Fenerbahçe’nin futbol aklı, oyun bilgisi nerede?


Fenerbahçeli kendine ve etrafındakilere soruyor;

“Vedat ilk yarının en etkili futbolcusuydu, nasıl bu kadar düşüş içine girdi?”

“Dirar saatli bomba gibi, her an bir hata yapacak, bu oyuncu nasıl bu kadar tanınmaz hale geldi?”

“Rodrigues bu takımın oyuncusu mu?”

“Fenerbahçe nasıl amaçsız, hedefsiz hale geldi?”

Futbolu oyuncu üzerinden okumaya ve izlemeye devam ettikçe bu ve benzeri sorular sormaya devam edilecektir.

Karşılaşmanın ilk yarısında Dirar, sağdan sola amaçsız bir top attı ve o topu araya giren Kasımpaşalı bir oyuncu kaptı. Akıldışıydı…

Kupa maçında Jailson, rakibinin gerisinde kaldığı için Fenerbahçe’nin bir gol yemesine sebebiyet verdi.

Bu maçta da Gustavo benzer bir şekilde geride kalarak Kasımpaşa’nın golü bulmasını kolaylaştırdı.

Peki neden?

Bu oyuncuların hepsi mi kötü?

Pozisyon ve oyun bilgisi yok?

Hayır, mesele futbolcunun yetersizliği falan değil. Fenerbahçe rakiplerinden daha yetersiz veya popüler deyimle “kalitesiz” bir takım değil.

Fenerbahçe sezon başında bu ligin en kuvvetli şampiyonluk adayıydı. Bunu sağlayan da oyuncu topluluğuydu.

Ersun Yanal için bir iyi bir olumsuz yorum yapacağım. Önce olumsuzunu ifade edeyim; bu kadroyu haba etti. Fenerbahçe’nin bugünlere gelmesinin başlıca sorumlusudur.

İyi yorum; öyle ya da böyle Ersun Yanal’ın bir oyun planı, bilgisi vardı. Doğrusuyla yanlışıyla bunu sahaya yansıtıyordu. Bu kadronun hakkını verememiş olsa da ve şampiyonluk için yeterli olmasa da…

Fenerbahçe gibi bir futbol devi, Ersun Yanal’dan sonra onun yerine kimi koyacağına bir türlü karar veremedi. Üstelik Covid-19’un böylesine büyük bir düşünme ve zaman avantaj ısağlamasına rağmen.

Geçen hafta yazmıştım; bütün bunlar sırasıyla gelir.

Önce futbol aklınız olacaktır.

Bu size bir yerlere doğru odaklanma vizyonu sağlar.

Futbol aklı, teknik direktörü seçmede birincil unsurlardan biridir ki bu zaten sizin elinizdeki mevcut oyuncu kadrosunun da geçen sene nasıl kurulduğunu anlatır.

Fenerbahçe’de bu var mı?

Cevabı düşünürken ben devam edeyim.

Yerleşik bir futbol aklı öyle ya da böyle bir oyun bilgisini de çevresindekilere hissettirir; bunun en güzel ve çarpıcı örneğini bize 2007 ile 2015 yılları arasında Barcelona vermiştir. Orada kimin teknik direktör olduğunun önemi var mıydı? Kaç kişi Barcelona teknik direktörlerinin ismini biliyordu?

Tabii biz buralarda olamayız sadece hayal kurmak için bu kadar zorluyorum.

Fenerbahçe’de yönetim bu bakış açısıyla değişti. Fenerbahçe’nin kurulu futbol aklı, oyun bilgisi ve futbolcu kadrosu “eskisinden bir şey olmaz” vizyonuyla yok edildi.

Geriye de bugünkü kaldı.

Şimdi Dirar hatalı pas verir, Jailson rakibini tutamaz, Vedat da sıradan bir golcüye dönüşür.

Neden?

6 ayda gece gündüz farkı niye?

Fenerbahçe’nin ne oynadığını biz görebiliyor muyuz?

Peki biz bunu bilmiyorsak, sahadaki oyuncu grubu ne yaptığının farkında mı?

Deniz Türüç Trabzonspor maçında neden çıktığını anladı mı?

Zajc o maçta neyi yapamıyordu da saha kenarına alındı? (Kimin oyundan çıkardığı benim için önemli bir sorudur bu arada?)

Ferdi, Kayserispor maçında nerede oynuyordu; Kasımpaşa maçında nerede başladı ve neden?

Az önce Ersun Yanal’ın bir oyun bilgisinden söz ettim; şişirerek kanat ortaları yapmayı çok severdi. Bir oyun şekliydi. Bu takım onu oynayabilir miydi, kesinlikle oynardı ve oynuyordu da; ama tek opsiyon olmamalıydı. Çeşitlenmeli, zenginleştirilmeliydi.

Fenerbahçe’yi bugün kenarda yönetenler; ben kimin tam olarak yetki sahibi olduğunu gerçekten bilmiyorum, geriden savunma arkasına top atarak hızlı hücum oyunu oynamayı tercih ediyorlar. Takım neredeyse kanatlara inmeyi ve orta yapmayı unuttu.

Oyunun hücuma dönük her bölgesinde ters ayaklı oyuncular oynuyor.

Rakip savunma oyuncusu Rodrigues’in ve Deniz Türüç’ün çizgiye inemeyeceğini, futbolu oynayabildikleri ayaklarıyla kaleye paralel, merkeze oynamak zorunda olduklarını biliyorlar.

Bu iki oyuncu kendi ayaklarıyla merkeze döndüklerinde onların yarattıkları boş alanlara Hasan Ali ve Dirar neden girmiyor?

Bu bir hücum opsiyonu mudur?

Bunu taktiği kim çizecek veya oynatmıyor?

Dirar o kötü pası atacak futbolcu muydu? Bu saha yerleşiminin ve oyun bilgisinin yokluğunun çaresizliğidir.

İkinci yarının hemen başında Deniz’in, Rodrigues’in ve Ferdi’nin yerlerinin değişmesi ile sahada yeni bir oyun planı ve taktik kurgu görebildik mi?

Rodrigues’in geçtiği kanat o kadar boşa çıktı ki Fenerbahçe gol yedi.

Rodrigues ile ilgili son kanaatimi de söyleyeyim; asla Fenerbahçe’nin ilk 11 oyuncusu olamaz, oyun onun üzerine kurulamaz.

Fenerbahçe amaçsız, hedefsiz olabilir mi? Fenerbahçe için böyle bir yorum yapmak bile ayıp ötesidir.

Ligde sadece Fenerbahçe’nin mi hedefi yok? Bu nasıl bir çaresizlik olabilir?

Fenerbahçe’nin Avrupa hedefi bile kalmadıysa tarihi varlık amacı ve hedefi vardır ve bunu yedek kulübesindekiler yeterince anlayamıyorsa onu anlatacak idari ve yönetimsel bir güç, irade, akla ihtiyaç vardır.

Fenerbahçe sahasında 20 yıl Galatasaray’a, 23 yıl Trabzonspor’a gerçekten neden yenilmiyordu?

Şans mı? Muska mı? Dua mı?

Yıllarca dışarıdan en ağır ve bel altına vuran türde ahkam kesmekle bu işler olmuyor.

Bugün hüküm de mühür de sizlerin elindedir.



Kategoriler:Spor

Etiketler:, , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: