Özgüven ve gövde gösterisi


Fenerbahçe golü 52. Dakikada yedikten sonra Antalyaspor kalesine yoğunlaştırdığı ataklara bakalım. Dakika 56; sol kanattan gelen köşe vuruşuna Tisserand müthiş bir kafa vuruşu yapıyor, az farkla dışarı çıkıyor. 57. dakikada Caner korner kullanıyor, top Samatta’nın kafasıyla buluşuyor ve üstten kaçıyor. 58. dakikada yine Caner’in ortasına Pelkas kafayı vuruyor, önce direk sonra da top kalecinin kucağına …

Erol Bulut etkisi…


Fenerbahçe bir büyük maçtan fazlasını kazandı. Evet, Fenerbahçe’nin sahasında çok uzun yıllardır Trabzonspor’a yenilmeme gibi bir serisi var ama geride kalan 4 sezondur yenemiyordu da ve buralarda kaybettiği puanlar şampiyonluk yarışlarında etkili oluyordu. Büyük maçları kazanamayan takım görüntüsü oyuncular üzerinde baskı oluşturması muhtemel bir sonuçtu. Bunu kırmış oldu. Diğer taraftan Fenerbahçe’nin sahasındaki maçları kayıpsız geçmesi …

Fenerbahçe’ye İzmir’den değerli 3 puan


Zor sayılacak bir İzmir deplasmanından Fenerbahçe 3 puan ile dönmeyi başardı, diyebiliriz. Göztepe zor ve güçlü bir rakip, sezon içinde bu galibiyetin ne kadar önemli ve değerli olduğu ilerleyen haftalarda daha da net olarak görülecektir. Erol Bulut yeni gelen transferlerin de katkısıyla ilk 11’de iki yeni oyuncu tercihi ile başladı; Nazım ve Pelkas. Soru şu; …

Erol Bulut’un şansı; Samatta ve Altay…


Karagümrük iyi takım; yani karşılaşma öncesinde tesadüfen liderlik koltuğunda oturmuyordu. Bu, Fenerbahçe 1-0 öne geçtikten hatta 2-1’den sonra, özellikle rakip kaleye giderken bilinçli top çevirmelerde daha net olarak ortaya çıktı. Fenerbahçe’nin yeni kurulmuş, birbirine alışma devresinde olan, belli bir oyun ve pozisyon bilgisi olmayan ancak yetenekli futbolcularının spontane yaratıcılıklarıyla sonuca gitmeye çalışan; savunma kurgusunu sağlam …

Topu en hızlı hangi takım oyunuyor?


Ligin 3. Haftası tamamlandı ve yavaş yavaş da takımların verileri yerli yerine oturmaya başlıyor. Geçen hafta derbi oynanmadan Galatasaray'ın ligin en hızlı topunu oynadığına yönelik bazı "gözü kapalı" yorumlar konuşuldu. Bu tartışmalar uzar gider ve sonuca da bağlanmaz; mesele hangi takımın daha hızlı oynadığını sayısal verilerle destekleyerek anlamak olmalıdır. Bu aynı zamanda Süper Ligin standart …

Fatih Terim’e de Erol Bulut’a da yetti!


Önce şuradan başlayalım. Hafta içi karşılaşmayı kimin yöneteceği açıklandıktan sonra malum bir grup, yoğun bir şekilde manipülasyona başladı; genel eğilim Ali Palabıyık’ın Fenerbahçe’nin işine yarayacak bir atama olduğu yönündeydi. Medyadaki bu gruba bakınca önemli isimler olduğunu görüyoruz. Bunun hakemi baskı altına aldığı da muhakkak bir gerçek ki Ali Palabıyık’ın maç boyunca verdiği tartışmalı kararlarda etkisi …

Derbide sonucu Fenerbahçe belirler!


Hafta sonu sezonun ilk derbisi oynanacak. İlginç bir dönemden geçiyoruz, futbol tarihimizin en önemli derbisinde de bu anlamda ilkler yaşanıyor. Modern zamanlarda daha önce herhangi bir Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin seyircisiz oynandığı hiç olmamıştı. Diğer yandan sezonun 3. Haftasına yerleştirilmiş bir derbi var ki bu da yakın zaman dilimi içinde ilk defa yaşanacaktır. Bence her ikisi de …

Erol Hoca’nın kafası rahat değil


Fenerbahçe son üç sezonda takımının üçte birini değiştirerek bugünlere geldi. Bir başka ifadeyle her sezon yeni bir takım kurdu ve bu takımın sahada uyum içinde oynamasını bekledi. Karşılaşma öncesindeki yorumlar Fenerbahçe’nin yedek kulübesinin sahadaki ilk on birden daha iyi olduğuna yönelikti. Bu ne demektir? “Fenerbahçe’nin alternatifi bol, kaliteli bir kadrosu var!” Peki bu iyi bir …

İlk elin günahı olmaz


Eskiden mahallede oyun oynarken “ilk elin günahı olmaz” derdik. Yanlış anlaşılmasın buradaki eller Rizespor’un penaltılara sebebiyet veren oyuncuları Selim Ay ve Moroziuk ait olanlar değil. Fenerbahçe’nin kazanmasına rağmen iyi görünmemesi, dağınıklığına dairdir. Daha en başından “şöyle olmaz, bu doğru değil” formatında yorum yazmak gerçekçi değil; ancak sahada göze çarpan birkaç sorunu da not etmek gerekiyor. …

Emre Belözoğlu olmak!


Çok tercih ettiğim bir yöntem değildir ancak kimi yazılar vardır, güncelliğini belki bir ömür boyu korur veya bir durumu, olayı, olguyu kişiyi anlatmanın en iyi yolu o yazı olmuştur, bu nedenle tekrar tekrar da okumak gerekir. 5 Ocak 2012’de “Fenerbahçe’de Emre Belözoğlu olmak”(*) başlıklı bir yazıdan uzunca bir bir alıntı yapacağım. Yazıyı okuduktan sonra bence …