Emre’nin oyun bilgisi kazandırdı


Şöyle bir giriş yapalım; Fenerbahçe yediği goller gibi atma becerisi veya başarısı gösterebilse yediklerinin hiç önemi kalmaz. Ancak yıllardır bunu başaramadığı, çok basit goller yerken atmak için büyük çaba gösterdiğinden çok zor durumlara düşüyor.

Tam da Yeni Malatyaspor maçı bunun örneği oldu.

Fenerbahçe bu karşılaşmada 33 orta yapıp 9 isabet sağlarken; Yeni Malatyaspor 16 ortada 4 isabet bulup, bunlardan da iki gol üretti, üstelik 1-0 yenik durumdan 2-1 öne geçti.

6 korner vuruşu yapan Fenerbahçe’nin bunların neredeyse hepsini heba etmesini de ayrı not olarak düşelim.

Yine de bu Fenerbahçe son saniyede attığı golle maçı kazanmasını bildi.

Büyük takım etkisi böyle bir şeydir; bu şekilde kazanan takımlar büyük olur.

Neden, çünkü kadrosunda son saniyeye kadar kazanmak için oynayacak futbolcusu vardır.

Kimdir bu?

Elbette Rodrigues değil!

Emre Belözoğlu.

Geçen haftalarda Fenerbahçe’nin futbol aklını sorguladık; peşinden de oyun bilgisini elbette. Bunun birincisi saha dışına dairdir, ikincisi saha içine…

Bir kere Fenerbahçe’nin şu düzeninde bir futbol aklı olmadığını söylememiz gerekiyor. Detaylarını geçen hafta daha detaylı yazmıştım.

Oyun bilgisi de hafta içinde antremanlarda taktiksel olarak üretilir ve kuşkusuz futbolcuların yeteneği, zekası ile birleşerek boyut kazanır.

Emre Belözoğlu’nun saha içi ve saha dışı etkisini iki defa test etme şansımız oldu; Kayserispor ve Yeni Malatyaspor maçları. Eğer Trabzonspor maçında atılmasaydı muhtemelen Fenerbahçe bugün Kupa finaline hazırlanıyor bile olabilirdi.

Ancak bunlar birbirini tamamlayan süreçlerdir.

47. dakikada Fenerbahçe soldan bir pozisyon geliştirdi. Top ceza sahası içindeki Rodrigues’e geldiğinde Hasan Ali de kendini boşa çıkararak bindirme yapıyordu. Ama Rodrigues karşılaşma boyunca alıştığı gibi solda ters ayakla oynadığı için, topu Hasan Ali’nin önüne yuvarlamak yerine sağ ayağıyla Vedat’a orta yapmayı denedi. Tabii olmadı. Çünkü açısı, pozisyonu, çevre etkisi, artık ne derseniz, müsait durumda değildi.

13 dakika sonraysa aynı atak organizasyonunda bu sefer topu Hasan Ali’nin önüne yuvarladı ve buradan bir asist çıktı, Fenerbahçe 1-0 öne geçti.

Emre Belözoğlu’nun oyuna girmesinden sonra Fenerbahçe’nin oyun bilgisi arttı ve buna saha içi taktiksel organizasyonlar eklendi ve 89. Dakikada 2-1 geriye düşmesine karşın uzatmalarla 6 dakika içinde maçı çevirdi ve 3 puanı aldı.

Açıkçası şu maçta Emre Belözoğlu olmasa skor buradan döner miydi, pek emin olamıyorum; çünkü fazlasıyla tecrübe ettiğimiz pratikler olduğunu sezon boyunca yaşadık, gördük.

Her ne kadar maçların son çeyreklerinin başka karakterde ve taktiksel dağınıkla oynandığını da göz önünde bulundurmamız gerekse Fenerbahçe’nin şu son dört karşılalmadan alacağı dersler vardır.

Emre Belözoğlu olmasaydı bu maç dönmezdi” hükmü “Emre Belözoğlu olmazsa Fenerbahçe maç kazanamaz” sonucuna bağlanmamalıdır. Bu iki durumun birbiriyle asla karıştırılmaması gerekir.

Emre Belözoğlu saha içinde kendi iradesi, oyun bilgisiyle takıma katkı veren bir aktördür; ancak 40 yaşında bir oyuncudan söz ediyoruz onun muadillerinin Avrupa’da Kulübe’de takım yönettiğini biliyoruz. Chelsea 42 yaşında Emre’nin jenerasyonlarından Lampard tarafından yönetiliyor. Fenerbahçe’nin geleceği adına Emre’ye saha içinde değil, dışında ihtiyaç vardır.

Diğer taraftan Yeni Malatyaspor’un oyuncusu Gökhan Töre’nin kırmızı kartının nedenini öğrenmek için hala futbol oyun kuralları kitapçığını taradığımı da eklemeliyim.



Kategoriler:Spor

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: