“Kullanışlı Aptallık” günahını nasıl affettirebilir?


Günah çıkararak, bir özeleştiri yapıp, kendisinin de bir çeşit “kullanışlı aptal”olduğunu ima eden itiraflara , en azından kamuoyuna bir açıklama borcu olan Ümit Kıvanç da katılmış oldu.

Kullanışlı aptal olmak bir insanlık suçu mudur?

Kullanışlı aptallar ne yapmıştır?

Kullanışlı aptal olmak nedir?

Öncelikle bütün meyveleri bir sepete koymak anlamlı değildir. Çünkü beş parmak nasıl bir değilse, içinde birçok unsuru barındıran AKP’severliğin veya AKP’nin büyük demokrasi yürüyüşüne destek, burjuva demokratik devrimine omuz verenlerin de hepsi birbirinin aynı değildir, olamaz.

Hele Ümit Kıvanç gibi entelektüel derinliği olanların mutlak surette başka bir sınıflandırma içinde olması şarttır.

Benim için büyük hayal kırıklığı ve üzgünlük sebebidir, kızgınlığımın hiç azalmayan derecesi de bundandır.

1989 yılında Aylık Sosyalist Dergi Birikim yeniden çıkmaya başladığında büyük coşkuyla karşılaşmıştım.

Eşzamanlı veya yakın süreçlerde çıkan Murat Belge’nin yazdığı Sosyalizm Türkiye ve Gelecek isimli kitap yıllardır dogmatik bir tartışma yürütülen “sosyalizm” sorununa farklı bir bakış açısı sunmuş, peşinden de uzun uzun konuşulmuştu.

Üniversiteye gidiyorduk ve her ay çıkan Birikim dergisi içindeki bazı yazıları günlerce, geceler boyunca uzun uzun tartışıyorduk.

Murat Belge, Ömer Laçiner, Ahmet İnsel, Taner Akçam, Ümit Kıvanç yazılarını hiç kaçırmadan okuduğum yazarlardı.

Özellikle sovyetik sosyalizm eleştirilerini, sosyalizm adına yapılan gelecek perspektiflerini okumak, tartışmak, üzerine düşünmek zengin bir entelektüel birikim sağlıyordu.

Kişisel anlamda bu yazılardan çok yararlanmış olduğumu, demokratik bakışımı belirlemede merkeze oturttuğumu söylemeliyim.

Ancak, özellikle 1991’de çöken Doğu Blokunun enkazının üzerine hiçbir şey koyulmuyor oluşu rahatsızlık yaratmıştı bende.

“Çünkü sorun anlamak, eleştirmek değil, onu değiştirmek, yeniden kurmak olmalıydı.”

Yıllardır yapılamayan şey buydu zaten.

Birikim Dergisi ve yazarlarının 1991 yılından sonra tüm meşguliyetlerini sosyalizm sorunlarından çıkarıp, Türkiye içi siyasete yoğunlaştırmaya başlamaları da hissedilir seviyelerdeydi.

Ümit Kıvanç’ın ifadesinde kristalleştiği gibi sorun asker, vesayet rejimi, Kemalizm’di.

Birikim Dergisi’nin değişen bu bakış açısıyla birlikte benim de dergiyi takip etmem sona erdi.

Kısa süre sonra derginin kadroları çeşitli gazetelerde günlük yazılar yazan köşe yazarlarına dönüştü.

Oysa Murat Belge’nin bir İlhan Selçuk eleştirisi hatırlarım, onun yaptığı işin ne irrasyonel olduğunu yazmıştı. Ona göre işi gücü günlük köşe yazıları yazmak anlamsızdı.

Birikim Dergisi yazarlarının 1991 yılında başlayan ve fiilen 17 Aralık 2013’te sona eren, sonrasında da ne büyük yanılgılar içinde olduklarını belirten itiraflara dönüşen bu süreçte, tüm hedefin Birinci Cumhuriyeti tüm kurumlarıyla yıkmak olduğunu söyleyebilirim.

Bunun için çeşitli ittifaklar kurduklarını da biliyoruz.

Olabilir.

Kimse düşüncesinden, fikirlerinden ve bu uğurda yaptıklarından ötürü suçlanabilir mi?

Birinci Cumhuriyet bir 20. Yüzyıl projesidir ve olduğu gibi muhafaza edilmeye çalışması hayatın diyalektiğine aykırıdır.

Birinci Cumhuriyetin kurumlarının dönüştürülmesi bir demokrasi sorunudur aynı zamanda.

Türkiye’nin siyasetiyle ilgili olan bir entelektüelin bütün bu mücadelelerin dışında kalması elbette beklenemez.

Peki, kullanışlı aptalların sorunu neydi?

Açıkçası kendisine bu yakıştırmayı yapmış ilk Taraf yazarının ne yaptığı nasıl kullanıldığıyla hiç mi hiç ilgilenmiyorum. (*)

Yıllarca değer verdiğim, inandığım bazı kişilerin işi gücü bırakıp, hayatlarının bütün merkezine Birinci Cumhuriyeti yıkıp, yerine kendilerinin nemalanacağını “yeni düzeni” kurmaya çalışanlarla birlik olup, hatta Murat Belge gibi sosyalizm söylemini bile terk edip, siyasal liberalizme kayan söylemine karşı ilk tepkiyi 20 Haziran 2008 tarihinde vermiştim. (**)

Kuşkusuz daha büyük hayal kırıklığım vardı; Murat Belge Taraf Gazetesi’nde yazmaya başlamıştı. (***)

Türkiye’de entelektüel denince akla gelen ilk beş adam arasındadır Murat Belge; kuşkusuz benim gibi birçok kişinin düşünsel altyapısında katkısı vardır.

Sadece Murat Belge değil, yukarıda adını andığım kişilerin de ayırmak mümkün değildir ve elbette Ümit Kıvanç da ne dediği, yaptığı belirleyicidir.

Entelektüel olmak yanılmamak anlamına gelmez.

Herkes yanılır hata yapar. Ancak hatalar pratiğe yöneliktir; bir kişi ideolojisine ters bir hata yapıyorsa orada güven sarsılır, hatta yok olur.

Sen dogmatizme, totalitarizme, her türlü anti demokratik, vesayetçi ideolojilere karşı duruş sergileyecek, bütün hayat pratiğini buna göre düzenleyeceksin ve hatta sosyalist olarak ortaya çıkacaksın, sonra belki de sosyalizmin en büyük diyalektik çelişkilerinden biri olan liberalizme hizmet eden bir savrulma içine gireceksin.

Sonra çıkıp bunu dönemsel stratejik bir hamle olarak ifade edip, sosyalizme geçiş için demokratik burjuva devrimin tamamlanması (****) adına yaptığını ilan edeceksin, sonra da bağlaşık kurduğun kişilerin, kurumların, cemaat ve örgütlerin sizi kandırdığını, yalan söylediğini, hata yaptığını söyleyeceksin.

Bu iş o kadar kolay değildir.

Bu mesela son 40 yılda sıklıkla gördüğümüz ve adına liboş dediğimiz bir takım “aydınların” yanılmalarından, savrulmalarından, “dönmelerinden” nitelik olarak farklıdır.

Bu nedenle günah büyüktür.

Ve bunu affettirmenin yolu, özür dilemek ya da yanıldım demek değil; en azından bugüne kadar yapmadığınız, unuttuğunuz şeye, sosyalizme dair bir şeyler yapmanızdır.

Ajandanızda var mı?

Ancak Ümit Kıvanç hala “Düşkün Kemalistleri, ordusever tahsilli faşistleri, haziransever nasyonal sosyalistleri dehşete düşürme pahasına ifşa ettiğim bu hakikatin yanına.” şeklince cümleler kurabildiğine göre böyle bir derdi olmadığı, yıllarca yaptığının yanına yenilerini eklemeye çok uygun olduğunun da mesajını veriyor.

Zaten tüm mesele de budur. Burada ifade edildiği kadar bir pişmanlık bulunmamaktadır.

“Ben sosyalistim!” diyerek başka bir kategoriye geçmeye çalışmak!

Sanırım bundan herkes başka şeyler anlıyor.

(*)http://blog.radikal.com.tr/turkiye-gundemi/turkiyenin-kullanisli-aptallari-ve-alcaklari-kimlerdir-91834

(**)http://blog.milliyet.com.tr/murat-belge-nin-yeni-liberal-sol-cizgisi/Blog/?BlogNo=115824

(***)http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=112106

(****)http://blog.radikal.com.tr/politika/sosyalist-solun-sorunlari-95494

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s