçülerini 1990’lı yıllarda Erman Toroğlu’ndan öğrendi.

Futbolcusu dahi kendi pozisyonunun ne olduğuna karar veremeyecek kadar aciz “akşam Erman Hoca’nın yorumuna bakacağız” diyordu.

O dönemin ahbap çavuş ilişkileriyle oluşturulmuş futbol kamuoyunun tüm bileşenlerinin aynı geleneksel yöntemlerle idare edildiğini hiç unutmamak gerekiyor.

Hep onun bunun adamlarının bir yerlere geldiği, kayırıldığı, başarılı gösterildiği, onun bunun adamı olamayanların ya da bu türden ilişki içine girmek istemeyenlerin dışarıda kaldığı bir ilişkiler bütününden söz ediyorum.

Futbol bu kişilerin elinde heba oldu.

Dünyanın hemen her yerinde çok büyük bir endüstri haline gelen bu değerli ürün bugün yönetilemez durumda.

Çünkü zihniyet hiç değişmiyor.

Alex Ferguson gibi çok büyük bir futbol ilahının Manchester United serüveninin nasıl başladığını kimse hatırlamıyor. Çünkü bilmiyor.

Onun için hep bugüne dair başarı var.

Sanırsın ki dünyanın en başarılı kişileri bu ülkeden çıkmış.

Arda Turan’ın durumu en güzel örnektir.

İşini doğru dürüst yapamayan, tembellikten gün içinde işyerinde nereye saklanacağını bilemeyen, her işi ertesi güne erteleyen, doğru dürüst bir proje yönetmeyen, bitirmeyenler izledikleri maçlarda futbolcuya, teknik direktöre yöneticiye sanki dünyanın en başarılı insanlarıymışcasına akıl hocalığı yapma hadsizliğini kendilerinde bulabiliyorlar.

Adına da taraftarlık diyorlar.

Dünya endüstriyel futbola geçti.

Endüstrinin kuralları devreye girdi.

Herkes yaptığı işi yüceltmeye, parlatmaya çalışırken adamın biri çıkıp “ben onun sakalını kaşımasından bile rahatsız oluyorum” diyebiliyor ve sen bu adama yılın en iyi spor programı ödülünü layık görebiliyorsun.

Neden?

Çünkü 40 sene önce Didi’ye nasıl salladıysa bugün Aykut Kocaman’a kameraya kaçamak bakışlarla bakarak aklına ne geldiyse söyledi diye.

Evet 40 sene öncenin zihniyeti aynen ortada duruyorken sen futboldan nasıl keyif alacaksın, değil mi?

Aynen ve her sene yeniden ve sıfırdan başlamaya devam…

Sen çok haklısın kardeşim!

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s