Hakemlerin etkisinde kalan derbiler…


Önce şu soruyu soralım.

İlk ayağı 1 Mart günü oynanan bir kupa maçının ikinci maçı 48 gün sonra oynanacaksa o zaman ilk karşılaşmanın tarihinde mi sorun vardır yoksa sonuncusunda mı?

Geçen sene de benzer bir eşleşme yaşanmış, yine olaylı bir derbi maçı oynanmıştı.

Son yıllarda Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki rekabet giderek gerilime dönüşen bir süreci de beraberinde getiriyor.

Sarı ve kırmızı kartlar havada uçuşuyor. Artık kime denk gelirse…

Bunun yönetilebilir olması gerekiyor ancak en başta son birkaç aydır güvenilirliği medyada açık bir şekilde sorgulanan MHK kurumunun yaptığı yanlış hakem atamaları yüzünden maçlar standardı olmayan kararların tartışıldığı, spordan uzaklaşılan ve bir sonraki karşılaşmaya rövanş alma duygusunun eklendiği bir mücadeleye sahne oluyor.

Dünkü maç için sırf bu nedenden ötürü bir spor olayıdır demek gerçekten çok zor.

Ne Cüneyt Çakır ne de Fırat Aydınus bu yıpranmışlıklarıyla artık Türkiye’de derbi yönetme melekeleri kalmıştır.

Tartışmalı hale gelmişlerdir, güvenilirlikleri kalmamıştır.

Türkiye’de bir düşünce belirttiğinizde bunu öncesindeki ve sonrasındaki söyleyeceklerinizle bağı koparılarak konuşuluyor, bu nedenle derdinizi anlatmanız güçleşiyor.

Pazar günkü eşleşmede Cüneyt Çakır sonucun gelişmesine çok büyük bir katkı sağlamıştı; çünkü Fenerbahçe 30. Dakikaya kadar maçı kontrolü altında götürmeyi bilmiş, sonra geride kalmıştı; yorumumuz arşivde duruyor.

O gün sahada Fenerbahçe adına kafasını eğerek devam eden bir kadro vardı. Büyük bölümü Türkiye’de bu anlamda ilk maçına çıkıyordu. Nasıl tepki vereceği konusunda da tecrübesizdi. Tecrübeli olanlarsa gereğini yapamamıştı.

Dün sahada böyle maçların nasıl dengeleneceğini bilen birkaç futbolcu vardı; Volkan Demirel, Mehmet Ekici ve Alper Potuk.

Fırat Aydınus da Cüneyt Çakır gibi standardı olmayan kararlarla maça başladı ve peşinden tepki görmeye başladı. İşte ilk tepkiler bu oyunculardan geldi.

Ancak…

Fenerbahçe’nin yıllardır formasını giyen bu profesyonellerin tepkinin dozunu çok iyi ayarlayabilmeleri gerekiyordu. Fenerbahçe’nin Pazar günkü eksik tarafı kapatırlarken sahada da eksik bırakan oyuncular bunlar oldu.

Mehmet Ekici’nin kırmızı kart görmemesi tamamen Fırat Aydınus’un cesaretsizliğindendi. Aynı şekilde oyunun son bölümünde hakemin penaltı düdüğü çalamaması gibi; yapamazdı çünkü rahat değildi, sıkıntısı vardı.

Neydi bu sıkıntı, bir kişi karşılaşma içinde birbirinden bu kadar tutarsız kararlar nasıl verir bunun açıklamasını ya kendisi verecek ya insan davranışlarını değerlendiren profesyoneller.

Quaresma, Souza’ya Pazar akşamı aynı hareketi yapmış ancak sahada kalmayı sürdürmüştü. O hareketi sahadaki dört hakem görmediği gibi sonrasında da ekran görüntülerinden ceza verilmemişti.

Ancak PFDK ekran görüntülerine bakarak, sahada kart görmeyen Fernandao’ya iki maç ceza kesmeyi kendisine görev bilmişti. Dengelerin nerelerde bozulduğunu takip edebiliyor muyuz? Geçen sezon da Van Persie dil çıkardı diye üç maç ceza almıştı.

Pazar akşamı yaptığı hareketten ötürü Cüneyt Çakır’dan uyarı dahi almayan Quaresma’nın bu maçta Fırat Aydınus tarafından atılmasını Portekizli oyuncunun anlamasını elbette beklemiyoruz.

Mesele dört gün arayla iki hakemin nasıl farklı kararlar veriyor oluşudur?

Şimdi biri çıkıp bize hangi kararın doğru olduğunu açıklayabilir mi? Bu hareketlerin cezası 10 kusurlu hareketten biri midir yoksa hakemlerin tercihi mi?

Quaresma o sinirle Mehmet Ekici’ye ikinci yumruğu vurduğu ve sahada hemen herkese saldırdığı kameralar tarafından kayıt altına alındığına bu ortamda Fernandao’ya iki maç ceza veren PFDK’nın Portekizli oyuncuya kaç maç ceza takdir edeceğini de elbette bilemiyoruz.

Dört hafta önce Sivas’ta Galatasaray aleyhine penaltı kararı verilmesine neden olan Fırat Aydınus’un ekibinde olan Aleks Taşçıoğlu’nun Fırat Aydınus maç yönetmesine rağmen bir sonraki hafta neden maça çıkmadığını da bilmediğimiz gibi?

Bildiğimiz bir şey varsa o da maç sonuçlarına standartsız hakem kararların artık net bir şekilde etki ettiğidir.

Pazar akşamı ile dün geceyi yedi farklı oyuncu ile sahaya çıkan Fenerbahçe açısından ayırt edici fark sahada bu kararlara direnç gösteren ancak şiddetini ayarlayamayan tecrübeli futbolcularının oluşudur.

Beşiktaş’ın bu kadar yetenekli oyuncu alternatifi varken, Talisca ve Pepe dönmüşken Pazar akşamı oynadığı oyunu tekrar edememesinin nedeni Fenerbahçe ile arasında maçtan sonra ifade edildiği kadar çok büyük kalite farkı olmasından değil Quaresma etkisinin bu karşılaşmada görülmemesindendir.

Şenol Güneş’in birçok oyuncusunun yerlerini değiştirmesi futbol adına çok geçerliliği olan bir değer midir birden fazla maçla pratik edilmesi gerekir; Şenol Güneş dün sahaya tam 7 defansif özelliği olan oyuncu ile çıkmıştır. 2-1 geriye düştükten sonra eksik Fenerbahçe’ye karşı birini çıkarıp yerine hücum oyuncusu alabilmiştir.

10 kişi ile uzatmalar dahil 60 dakika, 9 kişiyle de 25 dakika mücadele eden Fenerbahçe’ye üçüncü golü atacak pozisyonu üretememiştir.

100 dakikalık bir mücadelenin ardından Fenerbahçe çok küçük bir avantaj alarak Kadıköy’e dönüyor.

17 Nisan’daki eşleşmeye kadar elbette köprünün altından çok sular akacaktır. Muhtemelen iki takımdan biri belki de şampiyonluk yarışından çoktan kopmuş olacaktır.

Gerilim düzeyi yüksek fazlasıyla hakemin göründüğü kalitesiz bir derbi izledik.

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s