Cocu’nun sistemi kalıcı mı prefabrike mi?


Futbolun en klasik, muhafazakar ve garantili oyun düzeni 4-4-2’dir. Bir takımın iyi ya da kötü özelliklerini standart bir ortalamaya getirir.

Bir zamanların en yaygın düzeniydi. Teknik adamın işini kolaylaştırıyordu.

Zaman içinde teknik direktörler kazanmak için başka oyun düzenlerini denemeye başladılar.

3-5-2, 1980’lerin sonunda popülerleşti, 1992’de Avrupa Şampiyonu olan Danimarka 3-5-2 düzeniyle oynuyordu.

Sonrasında bir çok dizilişler izledik. Futbolda orta sahanın kurgusu ön plana çıktı. Fitbol Dergisi’nin bu sayısında Mustafa Sapmaz çok güzel anlatmış; okumanızı öneririm.

Brezilya’yı ön liberolu sistemle oynatıp 1994’de Dünya Şampiyonu yaptıktan sonra 1995’te Türkiye’ye gelip aynı taktik düzen ile Fenerbahçe’yi Şampiyon yapan Parreira futbolda fark yaratan teknik direktörlerdendi.

Kadro aynı olsa da üç gün önceki dizilişten farklı bir biçimde 4-4-2 ile oynayan Fenerbahçe’yi görünce bir taraftan bunları düşünüyor, diğer yandan da Cocu’nun zihin dünyasında neler yaşandığını merak ediyordum.

12. resmi karşılaşmasına yine hiç denenmemişi oynatmak için sahaya çıkmıştı.

Sonuç aldı mı?

Bu maçın birden fazla kırılımı var; biliyoruz ki en çok VAR’ın devrede olmadığı an Başakşehir’in attığı ve ofsayt gerekçesiyle sayılmayan golü konuşulacak.

Tekrar izlenince gol gibi görünüyor. Karşılaşmanın tek pozisyonu bu olsa Başakşehir’e yazık oldu bile diyebiliriz ancak öyle değil.

Fenerbahçe Ayew’le Elmas’la gole çok yaklaştı. Biraz şansı olsa ilk yarının 1-0, sonrasında 2-0 olması mümkündü.

Evet, son bölümde yani 75’ten sonra Başakşehir’in etkili atakları oldu ve VAR dışı pozisyon da bu bölümde gelişti.

Zorluk derecesi yüksek böylesine bir karşılaşmayı 0-0 ile tamamladığında, takımın genel moral motivasyonu göz önünde bulundurulduğunda sanki istenen ya da planlanana ulaşılmış gibi bir sonuç çıkabilir.

Tüm bunlar Cocu’nun neden sürekli taktik arayış içinde olduğunu bize anlatır mı bilemiyorum.

Önemli bir rahatsızlık geçirirken, başka başka teşhisler koyan her doktoru dinlerseniz kafanız karışır ve bedeninizi kime teslim etmeniz gerektiği konusunda kararsız kalırsınız. Karar verememek en kötü sonuçtur. Çok değerli zamanınızı kaybetmiş; belki de tedavi için en kritik süreyi boşa geçirmiş olursunuz.

Son iki maçta Frey ve Slimani başladılar, ilk maçta galibiyet alındı, ikincisinde berabere kalındı ancak etkili olduğu kanaat notu verilecek bir durum oluştu.

Şimdi buna devam mı yoksa son 30’da girip etkili olan Benzia’nın en baştan itibaren sahada olması mı daha iyi olur?

Bu maça bakıp nasıl karar verebilecek?

Reyes savunmada mı daha iyi yoksa orta alanda mı ya da Reyes gereçkten oynamalı mı?

Kenar beklerini tek mi oynatmalı yoksa önlerine birer oyuncu mu koymalı?

Elmas solda mı etkili oldu, sağda mı yoksa sanki Slimani’ye daha yakın oynadığı Frey’in yerinde ikinci forvet bölgesinde?

Hangisi?

Dün akşam Başakşehir mi çok etkisizdi yoksa Fenerbahçe’nin bu oyun düzeni mi etkisizleştirdi?

Peki ya VAR çalışsaydı da golü verseydi maçı Fenerbahçe kaybetseydi?

Günün sonunda 0-0 da zihinlerde, vicdanlarda da maç 0-0 mı?

Futbola bakış pencerem teknik adamın olduğu yerdir. Her zaman onu anlamaya çalışmak, onun zihin dünyasını çözümlemek, takip etmek gerekir. Bu nedenle de her teknik adamın 20-25 maç avansı olmalı diye düşünürüm.

Cocu bu avansı hak ediyor mu yoksa etmiyor mu her maç sonunda bunu düşünüyorum.

Avrupa Ligi maçıyla ilgili yorum yaparken özellikle transferlerde söz sahibi olan Comolli’nin sorumluluğunun birinci sırada olduğunu da ifade etmiştim, bir önceki soruyu kafamda çevirirken, bunu da değerlendirme dışında tutamıyorum.

Ancak şu bir gerçek ki maça, duruma, rakibe göre taktik belirlemenin Fenerbahçe’nin bir düzen sağlamasının önündeki en büyük engel olduğuna da inanıyorum.

Dün Fenerbahçe iyi mücadele etti.

Harun çok kritik kurtarışlar yaptı.

Elmas’ı her hafta daha bir takım oyuncusu gibi görünüyor, bu gerçekten önemli.

Jailson bu maçta görevini fazlasıyla yaptı, ilk defa Josef de olsa ancak bu kadar oynardı diyeceğim bir maçını izledim.

Ama Reyes için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Üzgünüm…

Bence Frey ile olmaz ancak ısrarla oynatıp bir düzen sağlamayı düşünüyorsa saygı duyarım.

Fenerbahçe’nin tüm taşları yerinden oynadı. Çok uzun yıllardır ilk defa olmadığı bir pozisyonda duruyor. Artık eski taşlardan yeni bir yapı oluşması mümkün görünmüyor. Yeni yapının sağlam malzemelerle kalıcı mı yoksa prefabrike mi oluştuğunu zaman içinde göreceğiz.

Bakalım…

Başakşehir bu sezon kendi standartlarını koruyorsa da eskisi kadar sonuç alan bir futbol oynayamıyor. Bunun nedenlerinden biri kadronun mental olarak yorulmuş ya da kanıksamış olma ihtimali var.

Abdullah Avcı’nın da rahat olduğunu sanmıyorum.

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com



Kategoriler:Spor

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: