Erol Bulut’un oluşturduğu takım kimyası


19 Aralık 2019 akşamı Fenerbahçe Gaziantep’ten 3 gol yiyerek dönerken ortalık bir anlamda yangın yerine dönmüştü. Bir hafta önce sahasında Yeni Malatya’ya 3-0 yenilen Fenerbahçe’de hemen herkes sorgulanmaya başlamıştı.

Emre Belözoğlu acaba doğru transfer yapamamış mıydı?

Teknik direktör seçiminde hatalı mı hareket etmişti?

Acaba Emre Belözoğlu’nun tecrübesi bu işin altından kalkmaya yetmiyor muydu?

Bir taraftan bunlar konuşulurken diğer yandan gelmekte olan zorlu rakiplere ait fikstür vardı ortada; Başakşehir, Kasımpaşa, Alanyaspor ligin en dişli takımları arasında geliyordu.

Bu kadar kısa sürede takım nasıl ve kim tarafından toparlanacaktı?

Sezon başından itibaren yazılarımı yakından takip edenler o günlerde de bunun cevabını verdiğimi hatırlayacaklardır.

Meselenin özü mücadeleden geçiyordu.

Aşağıdaki veriler Fenerbahçe’nin sezon boyunca çıktığı maçlardaki başarılı ikili mücadele sayılarıdır.

Dikkat edilirse, Fenerbahçe sezon başında sahada rakipleri karşısında ikili mücadelelerde gerekli katkıyı veremediği, ancak üzerine koyarak da ilerlediği görülecektir.

Bu önemli bir veri.

Bir diğerini Erzurumspor maçında gördük. Başarılı top kapmada Fenerbahçe Erzurumspor’a karşı 18’e 5 üstünlük sağladı.

Öncelik neymiş; sahada ayakta kalmayı başarabilmekten geçiyormuş.

Son 4 karşılaşmada sahaya hangi oyuncularla çıkmış Fenerbahçe veya daha doğru ifadeyle Erol Bulut kimleri tercih etmiş, bir de bunlara bakalım.

Serdar Aziz, Novak ve Ademi’yi çıkarırsak; ilk 11 tercihinde 12 futbolcunun ismini görüyoruz.

Sezon başında Fenerbahçe’nin bir kadro zenginliği ve çeşitlemesi vardı; peki ne oldu veya nerede kaldı şimdi bu alternatifli kadro?

Zirveyi zorlayan takımlarla (özellikle Alanyaspor, Gaziantep FK, Beşiktaş, Galatasaray) kıyaslandığında Fenerbahçe’yi diğerlerinden ayırt eden en belirgin fark bu değil miydi?

Evet ama aynı zamanda Erol Hoca’ya yönelttiğimiz eleştirilerin başında da bir oyun planı, kadro omurgası, takım kimyası geliyor, hatta 5 oyuncu değişiklik hakkının teknik direktör için bir avantaj değil, olumsuz bir duruma dönüştüğünün altını çiziyorduk.

Kısmen sakatlık, biraz cezalar, az da Covid etkisi nedeniyle Fenerbahçe, Başakşehir-Kasımpaşa-Alanyaspor-Erzurumspor tüneline işte eldeki bu kadro ile çıktı.

Sonuç 4’te 4 oldu.

Bir önceki karşılaşmada Fenerbahçe’nin topa Alanyaspor’a oranla daha az sahip olarak oynamasını da eleştirdim ama Erol Bulut bir kadro istikrarı ile en azından bir arada oynama alışkanlığına sahip bir takım yarattığının da hakkını teslim etmek gerekiyor.

Bunun dönemsel olduğunun altını tekrar çizmeliyiz. Burada yanlış anlamayı ortadan kaldırmak için yazmalıyım; bu en doğru kadro anlamına gelmiyor, bir arada oynama alışkanlığı oluşturulmuş bir ekip demek oluyor.

Mesela; dünkü karşılaşmanın bir pozisyonunda Erzurumsporlu oyuncunun kaleye gönderdiği şutuna iki stoperinin aynı anda önüne atlaması hem saha içine hem saha dışına önemli bir mesaj oluyor.

Gaziantep FK maçı sonrasında Fenerbahçe’nin aradığı kanat oyuncusunun Sinan Gümüş olacağını kim söylese ya da yazsa büyük bir ihtimalle ciddiye alınmazdı. Hele bazı yorum fırıldakları var onlar için tam eğlencelik çerez olur, çıtır çıtır yerlerdi.

Ama Sinan Gümüş bu dört maçın çok önemli katalizörlerinden biri oldu.

Erzurumspor maçına bir gol bir asist ile katkı yaparken, Alanyaspor maçını çözen oyuncu olması da önemlidir.

Pelkas ve Ozan’ın takımın neresinde oynayacaklarına dair bundan daha güzel bir cevap olabilir miydi?

Dün kadroda Mert Hakan’ı görenler, neden Valancia tercihi yapılmadığını sormadılar mı kendilerine?

Peki, geçen sezon Sivasspor’da oynamasının rakım ve soğuk etkisine karşı vücudunda yeterince antikor oluşturduğuna ve saha koşulları hesaba katılırsa Valencia’dan çok daha güçlü bir alternatif olduğuna dair en güzel cevabı Mert Hakan karşılaşma boyunca vermedi mi?

Fenerbahçe’nin az önce andığım rakiplerinin sezonun bu bölümüne kadar ligde daha istikrarlı görünümde olmalarının en bariz özelliği dar kadro ile birlikte oynama becerisi oluşturan ekip yaratmalarıydı.

İşte Fenerbahçe son 4 maçta bunu başardı.

Rakipleri bu dört karşılaşmada hep bir iki aksarken, Fenerbahçe zirveye tutunmayı başardı.

Erol Bulut yakaladığı bu kimyasal formülü ilave çözeltilerle seyreltmeden Ocak-Şubat ayı içindeki maç takviminde kullanmayı başarması gerekiyor.

Fenerbahçe’nin kadro zenginliği işte burada devreye girerse girecek olmazsa da Mart ayından itibaren neyi başardığı ya da başaramadığını konuşmaya daha güçlü veri ve argümanlarla devam edeceğiz.

Bundan sonrası kısmen biraz daha ezber biraz da beceriye giriyor.

Erol Bulut çok önemli bir eşiği geçti.

3 İstanbul maçı bir Sivas deplasmanı var. Bir 4’te 4 yaptığında Fenerbahçe’nin Şubat ayına puan farkı ile zirvede girmesi çok uzak bir gelecek değil, sadece 20 gün.



Kategoriler:Spor

Etiketler:, , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: