Fenerbahçe, 3 Haziran 2018’de kaybetmiş!


Dün akşam attığı gollerden sonra Fenerbahçe tribünlerinin hiç hoşuna gitmeyen hareketler yapan Josef de Souza’nın ortaya koyduğu hırsın, mücadelenin, motivasyonun onda birini ortaya sahaya yansıtmayı başarabilen bir tane Fenerbahçe futbolcusu gösterebilir miyiz?

Hadi bu sene yok, geçen sene?

Ondan önceki sene?

Bir önceki sene?

4 sezon önce?

Evet, vardı; adı da Josef de Souza’ydı.

Ama bu futbolcunun adı önce Aykut Kocaman’ın oynattığı çift ön liberolu futbol eleştirisinin goy goyuna sonra da yeni yönetimin enkaz edebiyatının arasında kaynak bulma sevdasına harcandı gitti.

Şimdi bu oyuncu Beşiktaş forması ile Fenerbahçe’ye gol attığında belki biraz kontrolsüz şekilde sevinmeyi abartıyor olabilir ama buralarda önemli mesajlar gizlidir, tabii anlayan için.

Fenerbahçe’yi bu duruma getiren zihniyet tam da budur işte.

20 yıl boyunca yarıştığı her kulvarda yaratılan başarı konforunun sağladığı özgüven duygusuyla bu işin aslında ne kadar kolay olduğunu kürsülerde, köşelerde, ekranlarda, sosyal medya hesaplarında bilirkişi edasıyla konuşanların sebep olduğu sonuçtur.

Yeni Yönetim seçildiği dönem olası bir başarı durumunda bunun kendilerine ait olmayacağı kaygısıyla eskiye ait ne var ne yok her şeyi yıkıp, yok ederek yeniden kolaylıkla kurabileceğini sanması işe hangi düşünce ve daha beteri duyguyla yaklaşmış olduğunun çok açık göstergesiydi; ama ancak bugün her şeyle yüzleştikten, tüm acılarını yaşattıktan sonra anlaşılabiliyor.

Neymiş efendim; o kadar da kolay değilmiş!

Dünkü karşılaşmaya Pereira’nın hangi on birle çıktığının bu maç özelinde bir önemi kalmış mıydı?

Pereira’nın hangi ruh haliyle haftalardır kenarda durduğu daha önemli değil mi?

Fenerbahçe’nin 4 yıl önce en kapalı kutu, mahrem yeri olan Samandıra’nın bu süreçte en sorunlu ve problem üreten cadı kazanı haline gelmesi oraya sadece doğru teknik direktör seçilememesinin sonucu mudur?

Samandıra’nın bu duruma gelmesinin sorumlusu kimdir?

Samandıra’dan bu kadar kolay “haber” alınabiliyor olması gerçeten bir gazetecilik başarısı mıdır?

O zaman önümüzdeki dönemlerde daha sağlam bir yapıya kavuşmuş Samandıra’dan aynı beceride haberler alabilme başarıları tekrarlamalarını büyük bir merakla bekleyeceğiz kimi gazetecilerden.  

Derbi maçından önce, takımın teknik direktörle en büyük sıkıntıyı yaşayan “yıldız ve kaptan” futbolcusunun sezonun en başından beri Vitor Pereira’nın neredeyse aldığı nefesi bile eleştiren Fenerbahçe’nin ve futbol dünyamızın güçlü yorumcularından biriyle kahve içmek için buluşması ve bunun fotoğrafının sosyal medyada paylaşılmasının hangi niyetle olursa olsun sonuçlarının başka yerlere çekilebileceğinin doğru hesabını yapabilmek çok mu zordur gerçekten?

Karşılaşmanın başlamasına çok kısa bir zaman kala hafta içinde adı Fenerbahçe’nin potansiyel teknik direktörleri arasında olduğu yönünde medyada “haberler” çıkmış bir kişi ile Fenerbahçe Başkanı’nın biraz mesafeli kalmayı tercih etmesi doğru olmaz mıydı?

Bu iki görüntüden sadece birini Fenerbahçe’nin Süper Lig’de mücadele ettiği 19 takımdan hangisinde görebiliyoruz?

Teknik direktör iyidir, kötüdür, yerini hak ediyordur etmiyordur; çalışmak istiyor veya istemiyordur önemi kalıyor mu?

Pereira, Fenerbahçe için kapalı kutu, bilinmez olabilir mi?

Tüm bunları önceden tahmin edebilmek zordu diyebilir misiniz?

Futbolu yönetmek bu kadar tesadüflere dayalı şekilde zar atmak olamaz. Eğer siz böyle görüyorsanız bulunduğunuz yerin ne anlamını ne misyonunu bilmiyorsunuz demektir ki bu çok daha acı bir sonuçtur.

Daha önce sıfırdan bir şey yapma, kurma deneyimi hiç olmamış bir yönetim tecrübesiyle Fenerbahçe’nin kurulu tüm değerlerini son beş senede ayaklar altına alınarak işe başlayan ve sadece mazeret üreten, geçmişle sürekli hesaplaşma derdinde olan, camiayı samimi olanlar ve olmayanlar şeklinde iki parçaya bölen bu anlayışın aslında hiçbir şey bilmediği çok açıktı. Geçen senelerde “yaşayarak öğrendiğini” yazmıştım ama işin kısa sürede bu boyuta geleceğini tahmin etmek gerçekten de şaşırtıcı oldu.

3,5 sene önce Fenerbahçe Genel Kurulunun en yüksek tecevvühü ile göreve gelip 4. Sezonun daha ortasına gelmeden Kadıköy’de her karşılama sonrasında istifaya davet edilen bir yönetim hiç olmamıştı.

Fenerbahçe tribünlerine çevik kuvvetin girmesi taraftarın zihninde hep başka bir olay ve olguyla birlikte anılır ve affedilmezdir!

Ders alınması, yüzleşilmesi, özeleştiri yapılması gereken çok konu var.

Tabii öğrenmek isteyen için.

Fenerbahçe buralarda yeni bir hesaplaşma kurgusu üretmemelidir. En başta Fenerbahçe’yi bu duruma getirenin bu olduğunun farkına varılmış olunmalıdır.  

Uzun yıllar sonra ilk defa bir derbi maçı sonrasında maçtan başka şeyler yazıyor mecburiyetinde kalmak da anlamlıdır.

Evet, birkaç hafta önce mesele Pereira olabilirdi ancak artık sorunu onun yerine kimi getireceği ile çözemez hale gelmiş bir Yönetim var ortada sanırım da teknik direktörden daha büyük problem de budur.

Yazık oldu.

Fenerbahçe 3 Haziran 2018’de kaybetmiş!



Kategoriler:Spor

Etiketler:, , ,

4 replies

  1. Bravo harika bir yorum

  2. Abi yine harikasın.

    Fenerin en büyük sorunu kulüp kültürü eksikliği..

    Ne yazık ki aklım kesmiş (yaş 42) keseli Ali Şen, Aziz Yıldırım ve Ali Koç bu kulüp kültürünü oluşturamadı.

    Ali Şen Başkan Fener Şampiyon sloganları, parlak dönemler bile kulüp kültürü oluşturmadı. hep bir günü kurtarma derdindeydiler. şimdi olduğu gibi de..

    Oysa ezeli rakibin GS bu kültürü oluşturduğu için yıllarca başarılı oldular. Şu anda avrupadaki başarı, ligdeki hüsranın sonucudur kulüp kültürü. yoksa bir takım bu kadar tezat durum oluşturamaz.

    aylardır vitor gidiyor, gidecek diye medyada taraftar kışkırtıldı. başkan ve yönetim asla sahiplenme gösterisi bile yapmadı.

    Fener düşmanlarının seslerini kısamadı. büyük gördüğümüz koç holding iki çapulcuya yenildi.

    vitorun yıldız sorunu var da yıldızın hoca ve gruplaşma sorunu yok mu?

    Hırs, mücadele, kabullenme, benimseme vb. bu ne yazık ki fenerde hiç olmadı..

    İmparator Oğuz, Kral Aykut bizim efsanelerimizdi. Ali Şen biletlerini kesti kovdu. ve daha aklıma gelmeyen oyuncularımız.

    Ali Koç GS maçı öncesi bir söz söylemişti; Fenerden giden topçular fenerin haklarını savunmuyor, desteklemiyorlar diye..

    Bu kulüp kültürsüzlüğünden kaynaklanıyor. Oysa Ali koç bile bu serzenişe rağmen volkan, selçuk, Aurelio ve en önemlisi EMRE’yi bile adeta kovdu…

    neyse. konu uzun.. dert bir değil ki.. yazsan ansiklopedi olur. saygılarımla sayın abim.

  3. Arkadaş hala Aziz Yıldırım kulüp kültürü oluşturan adı diyor. Aziz Yıldırım’ın yaptığını kim yaptı ? Kulüp Aziz Yıldırım öncesi paralı başkanlara muhtaçtı. Aziz Yıldırım profesyonel bir yapı bıraktı ama kindar Ali Koç hepsini yıktı.

  4. Twitter hesabımda 3 haziran 2018 den hemen sonra atılmış olan ” 3 temmuz hedefine ulaşmıştır ” tweeti sabitlenmistir.

Remzi Bakım için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: