Fenerbahçe’nin merkez orta sahası…


Güne Fenerbahçe tarihinin en önemli teknik direktörlerinden Christoph Daum’un vefat haberi ile başlamıştık. Daum deyince yakın dönem hemen tüm Fenerbahçe taraftarının aklına şampiyonluklar kazandıran teknik direktör geliyor olmalıdır. Fenerbahçe futbol rönesansı 2003’te onunla başladı ve 2010’da da onunla bitti diye bir tespitte bulunursak sanırım hatalı bir cümle kurmuş sayılmayız. Şampiyonluklarla birlikte Fenerbahçe’ye kalıcı ve kazandıran …

Fenerbahçe “survivor” mücadelesini kazandı!


Rize’de yağmur altında iyice ağırlaşmış öyle bir saha şartları vardı ki 1980’ler Türkiyesini hatırlatıyordu, izleyene. Belki yukarıdan bakınca yemyeşil çim görüyordunuz ama böylesi parklarda, bahçelerde de vardı; hani içine girdiğinizde ayağınızın tamamının çamura battığından söz ediyorum. Avrupa’nın birçok ülkesinde iklim şartları çok daha ağır yaşanmasına karşın artık saha zeminlerinde Rize’deki gibi kötü görüntülere rastlamıyoruz. Özellikle …

Güçlü oyun, tam etki; net skor!


Yaptıklarını dışarıdan izleyenlere çok kolaymışcasına gösterenler işlerinin gerçek uzmanıdırlar! Bunun bu şekilde bilincinde olmayanlar için tıkır tıkır işleyen düzen aynı zamanda bir yanılsama yaratır. Üzerine daha rahat bir şekilde değerlendirme yapma cüreti gibi. Futbolun yorumu son yıllarda belki bilgisayarın da etkisiyle olduğundan kolay bir oyunmuş gibi algılanır hale geldi. Bilgisayar başındaki oyunlarda uzmanlaşanların bir taraftan …

Ve övgü sırası İsmail Kartal’da…


Uzun yıllardır Fenerbahçe’yi bu kadar istekli, her karşılaşmada üzerine koyarak ve mücadele azmini yukarı çıkararak üst üste böylesine iyi oynadığı bir sezon hiç görmemiştik. Haftalardır birçok futbolcuyu burada mercek altına alıp, övüyor; bir türlü İsmail Hocaya sıra vermiyor hatta geldiğinde de mutlaka eleştirel bir detay sıkıştırıp onu yazıyordum. Bunun kendi içinde sebepleri vardı; öncelikle kuşkusuz …

Fenerbahçe’nin iniş ve çıkışları


Fenerbahçe inişli çıkışlı grafikle yoluna devam ediyor. Erol Hoca belki kızacak ancak son 7-8 maçlık puan performansının istenilen seviyede olduğunu ancak aynı yorumu oyun çerçevesinde yapamayacağımızın tespitini ortaya koymak gerekiyor. Kendisi her ne kadar “biz takıma göre analiz yapıp, ona göre oyun planı oluşturuyoruz” şeklinde cevap verecek olsa da genel olarak Fenerbahçe’nin takım performasını rakiplerin …

İlk elin günahı olmaz


Eskiden mahallede oyun oynarken “ilk elin günahı olmaz” derdik. Yanlış anlaşılmasın buradaki eller Rizespor’un penaltılara sebebiyet veren oyuncuları Selim Ay ve Moroziuk ait olanlar değil. Fenerbahçe’nin kazanmasına rağmen iyi görünmemesi, dağınıklığına dairdir. Daha en başından “şöyle olmaz, bu doğru değil” formatında yorum yazmak gerçekçi değil; ancak sahada göze çarpan birkaç sorunu da not etmek gerekiyor. …

Fenerbahçe’de daha iyisi mümkündü.


Sezon kapandı; Emre Belözoğlu aktif futbol yaşantısına noktayı koydu. Onunla ilgili değerlendirmeyi hafta içine bırakmak istiyorum, belki özellikle Fenerbahçe’de oynadığı dönemde kaleme aldığım yazılardan da birkaç küçük alıntı yaparım. Fenerbahçe sezona büyük umutlarla başladı, çünkü iyi de transferler yapmıştı; ama ligi geçen seneden de kötü bir yerde tamamladı. Bir önceki sezon başarısız olan kadroda kimi …

Yılın son füzesi Fenerbahçe’den


Büyük takımların oyunu çözme alternatifleri vardır ve olmalıdır. İyi ve istikrarlı futbol bu alternatifleri en az bir oyun planının etrafına yerleştirebilme başarısı gösterilebildiği zaman oynanır. Fenerbahçe’nin bir takım omurgası var; bu gerçekten çok önemli bir detaydır. Takım, birbiriyle oynama alışkanlığı olan kadro demektir. Kadro yetenekli ve kaliteli futbolculardan oluşmaktadır. Bunun en önemli ispatı oyun planı …

Fenerbahçe’nin oyunu oturuyor


Fenerbahçe'nin oyununun oturmaya başladığının izlerini gördüğümüz bir karşılaşma izledik. Özellikle ilk yarıdaki bol paslı akışkan oyun oynama arzusu, devre biterken yapılan toplam üç faulle istatistiklere bile ilginç bir not olarak düşüyordu. İlginçti çünkü Rizespor on kişi kaldığında da sadece dört faul yapmıştı. Yani dört faulden bir kırmızı kart çıkmıştı. Tabii maçı izlemeyen biri bu cümleyi …

Fenerbahçe’nin hiç mi öğrenilmiş dersi yoktu da dejavu yaşıyor?


Geçen hafta yazmıştım, büyük maçlar teknik adamların değil futbolcuların katkılarıyla kazanılır, diye. Ancak normal lig karşılaşmalarında takımlar oyunları, taktik kurguları, sahada gösterdikleriyle kazanırlar; bunun için de kuşkusuz aranan akıl kenarda oturan kişidir. Fenerbahçe'yi uzun yıllardır hiç bu kadar aciz, ne yaptığı takip edilemeyen, yenilgiyi kabullenen, tepkisiz bir takım şeklinde görmemiştik. Bunun çok "bilindik, tanıdık nedenleri" …