Kante ve Guendouzi; Yeni Appiah – Aurelio mu?


Fenerbahçe’nin bu sezon göze çarpan en büyük problemi seviyesine göre kalesinde gördüğü basit derecede gollerdi.

Neredeyse birçok karşılaşmaya 1-0 hatta 2-0 yenik başlaması takımın oyun gücünün gereksiz yere harcanmasına neden oluyordu.

Gol yemeyen üst düzey takımlar bir yolunu bulup atmasını da başarıyorlar.

Fenerbahçe, sezonun ikinci yarısında Beşiktaş maçına kadar oynadığı karşılaşmalardan Kocaelispor hariç tamamında gol yedi.

Kasımpaşa, Antalyaspor ve Karagümrük serisinde 7 puan kaybetti; Samsunspor’u 3-2 ile geçerken galibiyet golünü de uzatmalarda buldu.

Bu karşılaşmalarda oyun olarak da gerileyen bir görüntü çizmişti; ki bu oyunun şampiyonluk için yeterli olmayacağını da konuşmuştuk.

Ara transferde alınan oyuncuların performanslarının da bir türlü ortalamanın üzerine çıkamaması, gol yollarındaki tıkanıklık derken karamsar bir tablo belirmişti.

Milli aranın hiç bu kadar takım üzerinde etkili olacağını tahmin etmemiştim.

Beşiktaş karşılaşmasında iyi bir Fenerbahçe izledik.

Geçen hafta da konuştuk burada; Nene, Sidiki ve Kerem neredeyse penaltıdan daha basit pozisyonları harcamasalar bugün çok daha başka şeyler üzerine yorumlar yapıyor olurduk.

Kayserispor’a karşı bu kadar net pozisyonlara giremese de özellikle ikinci bölgede ortaya koyduğu oyun, pas bağlantıları, kaybedilen topların orta alanda Kante ve Guendouzi ile kısa sürede kazanıldıktan sonra tekrar oyun girme şekilleri Fenerbahçe’nin rakibine karşı belirgin üstünlük kurmasına neden oldu.

Şöyle bir yorum yapmanın zamanının geldiğini düşünüyorum; Appiah ve Aurelio ikilisinden sonra en iyi orta alan tandemi oldu diyebiliriz; Kante ve Guendouzi için.

Malum o kadronun hücum gücü bugünkünden kat be kat üstündü.

Alex, Anelka, Tuncay gibi rakip kalede her an sonuç değiştirecek oyuncular vardı.

Bugün Fenerbahçe’nin yegane forveti Sidiki.

Öyle olduğu için de gol atmak çok güçleşiyor.

Lafı geldiği için yazacağım; Fenerbahçe’nin futbol aklı Sidiki’ye bir yatırım gözüyle bakıyor. İleride çok iyi oyuncu olacağını düşünüyor.

Bu takımdan gelecek vadeden çok fazla oyuncu geldi geçti, gitti.

Ferdi, Kim, Arda ilk aklıma gelenler; pozisyondan bağımsız konuşalım, Sidiki’ye baktığınızda, gelecekte saydığımız oyuncular gibi etkili olacağını, Fenerbahçe’ye para kazandıracağını hissediyor musunuz?

4-0 kazanılan bu maçta bile ilk golün ne büyük zorluklarla atıldığını lütfen hafızanızın bir köşesinde tutun.

Başta konuştuğumuz temel sorun kadar önemli bir detaydır, Fenerbahçe’nin gole ulaşma sorunu.

İkinci bölgede rahatlıkla top çeviren, öncesinde ona sahip olan, rakibe vermeyen Fenerbahçe’nin ceza sahasına girmede ve gol pozisyonu üretmede ne kadar zorlandığını hep birlikte izledik.

İlk yarı yine asimetrik bir oyun vardı sahada.

Hem Tedesco hem de oyuncular bir golün her şeyi değiştireceğini çok iyi biliyorlardı.

Golün geldiği zamanlama bu açıdan anlamlıdır.

Devreye 0-0 girmekle 1-0 girmek arasında kuşkusuz psikolojik olarak da büyük fark oluyor.

O gol olmasa belki de Tedesco ikinci yarı Skriniar’la devam edecek, oyuncuyu riske atacaktı.

Bu da zorluk seviyesi giderek yükselecek karşılaşmalar için de bir handikap olacaktı.

Kante birçok bakımdan hem Tedesco’nun hem de sahadaki arkadaşlarının işini kolaylaştırdı.

Asimetrik oyundan söz ettik; bu oyunun sadece tek yönlü ve tek bölgeden hücum ederek oynanmasını getirdi ki çoğunlukla sol kanattı.

İlk yarı Nene hiç ortalarda görünmedi.

İkinci yarı gollerle birlikte bu asimetrik kuşkusuz kayboldu.

Talisca, Kerem, Brown ile etki seviyesi çok yüksek hücumlar geliştirdiler.

Goller buldular.

Aynı zamanda bir ritim da kazandı takım. Beşiktaş maçıyla birlikte, Galatasaray’ın da Trabzonspor’a kaybetmesinin etkisiyle hava bir anda değişti diyebiliriz.

İki hafta sonra oynanacak derbi karşılaşmasına çok önemli bir hazırlık ve altlık oluşturmuş oldular.

Form seviyesi yukarı çıkan oyuncularıyla birlikte bu maçın favorisi haline gelmesi de rakibini strese sokacaktır diye tahmin ediyorum.

Yorum bırakın