UEFA sopası; dün Fenerbahçe, bugün Beşiktaş, yarın…


9 Kasım 1988 tarihinde Galatasaray, Neuchâtel Xamax’ı 5-0 yenerek Avrupa’da çok büyük bir başarı kazanmasına karşın birkaç gün sonra UEFA’dan gelen şok bir kararla hükmen yenik sayılıp Kupalardan elenmişti. Bu karar o tarihte ülkemizde çok büyük bir tepki ile karşılanmış, hak arama mücadelesi bir anlamda ülkenin temel meselesi olmuştu. UEFA’nın tahkim kuruluna yapılacak itirazla birlikte …

Bir Fenerbahçe modelinden söz edebilmemiz için…


Geçen haftaki yazılarımda Fenerbahçe’nin çeşitli şekillerde mücadele içinde olduğu düşünülen veya varsayılan iki model üzerinde tartışmıştık. İlki cismen bir kimliği bulunmayan ve Fenerbahçe’yi ele geçirme amacı taşıdığı iddia edilen Cemaat’ti, ikincisi de ezeli rakibi Galatasaray. Fenerbahçe temelde zaten kuruluşundan kaynaklanan sebepler yüzünden her ikisinden de farklı bir yerde duruyor. Köklerini toplumun çeşitli katmanlarına kadar ulaştırabiliyor. …

Galatasaray’da Lise’nin merkezi demokrasi modeli


Cemaat tartışmaları ekseninde örgütlü hareket edebilmeyi konuşmaya devam edelim… Ülkemizde tartışmaya değer birçok model olduğunu biliyoruz. Bunların arasında diğerlerinden önemli farkla ayrılan biri var ki konumuz bağlamında değinmeden geçilemez. Kuşkusuz bir köşe yazısının sınırları içinde detaylara girmemiz mümkün değildir. Özü ile ilgili bize fikir veya ilham verecek bazı noktaları konuşmanın yararlı olacağını düşünüyorum. Bundan birkaç …

Cemaat aynı zamanda bir modeldir.


Örgüt kavramı Türkiye’nin refleksle tepki verdiği bir olgudur. Özellikle 12 Eylül örgütlü insana yönelik gerçekleştirildi. Örgütlü insan, politikleşmiştir; bilinç sahibidir. Bir arada hareket etmeyi öğrenmiştir. En azından güvenlik altındadır; çünkü bilir ki en ufak bir sıkıntısında birileri onun yardımına koşacaktır. Bu kişinin gelecek kaygısı daha düşük seviyeler olduğundan kimliğini daha net bir şekilde ortaya koyabilme …

Yeni Fenerbahçe’yi yaratacak yine o “bir fark”


Hafta sonu Fenerbahçe’nin genel kurulu toplandı. Üç sene önce Aziz Yıldırım yeniden aday olarak kongre üyelerinin önüne çıktığında 3 şampiyonluk sözü vermişti. Final 2010 ve 2012 yıllarında tek bir gol mesafesinde kalırken; 2011 yılında özlenen şampiyonluğa ulaşıldı. 3 Temmuz’dan sonra da Kulüp hepimizin bildiği sürecin içine girdi. Aziz Yıldırım yeni listesiyle seçime tek başına girerken …

Bir isyan ve devrimdir Fenerbahçe!


Fenerbahçe sezonun en başından bu yana öyle şeylerle uğraştı ki her karşılaşma öncesi, sırasında ve sonrasında yaşananlar birer ibret vesikası oldu. Hangi birine yetişilecek çok şaşırılıyordu. Anlamaya çalışsan doğru yere oturmuyor, cevap vermeye yetişsen bitmiyordu. Ama Kupa Finalinde hakem Bülent Yıldırım öyle iki şey yaptı ki bu Fenerbahçe’nin koca bir sezon verdiği mücadelenin özeti ve …

Sporda Şiddet ve Düzensizlik Fenerbahçe üzerinden mi önlenecektir?


6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine dair kanunun tüm yükünü yasa yürürlüğe girdiği günden bu zamana tek bir kulüp üstlenmiş götürüyor. Diğerleri de bunun üzerinden kendilerini farklı bir yere koyma görevi üstlenmiş durumdalar. Kimi sayfa sayısı üzerinden tapeleri karşılaştırıyor; “bizim 20 sayfalık bir konuşmamız görünüyor” diyor; bir diğeri sorunu taraftarının kültür seviyesi ile karşılaştırıyor. …

Şiddettin kaynağı mı yoksa mağduru mudur Fenerbahçe?


Dün iki açıklama geldi. İlki sportif taraftan; TFF’den. “Fenerbahçe-Galatasaray maçı sonrasında çıkan olaylar hepimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir. Futbolun ruhuyla bağdaşmayan, tarihi bir rekabete asla yakışmayan, taraflı-tarafsız herkesin yüreğini acıtan bu tabloyu kabullenmek, hoşgörü ile karşılamak, sebebi ne olursa olsun alışılagelmiş bir saha olayı gibi görmek asla mümkün değildir. Türkiye Futbol Federasyonu, bu aşamada …

Bu final bir spor olayı değildir.


Spor karşılaşmaları kazanma ve kaybetme üzerine kurulmuştur. Özünde mücadele vardır. Kazanmanın yolu kaybetmeyi öğrenmekten geçer. Bu nedenle ne sonsuza kadar sürekli kazanmak ne de kaybetmek mümkündür. Elbette bu sadece sportif olarak kalabildiği ölçüde geçerlidir. Türkiye’de yaklaşık bir senedir futbol spor olmaktan çıkıp başka bir şey haline getirilmeye çalışılıyor. İçinden geçtiğimiz ve çok sınırlı bilgi ve …

Fenerbahçe İdeolojisi


10 Temmuz 2011 günü Türkiye’de kimsenin hiç beklemediği bir şey oldu. Türkiye’nin diyorum aslında sürecin içinde olanlar yapacakları eylemin hem farkındaydı hem de kararlıydı; çünkü bilinçliydi. Bazen alanlardaki, caddelerdeki kalabalıkların sayısı çok önemli olur. Bazen de o kalabalığın temsil ettiği değerler… Kiminde milyonlarca kişiyi bir araya getirirsiniz ancak o kişilerin sahip olduğu düşünceler güçlü anlamlar …