Fenerbahçe bir okul, öğrenme yeri midir?


Haftalardır maç izlemeye “bu sefer sadece futbol yazacağım” diyerek oturuyorum ama bir türlü olmuyor, Fenerbahçe buna izin vermiyor.

Daha kötüsü olmaz diyerek attığım başlıklar, yaptığım yorumların hepsi haftalar geçerken kendisini tekzip etti, durdu; Fenerbahçe’nin dibe yolculuğu bir türlü bitmedi.

Fenerbahçe bir okul, öğrenme yeri midir?

Başkan’ın bir süre önce bu işin okulu olmadığı, tecrübe kazanmak için zaman ve pratik yapılması gerektiğini ima eden bir konuşma yaparken onu şaşkınlıkla izlemiştim.

Demek öyle görüyormuş!

Eleştiri yapmak için eleştiri yapmadım hiçbir zaman; bildiğimi, inandığımı söylemek için yazıyorum.

Fenerbahçe’nin meselesi son on on beş yılda hep dışarıdaydı, bunu anlatmaya çalıştım. Ancak bir kaç senedir Fenerbahçe kendi içine doğru çözülmeye, çökmeye başladı.

Bunun sebebini eski yönetime mal etmek mümkündür ama bir o kadar da kolay yöntem olur. Çünkü eski yönetime muhalefet ederken çok önemli ayrışmalar yaşandı. Öyle ki artık omuz omuza maç izlenilemeyecek husumetler oluştu.

Çok kapsamlı anlatacağım, çok yakında, yeni yılda…

Fenerbahçe Fenerbahçelilere rağmen ve onlara karşı desteklenmez, yönetilemez! Bu yol Fenerbahçe’nin sonu olur.

Bu toprakların her zaman hain potansiyeli, Fenerbahçe’nin de içinde haini vardır ama bu baktığınız her yerde hain görme paranoyasına sürüklerse yönetemez hale gelirsiniz.

Çünkü hem zaman hem de tarih hızlandı, artık kimsenin kimseye verecek ekstra süresi kalmadı, deneme yanılma için bir fırsatınız olur ve bunda da başarı beklenir!

Çünkü burası Fenerbahçe’dir!

Varsa, haini de yönetebilme, onun gücünden yararlanabilme beceriniz olacak.

Maalesef en başından bu yana birçok hata peşi sıra yapıldı. Hala yapılmaya devam ediyor. Sonsuz bir kredi ve tolerans olduğu düşünülüyorsa bu da yapılacak son hata olur.

O kadar başa gitmeyeceğim ama Cocu gönderildiği andan itibaren pragmatist bir yöntem ile Türkiye gerçeklerine uyan bir hamle yapılmalıydı.

Akhisar maçından önce sosyal medyada benzer sorular vardı, mesele teknik yönetim mi yoksa futbolcular mı diye.

Türkiye’nin bir ortalaması var ve Fenerbahçe futbol takımı bunun hiçbir dönem altında olmadı. Bugün de… Ancak her ortalamanın bir yönetim aklına ve irade gücüne ihtiyaç gösterdiği de unutulmamalıdır.

Koeman her hafta çıkıp “kalıp kalmayacağımı bende bilmiyorum” dediği ortamda ne yönetim vardır ne irade, orası idareten doldurulmuş bir yer haline gelmiştir.

Peki bu durumun sorumlusu kimdir?

Koeman mı, Mehmet Topal mı yoksa İsmail Köybaşı mı?

Bir daha soruyorum, Fenerbahçe okul, bir öğrenme yeri midir?

Koeman ile olmayacağını görmek için iki ay beklenir mi?

Fenerbahçe Galatasaray maçından genlerinin yardımıyla çıktı ancak Trabzonspor maçı net göstergeydi, ya dün Akhisar maçı?

Maç içinde üç defa taktik değişir mi?

Bu Fenerbahçe gibi bir takımın her hafta deneyeceği bir yöntem olur mu?

On beş haftada bir takım oyunu oturmaz mı?

Kırk yıldır Fenerbahçe’yi izliyorum, takip ediyorum. Böyle bir duruma hiçbir dönem izin verilmemiştir.

Koeman’ın ismi dışında hiçbir vasfının olmadığı o kadar açık ve net ki bunu görmek ve anlamak için haftalara ihtiyaç yok.

Ancak o kadar çok hata peş peşe öylesine hızla yapılıyor ki artık ipin ucu kaçtı yakalayamaz duruma gelindi.

Hafta içinde Ersun Yanal ile görüşülüyorsa onun bu maçta takımın başında olması da sağlanmalıdır.

Sağlayamıyorsan bunu duyurmayacaksın; çünkü bu Fenerbahçe’de görev yapan herkes için ayıp oluyor.

Ersun Yanal’ın yaptığı konuşma ise ayıpların daha da büyüğü oluyor; yarını da hesap etmek önemli bir beceridir.

Bu duruma gelmiş Fenerbahçe’nin dün Akhisarspor’u yenmesi mümkün müdür?

Futbolu size eğer Hıncal Uluç, Erman Toroğlu, Fatih Terim öğrettiyse o zaman beklentileriniz de onların futbolu yorumladığı kadar olur.

Bilim başka bir şeydir!

Üç ay önce dışarı sızdırdığı iddia edilen verilerden bugün kimin ne kadar anlayabildiği ortadadır.

Diyelim ki Çin’den size İphone XS’in formülü geldi. Nerede hangi fabrikada bu formülü kullanıp üç yıldan önce telefon üretebilirsin? Üç yıl sonra İPhone kaç çıkmış olur piyasaya?

Durum budur!

Futbol bilgisi, aklını dışarıya çıkardığınızda o verileri kullanacak ortada adam kalmadığında geriye göle maya çalmak gibi her hafta ya tutarsa beklentisi kalır.

Çok insan harcandı.

Bilgi, tecrübe oyun dışına çıkarıldı.

Çok zaman var sanıldı ancak gelinen nokta tüm kredileri de tüketti.

Fenerbahçe’nin gidecek yeri kaldı mı?

Bu bir talihsizlik, şanssızlık ya da topun üç direğin arasından çizgiyi geçmemesiyle açıklanacak bir durum değildir.

Yıllardır ilk defa hakemin kim olduğu, yönetimi konuşulamaz hale geldi.

Top direğe bile tesadüfen, rakipten sektiğinde çarpıyor.

Fenerbahçe’nin pozisyonu altı ayda yapılan tüm yanlışların sonucu, toplamı, bileşkesidir ve Fenerbahçe bir okul, öğrenme yeri değildir.

Futbol takımına verilen otobüsle İstanbul’a gönderilme cezası da tuzu biberidir.

Akhisar’dan otobüsle de dönülür çok önemli değil; ama bunun bile kamuoyuna sunuluş şekli hatalar zincirinin halkasıdır.

Slimani’ye önce Fenerbahçeli olmayı öğretin, öğrenci gibi ceza verirseniz o otobüsün içini Hababam Sınıfına çevirirsiniz.

Aynı yöntemlerle devam edilemez!

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com



Kategoriler:Spor

Etiketler:, , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: