Fenerbahçe ligde üzerine koyarak yükseliyor!


Son birkaç sezondur Fenerbahçe’nin ilk golü yediğinde takım halinde reaksiyon gösteremediği birçok karşılaşma izledik. Bu süreçteki inişli çıkışlı oyunu, her maça tam anlamıyla konsantre olamaması gibi etkenler fazlasıyla tanıdık ve kanıksanmıştı.

Ligin ilk üç haftasındaki Fenerbahçe işte bu kısa özetini yazdığımız maçlar ortaya koydu.

Başakşehir ve Bursaspor karşısında geriye düştü ve döndürmedi.

Kayserispor eşleşmesindeyse sürekli rakibini geriden takip etti.

Kolay gol yiyen, daha doğrusu kalesine gelen her şutun gol olduğu seriye Advocaat sağlam savunma kurgusuyla son verdi.

Eğer kaleye gelen top gol oluyorsa o zaman mümkün olduğunca şut çekilmesine izin verilmeyecekti.

Özellikle büyük maç statüsünde değerlendireceğimiz karşılaşmalarda Fenerbahçe bunu başarıyla gerçekleştirdi.

Dünkü Rizespor karşısında kalesine çekilen ilk şutun gol olması bize sezon başlangıcı hatırlattı.

Ayrıca geriye düştüğü hiçbir maçı çeviremediği hatırlanınca Fenerbahçe’nin Kasım ayında yakaladığı galibiyet serisinin sonuna mı geldiği sorusu akıllara merak şeklinde düştü.

Kuşkusuz bu seri belli bir taktik kurgu ve disiplinle sağlanmış, hiçbir karşılaşmada da geri düşülmemişti.

Hatta bu süreci değerlendirdiğimiz yorumlarda Fenerbahçe’nin öncelikle kazanma alışkanlığı yaratmasının ne kadar önemli olduğunu ön plana çıkarmış, iyi futbol arayışını ertelemiştik.

İşte dün Fenerbahçe başka bir şey gösterdi.

Fazlasıyla kötü başladığı maçta, geriye düşmesine karşın özellikle ilk yarım saatten sonra ağırlığını ortaya koyarak çevirmesini bildi.

Hikmet Karaman belli ki Abdullah Avcı’dan etkilenmiş; maça hızlı başlayıp, ön alanda kuracağı şok baskı ve bu bölüme sıkıştıracağı bir golle Fenerbahçe’nin geri dönüş zafiyetini hesaba katarak puanlar alabileceğini planlamıştı.

Ancak senaryo ilk haftalarda yaşanan kaleye atılan şutlardaki düşük gol yüzdesinin Sow’un çektiği her şutun golle olması sonucu terse dönmesiyle bozuldu.

İkinci gol tam bir Sow klasiğiydi ve Manchester United’a da attığından bunun için ekstra yorumu yapamayacağız.

Diğer maçlara oranla geriye düştüğü bu bölümde rakibinin oyun kurmasını engelleyecek şekilde ileride baskı yaptı.


Burada Aatıf için bir parantez açmak gerekiyor.

Sezona Fenerbahçe gibi çok kötü başlayan, hatta kendisine takım arandığı iddia edilen, Avrupa kadrosuna bile alınmayan Faslı oyuncu Advocaat’ın takım rotasyonu içinde özellikle Kasım ayında bambaşka bir kimliğe büründü ve Sivasspor’daki günlerini hatırlattı. İlk goldeki asistiyle takımın geri dönüşünü sağladı. Attığı dördüncü gol mücadelesinin karşılığı oldu.

Gol öncesinde topla yaptığı bilek hareketlerinin savunmayı oyundan düşürmesi futbolcunun yeteneği konusunda bize fikir verecektir.

Lens’in sakatlığı, Volkan Şen’in düşen form eğrisine rağmen Aatıf’ın etkisi Fenerbahçe’nin ligdeki en önemli kozlarından biri oldu.


Advocaat ilk geldiğinde Sow’u kanatlarda oynatmayı düşünmediğini, çünkü o bölgede çok daha hızlı oyuncular olduğunu söylemişti. Neyse ki Hollandalı tecrübeli Hoca fikri sabit yapmıyor; görüyor, deniyor ve sonuç aldığını görünce de iddiasından vazgeçiyor.

Sow dün sağ kanatta hem savunma hem de ileride çok iyi işler çıkardı. Defans yapmaya çalışırken kart gördü; ligin standartları göz önünde bulundurulduğunda bu haklı kartı bile tartışır hale gelebiliriz gerçi ancak modern futbolun iki yönlü oynanıyor olduğu gerçeğini hatırlamamız bakımından Sow’u savunmada görmek önemliydi.

Karşılaşmanın ilk yarısındaki üç şutunun; ayrı ayrı sağ, sol ayak ve kafa vuruşuyla tek devrede sıraya başka oyuncu girmeksizin golle sonuçlanmasıyla ortaya kusursuz hattrick denilen şey çıktı.

Böylece sezon başlangıcında kafalarda soru işareti bırakan bir diğer oyuncu olan Sow gollerini atarak takıma katkı sağlayan bir diğer oyuncu oldu.

Sow’un gollerinin diğer ikisinde, Mehmet Topal’ın ve Alper’in verdiği paslar en az goller kadar değerliydi.

İsmail Köybaşı’nın ikinci golünü duran toptan atması ve bu sezon Fenerbahçe’nin savunmasında oynayan futbolcuların sağladıkları katkı dikkat çeken bir şeye dönüştü.

Geçen sezon ile kıyaslandığında Fenerbahçe’nin ceza sahasında topla buluşma ve oynamada gösterdiği etki kuzey güney kadar birbirine zıt net bir şekilde ortaya çıkıyor. Burada Advocaat etkisinin altını çizmeliyiz.

Fenerbahçe bu galibiyetle geçen hafta sağlamış olduğu avantajı perçinlemiş oldu.

Ligin zirvesindeki takımların bu hafta ikişer puan kaybetmesiyle de onlara iki puan daha yaklaştı.

Geçen hafta Galatasaray’ı yenerek sıralamada onun üzerine yükselmişti; bir sonraki randevunun Beşiktaş, aradaki puan farkını bire indirme ihtimalinin olması ligin heyecanını her geçen gün biraz daha artırıyor.

Ligimizde sarı kartlara karşı bazı cimrilikler yaşanırken Ali Palabıyık’ın Van Persie’ye gösterdiği kartı anlamakta güçlük çektik.

 http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s