Mehmet Baransu’nun Ekşi Sözlük’ü yok edecek “liberal” demokrasi anlayışı


Mehmet Baransu, Ekşi Sözlük’ün kapatılmasıyla ilgili olarak Twitter platformundan bir kampanya başlattı. Nedenini; site üzerinden dini değerlere saygısızlık yapılması, hakaret edilmesi şeklinde açıklıyor.

Özgürlük dediğimiz kavram toplumsal hayatın çizdiği sınırlar çerçevesinde kişinin hareket alanını gösterir.

Özgürlükler toplumların gelişmesiyle nitelik kazanır.

Özgürlüğün düşünce ve eylemde farklı uygulama sınırları vardır. Demokrasi bu uygulamanın toplumsal hayattaki karşılığıdır.

Anayasal olarak güvence altına alınmıştır ki; kişinin düşünce ve kanaat özgürlüğü vardır, düşünce ve kanaatlerinden ötürü kınanamaz veya suçlanamaz.

Kişi düşünce ve kanaatlerini açıklayabilir; ancak bu eyleme dönüştüğü noktada yasalar onu sınırlandırır.

Ancak toplumsal hayat sadece yasalar yoluyla değil gelenek ve göreneklerle dengelenir. Kişi hareketlerini, düşüncelerini bütün bu çerçevede değerlendirerek şekillendirir.

Toplumsal hayat dinamiktir. Bu nedenle de toplumsal hayatı ilgilendiren her şey aynı şekilde hareket halindedir.

Asla durağan değildir; toplumsal devinimi durdurmak, geriye döndürmek isteyenler tarih içinde dönemsel kazanımlar sağlamışlarsa da sonuç hep aklın, bilimin, bilginin gelişimi yönünde olmuştur.

Toplumsal hayatın içinde İnternet Fenomeni

İnternet 1960’lı yıllarda ABD hükümeti tarafından bilgi paylaşımı sağlamak üzere kurulmuş bir teknolojiyken özellikle geride bıraktığımız yüzyılın sonlarına doğru tüm dünyada bilginin biriktirildiği, paylaşıldığı, yorumlandığı, kişilerin kendilerini ifade ettiği sosyal bir alan halini almıştır.

Çocukluğumuzda gazetelerde “bunu biliyor musunuz?” diye köşeler vardı. “Bir bilgiyi herkes iki kişi ile paylaşırsa 8 saat içinde bilginin ilk çıktığı kişinin kendisine geri geleceğine” yönelik başlıklar olurdu. Oturup matematiksel hesaplar yapardık. İspatlamaya çalışırdık.

Şimdi bu haberleşmeyi internet üzerinden yapabileceğimiz birçok araç var.

İnternet bilginin bir takım kişilerin elinde toplanmasını engelleyen çok önemli bir kaynak haline gelmiştir.

Artık sıradan insanlar blogları aracılığıyla yorum yapabilmekte, en güzeli düşünce üretmekte, dahası paylaşabilmektedir.

Bu ne demektir? Ne bilgi ne düşünce tek bir merkezden yönetilememektedir.

Eskiden egemen güçler basın, TV yoluyla insanlara dilediği bilgiyi verir, yönlendirirken artık internet dediğimiz araç sayesinde her neyi tartışıyorsak onun farklı taraflarını da öğrenmenin yolu açılmıştır.

Haber sadece kelimelerle değil, görüntü yoluyla paylaşılabilmektedir. Bu gerçeğe daha fazla yakınlaşmanın, düşünmenin önündeki engelleri kaldırmanın en önemli yardımcısıdır.

Facebook, Twitter gibi paylaşım sitelerinin yarattığı etkiyi anlatmaya gerek yoktur.

İnternetin her sonucunun, içeriğindeki her bilginin doğru olduğunu söylemek gülünçtür. Toplumsal yaşamın her noktasında nasıl örgütlenmeler, çıkar ilişkileri, enformasyon-dezenformasyon varsa internetin yapısının da buna uyum sağlayacağı gözden kaçırılmamalıdır.

Ancak tek bir farkla; eskiden egemen güçler toplumu tek bir kaynaktan etkileme şansı varken artık kontrol edemedikleri geniş bir şebekeden beslenen alternatif bir güç oluşmuştur.

Temel mesele ve sorun da işte bu gücün egemenlerin istediği şekilde hizmetlerine girmesidir.

Ekşi Sözlük

Mehmet Baransu’nun şikâyetçi olduğu Ekşi Sözlük de bu platformlardan sadece bir tanesidir. Yaklaşık 50.000 üyesi ile çok önemli bir sivil toplum örgütlenmesidir.

Ekşi Sözlük için kendisinin ifadesiyle sadece “kutsal bilgi kaynağı” olarak tanımlama yapmak doğru değildir.

Sivil toplum örgütleri toplumun nabzını tutar. Olaylara karşı verilen tepkinin niceliğini ve niteliğini ölçmek veya değerlendirmek için bu örgütlere ihtiyaç duyarız.

Hayata ait bütün ilişkilerin görünür, anlaşılır, bilinir ve paylaşılabilir olması bunun aksi durumunda oluşabilecek bütün olumsuzlukların da önüne geçer.

Soğuk Savaş herkesin herkesten şüphelendiği, örgütlerin yeraltında her türlü faaliyeti yürüttüğü, bu nedenle de neyin doğru olduğunun bilinemediği terör, korku yıllarıydı.

Bizim kuşağımız bu süreci sonundan yakalamış olsa da derinden yaşadı. Bütün olumsuzluklarını gördü. Bu nedenle özgürlüğün ne olduğunu çok iyi biliyor.

Siz bir şeyi yasakladığınızda onun varlığına neden olan düşünceyi ve kişilerini ortadan kaldıramıyorsunuz. Sadece yeraltına girmesine neden oluyorsunuz.

Yasaklar yaşam içinde bilinmeyen adacıkların oluşmasına sebebiyet verir. Bu adacıkların kime hizmet ettiğini anlamanız da mümkün değildir.

Herkesin bir kutsalı, tabuları, değerleri vardır. Toplumsal birliktelikler binlerce yılın ürettiği çatışmanın sonucu oluşmuş konsensüsün sonucu oluşur. Doğrular ve yanlışlar vardır. Biri doğru, diğeri yanlış yapar. Her ikisi de eylemlerinin sonunda öğrenir. Bir sonraki hareketinde adımını ona göre atar.

Demokrasinin diğer yollardan farkı da bu şekilde ortaya çıkar.

Baransu’nun yasakçı zihniyetinin anlayamadığı şey de budur; uygulamaya koyduğu şeyin bir sonraki durağı faşizme zemin hazırlamaktır.

Bugün bir internet sitesinin kapanmasını istemenin sokak ortasında kitapları yakmaktan hiçbir farkı yoktur. Bu nedenle de tehlikelidir.

Bizler yasakların olduğu bir dünyayı geçtiğimiz yüzyılda geride bıraktığımızı düşünür ve bunun artık geri gelmeyeceğine yönelik bir güvenlik duygusu ile yaşarken statüko ile mücadele ettiğini ve liberal politikaları savunduğunu iddia eden bir kişiden hele de devletin adli mercilerine ihbarda bulunarak eyleme geçmesini anlamak ve kabul etmek mümkün değildir.

Bu daha içinde bulunduğu dünyanın bile farkına varamamak demektir.

Bundan birkaç ay önce kendisine temel hukuk bilgisi aktarmıştım. (*) Sanırım kendisi hala bunu tam olarak ayırt edememiş görünüyor.

Cezalar kişiseldir. Kişilerin yaptıkları eylemlerden ötürü kurumlar suçlanamaz. Hukuk, adalet, yargı bu dengenin sağlanması için durmaksızın görev yapar, aracı olur.

Kurumların yaşaması bir demokrasi kültürünün yaratılması bakımından çok önemlidir.

Baransu inancının gereklerini toplumsal yaşamın en önemli unsurlarından ve araçlarından biri olan demokrasi kavramının önüne koyuyor. Bugün kendi düşüncesine yakın olanlar iktidarda olabilir. Ancak önemli olan iktidarda dahi olsanız demokrasinin genel teamüllerinden taviz verilmemesini savunmaktır.

Çünkü o demokrasi yarın iktidardan uzaklaştığınızda yine size lazım olacaktır.

Bunu hesaplaşmaya dönüştürürseniz yarın konuşmak için ortam aradığınızda bulamazsınız.

Baransu’nun yapmaya çalıştığı şeyin 22 Kasım tarihinde başlayacak internet filtrelemesi çakışmış olması da bu sürece başka anlamlar katmaktadır.

Yaşadığımız tüm sorunların merkezinde demokrasi vardır. Kişilerin demokrasi karşısındaki tutumları, demokrasiye yaptıkları katkı ya da onu ortadan kaldıran eylemleri toplumsal sürecimizi derinden etkilemektedir.

Uzay Gökerman

(*) Mehmet Baransu gazeteciliğine katkı

Mehmet Baransu’nun Ekşi Sözlük’ü yok edecek “liberal” demokrasi anlayışı” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s