Nagehan Alçı’nın kazananlar tarihinden bir kesit; Barbar Che!


Tarihi hep kazananlar yazmıştır. Ancak kazanmak her zaman haklı olmak anlamına gelmiyor. Tarihin arka odasında olup bitenler çoğunlukla hiç bilinemediği gibi kazananalar tarafından özellikle de yanlış gösteriliyor, biçimlendirilip, isimlendiriliyor.

Che 20. Yüzyılın en önemli gerilla lideridir.

Doktor olmasına karşın bir arkadaşıyla yaptığı Güney Amerika gezisi sonrasında kıtanın içinde bulunduğu sefaleti gözleriyle gördükten sonra buna neden olanlara karşı silahlı savaşa girişmiştir.

Seçtiği yolu kabul etmeyebiliriz.

21. yüzyılın gelişmiş modern görüntüsünden geriye yaslanarak o günün koşullarını anlayamayabiliriz. Bunu zaten hep yapmıyor muyuz?

Ancak unutulmamalıdır ki insanlar seçimlerini yaşadıkları koşullara göre verirler. 50 yıl sonra dünya nasıl bir şekil alır, beni nasıl eleştirirler diye düşünecek zamanları olmayabilir.

Sn. Nagehan Alçı sıcacık yuvasında berjerlerine gömülmüş bir vaziyette tarih okur ve fikir yürütürken o tarihi ortamın koşullarında ne kadar empati yapabiliyor, bunu bilemiyoruz.

Güney Amerika ve etrafı sol direnişin çok önemli bir bölgesidir. Kapitalizm dünyanın bu bölgesinde çok fazla yenilgi ile karşılaşmıştır; ancak global gücü sayesinde bunları tersine çevirmeyi bilmiştir.

Küba, Şili, El Salvador, Nikaragua bu anlamda dünya sol hareketi için ilham kaynağı olmuştur.

Bugün hala bu kaynak değerli mücevherler çıkarmaktadır.

1960’lı yıllarının sonlarına doğru Türkiye’deki devrimci hareket bu anlamda Latin Amerika’yı referans almıştır. Bu hareketin önderleri de bugün Nagehan Alçı’nın ithamı ile karşı karşıyadır.

Sanki, Türkiye’de ve dünyada tüm demokrasi aktörleri üzerlerine düşen görevi eksiksiz ve harfiyen yerine getirmiştir de diğerleri barbar olmayı hak etmişlerdir!

Castro, Che ve arkadaşları, Küba’da kapitalizme karşı büyük bir devrim yapmışlardır. Bugün o devrim nostalji ile anılarak hatırlanıyor olsa da ayaktadır. Elbette kapitalist dünya ile karşılaştırıldığında yoksulluk en üst düzeydedir.

Demokrasi için de çok iyi şeyler söyleyemeyeceğiz; batı demokrasisi adına ne söylüyoruz bu da tartışmaya açık bir konudur.

Ülkemizin son yıllarda yetiştirdiği ender beyinlerinden Nagehan Alçı geçtiğimiz günlerde Che için barbar ve yamyam yakıştırması yapmıştır.

Kendisi ne dediğini ve istediğini çok iyi bilen akıllı özel bir kadındır. Yani söylemek istediği şeyin yanlış anlaşılmaya çekilecek bir tarafı yoktur. İnandığını, düşündüğünü ifade etmiştir.

Ayrıca bir taraf seçmiştir. O tarihlerde Küba’da yaşıyor olsaydı Che’nin tarafını seçer miydi, buna net bir cevap veremiyorum. Çünkü sürekli güçlü olandan yana tavır sergiliyor olduğunu görüyoruz.

Ancak şimdi Che’nin savaşmayı tercih ettiği taraftan başka bir yerde değildir.

Nagehan Alçı Che’nin devrim savaşı verirken yaptığı yargısız infazların barbarlık olduğunu ifade etmiştir.

Ancak keşke o barbar Che’nin nasıl yakalandığı ve öldürüldüğünü hatırlama samimiyetini gösterebilseydi.

Veya Salvador Allende’nin ABD destekli darbecileri tarafından nasıl öldürüldüğünü…

Hatta geçen hafta Libya’da bir fare deliğinde kıstırılmış Kaddafi’nin batı destekli muhalif güçleri tarafından bütün dünyanın gözleri önünde nasıl linç edildiğini…

Fransa’nın bir yıl önce Ruanda’da nasıl katliamlar yapıp, desteklendiğini…

Yüzlercesini sıralamak mümkündür.

Nagehan Alçı üçüncü dünyanın yoksulluğuna karşı tahammülü yoktur.

Yenilenlerden nefret ediyor.

O sanıyor ki yenilenlerin tamamı demokrasiye bağlı olmadıklarından kaybetmişlerdir.

Demokrasi yolunda ilerleyenler refahtan gerekli ve yeterli payı alır, zenginleşir ve uygarlık ölçüleri içinde yaşar.

Formül budur.

Demokrasiden uzak duranlarsa linç eder, katliam yapar, adam yerler…

1970’li yılların sonlarında, 12 Eylül’den hemen önce komünistlerin adam yediğine inanılması gibi bir şeydir bu gerçeklik!

Kazananlar kaybedenleri her durumda yeniden şekillendiriyor, tanımlıyor, hatta isimlendiriyor.

Ancak bugün dünyamızı kuşatan açlık, sefalet, yoksulluk, savaşlar, düşmanlıklara Che’nin, Deniz Gezmiş’in sahip olduğu barbarlık mı yoksa o çok büyük hayranlıkla izlediğimiz modern dünyanın mı neden olduğuna hala karar veremiyoruz.

Dahası; bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldıracak, bizi güzel günlere taşıyacak fikirleri Nagehan Alçı’nın ağzından dinleyemiyoruz.

Geçmişin kazananlarca yazılmış tarihinde suçlanmadık adam bırakmazlarken bir türlü geleceğe gelemiyoruz.

Zekâ pırıltılarından gözlerimizi kamaştıran beyninin içindeki ütopyanın ne olduğunu öğrenemiyoruz.

Ancak çok doğru ahlaki duruşlar sergileyip, seçimler yaptığına şahit oluyoruz; kendisini izlemeyi sürdürüyoruz. Doğru tarihi yazabilmek; yorumlayabilmek için…

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s