İşte teknik adamın inisiyatif kaybettiği yerdir burası!


Cocu iyi oynadığına inandığı Beşiktaş maçı kadrosunu bozmayıp, Rizespor karşına çıkardı; bu olabilecek en kötü senaryoya dönüştü ve dört gündür Fenerbahçe’nin geleceğinin konuşulduğu bir ortam oluştu.

Hollandalı kaybedecek bir şeyi kalmadığı inancı ya da düşüncesiyle 11. resmî karşılaşmasına bambaşka bir dizilişle çıktı, biraz şansı, biraz rakibin yardımlarıyla maçı 2-0 kazandı.

Nasıl oynadı Fenerbahçe?

Opta’nın ortalama pozisyon yerleşim dizilişi bize şöyle bir sonuç veriyor.

Topu topu maç boyu 195 pas yapmış bir takıma karşı 5 kişilik bir savunma hattı, önlerine 6 numara özellikli orta saha oyuncusu, onların önünde üçlü hücum elemanları ve gol içinde bir santrafor.

Sanıyoruz ki Fenerbahçe 3-5-2 oynamak istiyor; ancak öyle olabilmesi için iki kenar oyuncusunun pozisyonu daha ileride olmalıdır.

4-2-3-1 şeklinde sahaya çıktığı Beşiktaş maçında da bu oyuncuların yerleşimi aynıysa o zaman biz bu oyunculara hücum orta sahası diyemeyiz.

Bunun karşılığı 5-1-3-1’dir.

Bu diziliş Başakşehir’e karşı denenebilir mi?

Futbolda aklınıza gelen her şeyi deneyebilirsiniz; nasıl olsa dükkanın anahtarı sizde.

Ancak bunun için şartlar ve ortam uygun olabilmelidir.

Fenerbahçe’nin dahası Cocu’nun böyle denemeler için ne zamanı var ne de elinde böyle bir malzemesi.

Malzeme demişken, bir paragraf Comolli için açmalıyız. Çünkü bu takım bir anlamda onun futbol bilgi, birikim ve anlayışının eseridir. İlk yarı tamamlanırken tribünlerde alternatif teknik direktörünün ismi yankılanıyordu. Teknik direktörü biraz sonra bende eleştireceğim ancak ilk sorumluyu doğru teşhis edebilmek gerekiyor.

Reyes, Frey, Jailson gibi oyuncular Comolli tarafından transfer edildiler. Üstelik geçen sezonun beğenilmeyen kadro mühendisliği tecrübesinden sonra; işte bu olmuyor. Görüntüleri, bırakın Fenerbahçe’de oynamayı, Süper Lig seviyesinin oldukça altında kalıyor. Malzeme bu olunca teknik adamın işi daha da zorlaşıyor.

Ortada bir sportif direktörlük varsa teknik direktörden önce onun nasıl bir takım kurduğunu sormak gerekiyor.

Teknik direktör maalesef sıyrılamıyor; onun da görevi pratik ve pragmatist olmayı başarabilmesi ile devam ediyor.

Eldeki malzemeyi en iyi şekilde değerlendirebilmek teknik adamlık marifetidir. Bunun için doğru kadro ve taktik diziliş neyse zaten bilerek bu seviyelere gelmek gerekiyor.

Deneyerek buraya kadar ve ancak bu şekilde olur.

Daha ilk gün Cocu’ya yazmıştım; bildiğin yoldan ayrılma diyerek. Yazdığımı okumasını elbette beklemiyorum, doğrusu bu olduğunu zaten bilmesi gerektiğini vurgulamak için tekrar ediyorum.

Giuliano ve Josef’in satılmasına karşı çıkmışsa sonuna kadar direnmeliydi; buna rağmen bu oyuncuları kim sattıysa yine ilk sorumluluk onundur, şimdi teknik adam üzerinden kimse kendini kurtarmaya çalışmamalıdır.

Hadi diyelim ki teknik adam olarak bunun da önüne geçemedin; eldeki sayısal veriler ortada, iyi oynayan kadroyu ya da teknik dizilişi bozma, ısrarla onların bir arada oynamasını sabırla bekle!

Dün akşamki kadroyu gördüğüm anda “bunu sosyal medya yapmış” dedim.

Sosyal medya yine bir başka vurgu yani teknik adam artık kontrolü kaybetmiş, birilerinin gönlü olsun diye onu bunu oynatıyor, diğerini yanında oturtuyor.

İşte teknik adamın inisiyatif kaybettiği yerdir burası.

Belki de tam Benzia’nın oynaması gereken karşılaşmada her ne sebep ve düşünceyle olursa olsun oynatmamak yanlış tercihti.

Oyunun son bölümlerinde İsmail ve Mehmet Topal tercihleri ancak bu iki oyuncunun daha da sevimsiz hale gelmesine neden olur. Kenarda oturan başka seçeneğindeki vardı Hocanın, kullanmadı.

Başakşehir maçında oynayamayacağı bir dizilişle çıkmak başlı başına yanlıştı. Maça göre taktik belirlemek 1980’lerde kaldı.

Kazandı mı, evet; ancak bu günü kurtardı demektir.

Ancak Pazar günü aynı taktik kurgu ile Başakşehir maçına çıkar ve bunda ısrar ederse lafımı geri alır, süreci beklemeye geçerim. Çünkü o zaman teknik direktör bir plan çerçevesinde hareket ediyor anlamına gelir.

Umarım anlaşılmıştır.

Dün Fenerbahçe kazanırken güzel şeyler olmadı mı?

Slimani’nin gol atması önemliydi.

Elmas giderek daha fazla ön plana çıkıyor, sorumluluk alıyor; belki de bu sezonun en önemli kazancı bu oyuncu olacaktır.

Ayew-Slimani uyumunun kurulması da takımın hücum opsiyonu anlamında değerliydi.

İsla’nın bu takımın vazgeçilmez parçalarından biri olması gerektiğine inanıyorum.

Başakşehir maçı çok daha zor geçecek.

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com



Kategoriler:Spor

Etiketler:, , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: