Özel yetkilendirilmiş PFDK ve Tahkim Kararları


4 Temmuz 2011 gününden bu yana sürecin hukuk, yargılama ve cezalandırma yönüyle ilgili defalarca konuştuk.

Açıkçası 2007’den bu yana dokunulmazlara dokunulur tarzında yapılmış tüm operasyonların ve yargılama süreçlerinin başarısızlıkla sonuçlandığını düşünen taraftayım.

Neden?

Hukuk temelinde adaletin dağıtılması, insanların kendilerini güvenlikte hissetmesi ile ilgilidir. Adalet insanların güvenlik duygusunu kaybettirdiğinde orada hukuktan söz etmek mümkün olmaz.

Yasalar bu doğrultuda hazırlanır. Toplumda bir ihtiyaca karşılık gelmeyen bir yasa ve cezasının anlamı yoktur.

Operasyon yapmak, yargılamak veya cezalandırmak için yasa yapıyorsanız bu da başka bir şeye dönüşür.

Bu bir boyutu… Diğer taraftan bir de yasaların kendilerine görev verdiği kişilerin bunlardan doğan yükümlülükleri vardır ki onların görevi çok daha zordur.

Birçok anayasa hukukçusu anayasada yazılmış bir metnin ne anlam ifade ettiğini ya da o yasadan ne anladıklarını belirtmek için saatlerce birbirleriyle kıyasıya tartışmaktadırlar.

Hukuk bu anlamıyla tartışmaya da açıktır.

Yasalarda ne yazıyor olursa olsun yargılamanın yapıldığı yerde, mahkemedeki en üst makam olan hâkimin o davadan ne sonuç ürettiği yasa ile ne şekilde birleştirdiği çok önemlidir.

Bu nedenle hâkimlere düşen görev belki de diğerlerinden çok daha fazladır.

Kuşkusuz bu da yetmez…

Yargılamanın kamuda, toplumda kabul edilebilir, vicdanen de hissedilebilir olması gerekir.

PFDK’nın verdiği disiplin kararları hukuksal olarak birbiriyle çelişen, anlaşılması mümkün olmayan ve sonrasında da ortaya yepyeni sorunlar çıkaracak türdendi.

Açıkçası bu kararların bir üst makam olan Tahkim Kurulundan tümden ortadan kaldırılacağını beklerken pazartesi akşamı PFDK ile paralel ve onu onayan kararlarını okuduk.

Eğer şike varsa, tespit ettiyseniz, gördüyseniz, biliyorsanız bunun cezasını kesin. Takımları küme düşürün, yöneticilerini en ağır şekilde cezalandırın, futbolculara da en ağır yaptırımları uygulayın ki gelecek kuşaklar bundan ders alsın.

Hepimiz sporcu yetiştiriyoruz. Hiçbirimiz çocuklarımıza sporda ahlaksızlığı öğreterek gerçekleri gösteremeyiz. Sadece kendimizi kandırırız.

“Biz görmedik ama sanki şu şu kişiler sanki bir şeyler yapmışlar” tarzında verilen cezaların hiç kimseye faydası yoktur.

“58. maddeye değil ama 37. maddeye daha uygun” demek kaçmaktır

Bu garabeti yaratanlar hala içinde bulundukları mesuliyetin farkında değiller.

Sizin topluma karşı hiç mi sorumluluğunuz yok?

Şikeyi kim yapmış, kim kime teşvikte bulunmuş?

Kiminle nasıl yapmış?

PFDK ve Tahkim içinde bulundukları durumu hakemin gösterdiği basit bir kırmızı kart veya futbolcunun ettiği küfür ya da yöneticinin verdiği bir beyanat olarak görüyor olmalılar.

Beceremiyorsanız, anlayamıyorsanız karar da vermeyin!

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

http://spor.milliyet.com.tr/ozel-yetkilendirilmis-pfdk-ve-tahkim-kararlari/uzay-gokerman/spor/sporyazardetay/06.06.2012/1549989/default.htm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s