Yılın son füzesi Fenerbahçe’den


Büyük takımların oyunu çözme alternatifleri vardır ve olmalıdır. İyi ve istikrarlı futbol bu alternatifleri en az bir oyun planının etrafına yerleştirebilme başarısı gösterilebildiği zaman oynanır. Fenerbahçe’nin bir takım omurgası var; bu gerçekten çok önemli bir detaydır. Takım, birbiriyle oynama alışkanlığı olan kadro demektir. Kadro yetenekli ve kaliteli futbolculardan oluşmaktadır. Bunun en önemli ispatı oyun planı …

Mücadelenin gücü kazandı!


Fenerbahçe nasıl kazandı sorusunun cevabı Ozan Tufan'ın golüdür. Üç futbolcunun birden rakibe baskı yaparak topu kaptıklarında golün yarısı hak edilmişti. Sonra şut çekmeye müsait durumda kalan Ozan, Kulübün paylaştığı fotoğrafta da görüleceği gibi mükemmel bir gol vuruşu pozisyonu alarak çektiği şut ile neticeyi belirlemiş oldu. Bir derbi maçını kazanmanın ilk şartı mücadele etmektir. Fenerbahçe, Beşiktaş'tan …

Fenerbahçe-Beşiktaş derbisine doğru; sayıların söylediği


Hafta sonu oynanacak derbi için takımların sayısal verileri üzerinden bir genel durum değerlendirmesi yaparak, düşünelim. Fenerbahçe ile Beşiktaş’ın maç başına pas ve isabetli pas yüzdeleri ilginç bir şekilde aynı ortalamayı yakalamış görünüyor; %84 – 472/557. Fenerbahçe Beşiktaş’a oranla topla oynamada 2 puan önde duruyor; %63. Fenerbahçe, ortalama 18 şut ile oynarken bunların 6 tanesinde isabet …

Ersun Yanal işine çalışmıyor


Sivasspor’dan başlayalım; zaten Ersun Yanal’ın da maç öncesinde oynayacağı plana hazırlık bakımından oradan başlaması gerekirdi. Sivasspor ligin topla en az oynayan, pas yüzdesi en düşük takımlarından biridir. Maç başına %74 ile 271 başarılı pas ortalamasıyla oynuyor. 3-1 kazandığı bu maçı %70 ve 195 pasla tamamladı. Geçen hafta yine 3-1 kazandığı Yeni Malatya karşısında da sadece …

Fenerbahçe’de usta ayakların kalitesi


Fenerbahçe sahasında Konyaspor’dan sonra Gençlerbirliği karşısında da usta ayaklarının sonuca giden futboluyla yine görkemli bir galibiyet aldı. Gençlerbirliği maça kendi alanında Fenerbahçe’ye çok fazla oyun alanı bırakmayacak bir yerleşimle başladı. Attıkları gole kadarki bölümde de planında başarılı oldu. Bu bölümde Fenerbahçe topa %80’e %20 sahipti. Ancak bunun da büyük bölümü Serdar Aziz ile Sadık arasındaki …

Sayısal verilerle; ilk 13 haftada Fenerbahçe


Fenerbahçe’nin sezon başı kadro planlamasında eksik bıraktığı iki pozisyon vardı. Bunlardan biri Caner Erken’in takımdan ayrılmasından bu yana boşluğu hissedilen defansın sol kanadı ve uzun yıllardır bir türlü doğru tandemin bulunamadığı stoper mevkii. Hasan Ali’nin hazırlık turnuvasında sakatlanmasıyla alternatifi olmayan bölgeye sağ kanattan takviye yapıldı. Ancak Isla’nın ilk maçtan sonra sakatlanmasıyla Fenerbahçe’nin bir anda o …

Fenerbahçe çok dağınık oynuyor.


Yer Malatya; yine uzamış bir maçın ilk yarısın Fenerbahçe bir penaltı atışı kullanıyor. Emre'nin tam vuracağı sırada kaleci bir adım öne çıkıyor ve kendisine avantaj sağladığı bir durumda penaltıyı kurtarıyor. Maç hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor... Yer İzmir... Göztepe penaltı atıyor; Altay kendisine avantaj sağlayacak şekilde ileri çıkıp atışı kurtarıyor ve oyunu da hızla …

Ersun Yanal’dan beklenen


Ersun Yanal’ın teknik direktörlük kariyerindeki en büyük başarısı 2013-14 sezonunda Fenerbahçe’nin başında yaşadığı şampiyonluktur. Bu şampiyonluğun elbette dönemi itibarıyla Fenerbahçe taraftarının gönüllerindeki yeri ayrıdır. Hiç kuşku yok ki şampiyonluğun kazanılmasında takımın teknik direktörü olarak Ersun Yanal’ın ismi de Fenerbahçe taraftarı için farklı anlamlar içermektedir. Meseleyi tek kişi üzerinden okumak özellikle o dönemi tam olarak takip …

Kazanamayan teknik adam!


Eylül ayında Fenerbahçe’nin pozisyon üreten takım olma sürecini olumlu bir gelişme olarak değerlendirmiş; kaçan gol fırsatlarının değil, o fırsatların oluşmasının önemi üzerine değerlendirmelerde bulunmuştum. O köprünün altından çok su aktı; hani aynı suda iki defa yıkanılmazmış ya Fenerbahçe de Eylül ayındaki o futbolunu da bir daha tekrar edemedi. Zaten sonraki dönemde de özellikle Ersun Yanal’ın …

Basketbol “ana” sporumuzdur!


Türkiye'nin yeni vizyonu spor kulüplerinin futbol kulüplerine dönüştürülmesi hareketidir. Beşiktaş bir futbol kulübü olarak kurulmadı, bu nedenle de kuruluşu 1903 olmasına karşın o futbol şubesine ait bir tarih değildir. Galatasaray ve Fenerbahçe futbol kulübü olarak kuruldular. Bir süre öyle devam ettiler. Onları bir spor kulübü haline getiren güç neydi? Yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin "yeni sosyete" yaratmasının …