Fenerbahçe ve Re-Zico (Yeniden Zico)


Fenerbahçe’nin ligi ikinci bitirmesi çokça tartışılacak bir konu değil. Mücadeleye dayalı sporun her dalında bir tane şampiyon çıkıyor. Diğerleri de onun altında sıralanıyor. Fenerbahçe yarıştığı rakipleriyle yaptığı karşılaşmalarının arasında yapılan klasmanda ligi birinci bitirmesine rağmen, özellikle ligin alt sıralarındaki takımlara verdiği puanlar yüzünden şampiyonluğu Galatasaray’a bırakmıştır. En kestirme yorum bu olabilir.

Zico takımını önemli gördüğü maçlara biri hariç çok iyi hazırladı. O maç da şampiyonluğa beden oldu. Bu bakış açısıyla değerlendirme yaparsak, hemen gönderilmesi gerekir. Ancak bu bakış açısı bundan on sene öncesi anlayışının ürünüdür. Fenerbahçe’nin bunu çoktan terk etmiş olduğunu düşünüyoruz.

Zico ile gelinen noktanın UEFA’nın resmi internet sitesine taşmış olması ve Fenerbahçe’nin resmi internet sitesinde sanki bunun Türkiye’de yayınlanan gazetelerin yarattığı bir asparagas olduğu şeklinde yorumlanıp cevaplanması, son beş yılda çok iyi yönetiliyor olduğunu düşündüğümüz kulübün imajı açısından ciddi bir açık noktasıdır.

Zico’nun açıklamalarından ekibiyle ilgili bir anlaşmazlık olduğu yorumunu çıkarıyoruz. Parasal bir açmaz olduğunu tahmin etmek zor değil. Zico’nun da yıllık ücretini iki katına çıkarmak istemesinin de görüşmelerin tıkanmasına neden teşkil edeceğini de söyleyebiliriz. Bu konularda yönetim şöyle yapsın deme cüretimiz de olamaz zaten.

Tam iki sene önceki hava var. Daum’un gönderildiği zaman gibi. O yıl da dünya kupası finalleri oynanıyordu ve Fenerbahçe’nin hem kimi transfer edeceği belli değildi hem de teknik direktörü. O belirsizliğin şampiyonlar ligine mal olduğunu yönetim unutmuş olabilir ancak Fenerbahçelilerin aklından hiç çıkmıyor.

Apar topar yapılan transferlerin sonuçları hala ortada durmaktadır. Fenerbahçe o tarihte Kezman yerine çok daha iyi bir transfer yapabilmiş olsa bugün bambaşka yerde olabilirdi.

Yıl 2008 ve Avrupa Şampiyonası finalleri var ve ortada yine bir belirsizlik duruyor. Ne Zico’nun, ne Kezman’ın, ne Appiah’ın, ne Maldonado’nun ne Aurelio’nun, ne Lugano’nun durumunun nasıl sonuçlanacağını kimse bilmiyor. Hal böyle olunca da dedikodu kazanı fokur fokur kaynıyor.

Futbolda uzun süreli yatırımlar sağlam temelle yapılır. Zico futbol altyapısı çok güçlü bir adamdır. Üstelik Fenerbahçe’yi o geçmişinden gelen vizyonuyla da parlatmaktadır. Fenerbahçe’nin dünyada ismini bambaşka bir şekilde göstermektedir. Platini’nin kafasında bir Fenerbahçe imgesi varsa bunun nedeni Zico’dur. Çünkü dünyada ismi hatırlanan eğer on adam varsa bunların ilk beşinde Zico’nun adı vadır.
Zico teknik adamlığı bilmiyor!

Tartışmaya çok açık bir konudur. Morinho Porto gibi bir takıma kupa kazandırıp Chelsea’de başarılı olamadı. Üstelik on kat daha fazla imkan varken. Fatih Terim’in şu iki senelik milli takım performansı için başarılıdır diyebilme lüksümüz var mı?

Zico Fenerbahçe’de başarlı olmuştur. Zico yarın gider bir başka takımla kupa kaldırır. Örneklerini çok gördük. Bugün Alman milli takımının başında on sene önce Fenerbahçe’yi çalıştıran bir adam var. Belki bu sene kupa kaldıracak bu adam? Bilmiyoruz.

Benim bildiğim bir şey varsa o da kimyadır. En az fizik ve biyoloji kadar önemlidir. Bir takımın kimyası ile oynadığınızda onun bütün dengelerini alt üst edersiniz. Zico’yu gönderiyorsanız o zaman bu takımda Alex’i tutmayacaksınız; ya da Alex’in uyuşacağı bir adamı getireceksiniz. Luxemburgo’nun adı geçiyor. Luxemburgo ile Zico kendi çalıştırdıkları takım klasmanlarında aynı derecede başarılı olabilmişlerdir; üstelik birinin şampiyonluk madalyası bile yoktur.

Zico bize büyük başarılar yaşatmış ve sonunda da çok üzmüştür. Neye odaklanılacağı çok önemlidir. Kezman Ankaraspor maçında o penaltıyı atmış olsa; hatta Alex G.Saray maçında karşı karşıya kaldığı pozisyonda voleyi ayağına tam oturtabilse bugün başka bir şeyi konuşuyor olacaktık.

John Terry’nin kaçırdığı penaltı bütün takıma mal edilebilir mi? Chelsea’nin başındaki adama rağmen final oynamış olmaları, futbolda teknik adamlığın nerede durduğuna bir örnek olabilir mi?

Fenerbahçe için Zico, Ri-Zico mudur? Fenerbahçe’nin zamanı var mıdır?

Açıkçası basketbol takımının başındaki Tanyeviç’i de beğenmiyorum; ancak Telekom’la final serisine çıkıyor, çok yakından takip edeceğim; Fenerbahçe bu finali kaybederse Tanyeviç yüzünden kaybedecektir. Kazanırsa da takım kazanacaktır, ben konuya bu pencereden yaklaşabiliyorum. Çünkü ortada olan biteni görebiliyorum. Fenerbahçe’nin oyun karakteristiğini yok etti Tanyeviç.

Zico ise aksine, Fenerbahçe’ye bir şablon, karakter oturttu. Fenerbahçe’ye çeyrek final oynatan da budur.

Fenerbahçe’nin geleceği açısından ben Re-Zico (yeniden Zico) diyorum. Zico Fenerbahçe’de çalışmak istiyor. Bu çok önemli bir duruştur. Zico’nun Fenerbahçeli kalması da…

Yönetim bu işi bir an evvel çözüp, Zico’nun talepleri doğrultusunda transfer yapmalıdır. İkisi forvet hattına olmak üzere en az dört oyuncuyu renklerine bağlamalıdır.

Bu yazı 23 Mayıs 2008 tarihinde yazılmıştır…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s