Fenerbahçe’yi mahkum etmeye hazırlanan “kızgın adamlar”


Dün akşamüstü saatlerinde İtalya’dan bir haber geldi. Soruşturmayı yürüten savcı 2005 yılında başlatılan soruşturma kapsamında o sene şampiyon ilan edilen İnter’in de şike olaylarına karıştığını açıkladı. Juventus da hemen devreye girip şampiyonluğunun geri iadesini talep etti.

Buradan bir sonuç çıkıyor. Son günlerde fazlasıyla referans alınan İtalya örneğinin süreç olarak tamamlanmamış olduğunu görüyoruz.

Daha ilk gün bu sorunun altını çizmiştik.

Konu futbol olunca ve bunun hukuksal sorunlarının çözülmesi sürecine adli makamlar girdiğinde ortaya içinden çıkılması imkânsız sonuçları doğabiliyor. Çünkü futbol 8 ile 10 içinde 90 dakikalık karşılaşmaların oynandığı bir spordur. Süresi vardır ve her şey onun içinde sonuçlanabilmelidir. Bir yarışma mantığı içinde inşa edilmiştir.

Oysa hukuk bir kere karar verebilmek için sürecin her noktasını incelemek, taraflar lehine ne varsa gözden geçirmek, değerlendirmek zorundadır. Bu nedenle de onun için zaman yasaların tarif ettiği görece çok daha geniş bir sürece yayılmıştır.

İddia makamı bir takım deliller ortaya koyarak mahkemeye bir dava dosyası sunar. İddianame hukuk sisteminin taraflarından sadece bir tanesidir. Diğer tarafı da savunmadır. İddia makamı ortaya iddia ve delil koymak zorundadır. Savunma ise iddiaya göre savunma hazırlar. İddia makamının delillerine göre belki de karşı deliller ortaya koyar. Bazen karşı deliller iddia makamının tezini alt üst edecek nitelik de taşıyabilir.

Zaten bu süreçtir adaletin karar verme sürecini uzatan şey.

Sineman tarihinin en meşhur filmlerinden bir tanesidir 12 Kızgın Adam.

Film 12 erkek üyeden oluşan jürinin idamla yargılanan bir kişinin suçlu ya da suçsuzluğuna karar vermek üzere kapandıkları oda ve bir masa etrafında geçer. Müthiş bir analiz ve psikolojik gerilim unsuru taşır. Karar vermesi gereken jüri üyelerinin kişilik çözümlemelerinin verdikleri karar üzerinde nasıl etki etmiş olduğunu izleriz. Filmin başında 11’e karşı 1’le suçlu ilan edilen sanık, sonunda 12 adamın oybirliği ile suçsuz bulunur.

Bu film belki de yüzlerce gün sürecek bir yargılama sürecinde yaşanması muhtemel gelgitleri çok iyi özetleyen ve gerçeklik değeri olan bir eserdir.

Bugün ortada bir operasyon var. Fenerbahçe henüz mahkemeye bile çıkarılmadan idama mahkûm edilmeye çalışılmaktadır.

Spor kamuoyunda da genel kanı Fenerbahçe’nin söz konusu iddialarda geçen cürümü işlemiş olduğuna yöneliktir. Bu genel kanıya sahip olanların büyük bölümü de Fenerbahçe’yi tutmayan kişilerden oluşmaktadır; normaldir.

Futbolun genel algısı ve mantığı çerçevesinde bunu anlaşılır bir yere koymak mümkündür. Çünkü futbolda çok net bir taraftarlık kültürü vardır. Taraftar ortada bir iddia varsa genel kanaatini taraf olduğu ya da olmadığı takım lehine veya aleyhine bildirir. Burada ters bir durum olmadığı gibi eşyanın tabiatına da uygun bir tutum vardır.

Bugün Fenerbahçe’nin mahkûm edildiği bu süreçte her şey tersine dönmüş olsa muhtemelen Fenerbahçeli rakipleri adına peşinen karar verici olurdu.

Burada önemli olan detay adalet mekanizmasının süreçte dengeyi bozacak şekilde bir tarafın lehine veya aleyhine hareket etmemesidir.

Ancak yaşanan gelişmeleri izlediğimizde ortaya konan tablonun hiç de böyle olmadığını görüyoruz. Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı’nın dün gazetelere servis edilen ve kamu vicdanında suçlu olduğu yargısı doğuracak fotoğrafı başlı başına bir denge kaybıdır.

Ayrıca gözlem altındaki kişilere ve avukatlarına verilmeyen ve yine kamuya suç delili olarak gösterilen görüntü ve belgelerin servis edilme şeklinin de benzer bir sonuç yarattığını gözlemleyebiliyoruz.

Böylesi bir ortamda birkaç gün içinde Federasyon yetkililerinin bir karar vermesi bekleniyor.

Sporcu ve teknik adam bakış açısıyla büyük bir haksızlık duygusuyla açıklama yapan Sn. Aykut Kocaman’ın önceki gün Sn. Cüneyt Tanman’ın ismiyle dile getirdiği şeye yine dün Federasyon üyesi aynı kişinin cevabı sanki bir kanaat bildirimi niteliğindeydi. Sn. Tanman’ın yaptığı açıklama vurgusundan önümüzdeki günlerde verilecek kararla ilgili ipuçlarını yakalamak mümkündü.

Açıkçası mevcut ortamdan onların da etkilenmemesi düşünülemez; zaten anlatmaya çalıştığımız şey de temelde budur.

Hiç kuşkusuz dün UEFA ağzıyla söylenmiş gibi yazılan %1 şüphe bile olsa küme düşürülmesi yönünde karar verin açıklaması da bu kanaati etkileyecek türden bir haberdi.

Yine çeşitli kanallardan yapılan ve bu operasyonun söz konusu 59 kişiyle sınırlı kalmayacağı, 200 kişiye kadar çıkacağı yönündeki bilgi, geçtiğimiz sezon oynanmış ligin tescilini her ne şekilde olursa olsun artık imkânsız hale getirebilir. Hele o tescili yapan kurumun o sezonu yöneten federasyon ve o federasyonun da sorgulama içinde kişiler olduğu yönünde bir doğru/yanlış bir bilgi varken.

Başa dönecek olursak; İtalya örneğinde olduğu gibi bugün çok güçlü olduğu iddia edilen delillerle Fenerbahçe’nin disiplin mahkûmiyetiyle “başlayacak” hukuk sürecinin Fenerbahçe gibi ekonomik değeri ve gücü büyük bir kulübün göreceği zarardan hareketle geçeceği nefsi müdafaası söz konusu mahkemeyi bugün hesap edilenden çok başka noktalara taşıması da olasılıklar dâhilindedir.

İşte bu nedenle bugün yaratılan geçici atmosferin etkisinin birkaç sene sonra alabileceği yepyeni şekilleri mevcut delillerin kapsamı ve gücü dâhilinde doğru şekilde yorumlayabilecek bir süreci yürütmek çok önemlidir.

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

Bu yazı 08 Temmuz 2011 tarihinde Milliyet.com.tr sitesinde yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s