Fenerbahçe gücünü gösterdi.


Fenerbahçe 20 Temmuz’dan bu yana her hafta bir resmi maça çıkıyor, Süper Lig başladıktan sonra bu 2 maça yükseldi. Rakiplerinden çok önce sezonu açmakla kalmadı; diğer tarafta hem o çok eleştirdiğimiz her sene yeniden yapılanma sorunsalı ile uğraşıyor, hem bir oyun planı oturtmaya hem de takım olmaya çabalıyor. Tüm bu saydığımız olgular ülkemizin futboluna yabancıdır …

Farklı 11’lerle oyun kurma


Jesus dün akşam Çekya’da yaş ortalaması 25,3 olan bir takım sahaya çıkardı. Herhalde ortalamayı aşağı çeken en önemli etken hafta arasında kendisine 10 numaralı formanın emanet edildiği Arda Güler’di. Arda Güler’in sahaya sürülmesini Jesus adına radikal bir hamle olarak not etmeliyiz. Başka radikal hamleleri daha vardı; Lemos, Crespo ve Serdar Dursun da daha önceki karşılaşmalarda …

Jesus’un forma adaleti


Adil oyun takım içinde adaletli kadro seçiminin ayrılmaz parçasıdır. Forma dağıtımında bir gözü kapalı bir eli de terazinin kefesinde dengeleri değiştirecek şekilde ayar yapan teknik direktörün takımın iki yakasını bir araya getirmesi çok zor olur. Her teknik adam takıma kendi imzasını atmak ister. Karizması yüksek kişilikler için bu egosal bir sorun haline de gelebilir. Sonuç …

Fenerbahçe, fantastik gollerle tura çok yakın!


Şampiyonlar Ligi ne kadar travmatikse, Avrupa Ligi’nin takımlarımızın dişine göre rakiplerin olduğu bir seviyeye karşılık geldiği çok açık. Her ne kadar Fenerbahçe’nin Dynamo Kiev’i geçmesi gerektiği düşünüyor olsam da sonrasındaki aşamaların o kadar da kolay geçemeyeceği malum. Fenerbahçe kolay bir takımla oynadı. Adını okumaya çalıştığımızda eski Çekoslavakya’nın Slovakya tarafını çağrıştırsa da aslında Çekya’ya ait bir …

Jesus ile yanlış takım!


Bu köşede 13 senedir yazıyorum; çok değil, 1-2 yıldan beri okuyanlar bilir ki teknik direktörcü bir yazar oldum her zaman.   Ne demektir teknik direktörcülük? İşin özü şu; sezonun 25-26. Haftalarına kadar yaptığı her türlü hatayı anlamaya çalışan, cümleyi tekrar kuruyorum ve ‘hata’ kelimesini de çıkarıyorum, yapmaya çalıştığı her türlü taktiksel kurguyu takip edip, bir …

Jesus ile yeni bir takım


Bir Avrupa Kupası karşılaşmasında öncelikli 2 hedef vardır. Gol yememek ve tabii ki yenilmemek. Fenerbahçe, Lucescu’nun çalıştırdığı bir takıma karşı öncelikle bunu başardı. Hoca’nın ismini özellikle belirttim, çünkü aynı şeyi o da başardı ve çok iyi biliyoruz ki deplasmanlarda bu taktiksel hedefi daha da iyi başarıya dönüştürmeyi bilen veya becerebilen bir teknik direktöre sahip Dynamo …

İsmail Kartal ile devam edilmemelidir!


Sezonun ilk yarısında Fenerbahçe için sonun başlangıcı Gaziantap FK karşılaşmasıydı. 3-2 kaybedilen maçın peşinden Kadıköy’deki Beşiktaş derbisi Vitor Pereira’nın vedası oldu. Sonraki hafta da Fenerbahçe 2 oyuncusu atılan 9 kişilik Karagümrük’ü yenememişti. Karagümrük geçen sezon Fenerbahçe’ye şampiyonluğu altın tepsi içinde sunmuş; ancak sarı lacivertliler sahasında Sivasspor’a kaybedince Beşiktaş mutlu sona ulaşmıştı. Karagümrük ligin dişli takımlarından …

Gerilimi yüksek temaslı oynanan derbi


Derbinin ilk yarısında Beşiktaş 9, Fenerbahçe 7 faul yapmış; sarı kartlarda da evsahibi takımın 4-2 üstünlüğü vardı. Maç 22’ye 13 faul, 6-3 de sarı kartla tamamlandı. İki takımın da Süper Lig’deki pozisyonu düşünüldüğünde bu gerilimin nedeni anlaşılamadı. Verilere baktığımızda Beşiktaş’ın sert bir oyun ve mücadele ortaya koyduğunu söyleyebiliyoruz. Zaten başarılı pas sayısında da 176’ya 302’lik …

Nasıl başardı Fenerbahçe?


Fenerbahçe ligde üst üste yedinci, son 11 karşılaşmada da 10. Galibiyetini aldı. Bu Trabzonspor’un sezonun ilk yarısındaki 8 maçlık serisinden sonraki en iyi performans olarak dikkat çekiyor. Dikkat çeken sadece istatistiksel olarak Fenerbahçe’nin üst üste kazanması değil; takım olgusunu güçlendirip, iyi de futbol oynayarak ve her karşılaşma başka bir hikaye yazıp, daha da önemlisi taraftarıyla …

Ve övgü sırası İsmail Kartal’da…


Uzun yıllardır Fenerbahçe’yi bu kadar istekli, her karşılaşmada üzerine koyarak ve mücadele azmini yukarı çıkararak üst üste böylesine iyi oynadığı bir sezon hiç görmemiştik. Haftalardır birçok futbolcuyu burada mercek altına alıp, övüyor; bir türlü İsmail Hocaya sıra vermiyor hatta geldiğinde de mutlaka eleştirel bir detay sıkıştırıp onu yazıyordum. Bunun kendi içinde sebepleri vardı; öncelikle kuşkusuz …