Adriana Lima ile Metin Hara nasıl bir araya geldi?


Adriana Lima’nın Türkiye’deki tanınırlığı, bilinirliği malumdur. Victoria Secret’s çok güzel yüzü olmuştur, vardır, ancak bizim topraklarımızın suyundan ve havasından olacak onun yüzü, gülümsemesi, sevecenliği daha yakın bulunmuştur. Hiç kuşku yok ki Acun Ilıcalı’nın “Var mısın yok musun?” isimli programına yarışmacı olarak dahil olması Adriana Lima’nın tüm Türkiye tarafından tanınmasında etki yaratmıştır. Adriana Lima’nın güzelliğinin yanı…

Neden Fransa ve neden o gençler adam öldürüyor?


Neden Fransa? Ekim 2005 sonbaharında Fransa’nın gettolarında bir ayaklanma patlamıştı. Sebebi iki Afrika kökenli gencin polis kontrolünden kaçarken, birinin ölmesi diğerinin de ağır yaralanmasıydı. Peşi sıra gettolarda yaşayan, aslen Afrikalı ancak Fransız vatandaşı olan gençler etrafı yakıp yıkmaya başladı. O tarihte “Bastil’e Doğru mu?” Diye bir başlık attığım yazıda olayların nedenini derinlemesine incelemiş ve bunun…

“Kullanışlı Aptallık” günahını nasıl affettirebilir?


Günah çıkararak, bir özeleştiri yapıp, kendisinin de bir çeşit “kullanışlı aptal”olduğunu ima eden itiraflara , en azından kamuoyuna bir açıklama borcu olan Ümit Kıvanç da katılmış oldu. Kullanışlı aptal olmak bir insanlık suçu mudur? Kullanışlı aptallar ne yapmıştır? Kullanışlı aptal olmak nedir? Öncelikle bütün meyveleri bir sepete koymak anlamlı değildir. Çünkü beş parmak nasıl bir…

Mutlak İktidar nasıl sona erdi?


22 Temmuz 2007 seçimlerinde AKP%47’lik bir oy aldığının hemen ertesinde“Mutlak İktidara dönüştü” şeklinde bir başlık atmıştım. Bu Türkiye‘de daha önce görmeye alışkın olmadığımız türden bir sonuçtu. Ve yine o gün yazıda altını çizdiğim olgu da ilginç; “önümüzdeki seçimlerde barajın % 5’e çekilmesinin çok daha demokratik ve rasyonel olacağını düşünüyorum.”   Ancak ne 2011’de ne de…

Sosyal Medya yoluyla hayranlıklarımız pazarlamaya mı dönüşüyor?


Bir markaya ne kadar çok önem verirsek o markanın değeri arttığı gibi bizim de sosyetedeki farkımız, ayrıcalığımız oluyor. Çok zor ve gerçekten yorucu saatler sonrasında kazandığımız parayı; çok kısa süre içinde ve emek değeri düşürülmüş tesislerde üretilmiş bu markalara akıtıyoruz. Birçok sohbet ortamında duymuşsunuzdur. “Babam, memur/öğretmen/asker/işçi olmasına rağmen tek bir maaşla dört çocuk okutmuş. Şimdi…

Fast food “seks” mi yoksa Carpe Diem mi?


Hollywood filmlerinde “cinsellik” kadın ve erkek kahramanın, çıkmaz bir sokak, asansör, merdiven sahanlığı, sokak kapısı girişinde gerçekleştirdikleri, genellikle erkeğin (etek giymiş) kadını duvara yaslayarak iç çamaşırını yırtarcasına çıkardığı, kadının erkeğin kemerini çözmesine yardımcı olduğu, ilgili araçların hiç zorlanmadan yolunu buldukları, üç beş gidip gelmeyle bir dakika içinde “beraberce” sona ulaştıkları bir “şey” olarak sunulur. Bütün dünya seksin buna…

Kişisel bilgilerimiz kimin tarafından fişleniyor?


İleri görüşlü bir takım fütürist yazarlar geleceğin dünyasına dair geçtiğimiz ve bir önceki yüzyılda ilginç eserler yazdılar. 1984 bunun en bilineni ve popüleridir. Güçlü devlet vurgusuyla vatandaşın attığı her adım izleniyor, ne yapıyor, ne düşünüyor, hatta cinsel ilişkiye girip girmediği takip altında tutuluyordu. Çünkü devletin bilgisi haricinde bir kadınla erkeğin bir araya gelmesi, ilişki kurması…

“Bırak hayatını bok götürsün!”


Kadın tarih boyunca hep gizli özne olmuştur. Yani ortada bir eylem vardır ancak bu kimin tarafından yapıldığı cümle içinde açık seçik olarak vurgulanmamıştır. Oysa belki de tarihsel süreçlerin içindeki bütün fiillerin en az yarısı kadınlar tarafından gerçekleştirilmiştir. Tarih sahnesinde kadına dair çok az kimlik görürüz. İsa’nın annesi Meryem. Yine adı İsa ile anılan bir diğer…

Her şeyi cinsel organlarıyla görmeye nasıl başladılar?


Cumhuriyetin ilk yıllarında merkezi hükümet modern bir ülke yaratma amacıyla görüntüsünü batıya benzetmek için elinden geleni yaptı. Kadın ve erkekler batıda insanlar nasıl giyiniyor, yaşıyorlarsa aynısını taklit etmeye başladılar. Kuşkusuz bu yoktan var edilmiş insanlarla yapılacak bir şey değildi. Ortada bu yaşama kolaylıkla uyum sağlayabilecek bir sosyete vardı. Yakup Kadri’nin Kiralık Konak, Attila İlhan’ın Dersaadet’ye…

“Damarlarımızdan ne kadar komünizm akıyor?”


“Haziran kalkışması Türkiye halkının önemli bir bölümünün aydınlanma değerlerine sahip olduğunu, sınırsız demokrasiye tutkun olduğunu, paylaşımcı olduğunu, kamucu olduğunu (yani geçmişten gelen varlıkların kapkaççılar tarafından yağmalanmasına) karşı olduğunu, bu anlamdaki bir kapitalizme de karşı olduğunu, bu kapitalizmin siyasi iktidar tarafından temsil edildiğini de teşhis ederek ortaya koydu. Sınırsız demokrasi, paylaşımcılık, ihtiyaca göre dağıtım, kamuculuk, aydınlanmacılık……