İktidarda iktidarlaşan parti; AKP…


Sadece Türkiye siyaset tarihi değil içinde bulunduğumuz batı demokrasi sürecinde görülmemiş bir tekrarla iktidar partisi girdiği her genel seçimde oylarını sayısal ve yüzdesel olarak arttırarak büyük bir zafer kazanıyor.

AKP’nin neden çok oy aldığı ve Türkiye seçmeninin alternatifsiz olarak arkasında durduğu sorusunun cevabı için demokratik bir tercihten çok ekonomik olduğunu düşünmeye devam ediyorum. Çünkü son iktidar döneminde demokratik kazanımlar ve açılımlar konusunda sürekli bir şeyler vaat etmesine rağmen bunların karşılığı görmek bir yana çok daha baskıcı ve özgürlüklerden kaçışın yaşandığı bir süreci hep birlikte yaşadık.

Aslında yeni milenyumla birlikte yapılan her seçimle seçmen siyasetten biraz daha uzaklaştı. Siyasi düşünmenin gerisine geçti. Özellikle 2001 krizinden sonra ülkemizde yaşayan insanların birincil önceliği tüketim alışkanlıklarını devam ettirebileceği ekonomik ilişkileri sağlayan bir hükümeti iktidarda tutmaktı.

İktidar bu ilişkileri sağlamakla kalmadı insanları birbirlerine bu ekonomik bağlarla birbirine de bağladı. Forbes sırlamasına giremese de yeni zenginler yarattı. Çok ilginç ticaret alanları oluşturuldu ya da yeniden organize edildi.

Örneğin, geçim sıkıntısı yaşayan insanların rahatlıkla alışveriş yapabildikleri süper market ağları oluştu. Bu marketler kısa süre içinde inanılmaz ekonomik büyüklüğe ulaştı. Hatta İstanbul’un ticaret merkezine Avrupa’nın en yüksek katlı binalarından birini yaptı.

Yepyeni inşaat şirketleri ortaya çıktı ve dünyada gayrimenkulden kaynaklanan bir kriz yaşanırken Türkiye’de bir anlamda konut sektöründe bir patlama yaşandı.

Zaten ülkemizde inşaat sektörü bankacılık dahil olmak üzere bir çok bileşeniyle birlikte sistemi destekliyor diyebiliriz.

Ekonomik anlamda işlerin tıkırında gittiği bir sürecin içine kim neden çomak sokmak istesin ki?

Ancak hiç unutulmamalıdır ki bugün reel anlamda çeşitli şekillerde insanlarımız daha borçlu hale gelmiştir. Sosyal hakları her geçen gün sınırlanmakta, çalışma saatleri her geçen gün karşılığı ödenmeksizin artmaktadır. Bunun etkilerini şimdi hissetmiyor ya da önemsemiyoruz.

Bu yapıyı ayakta tutan ekonomik ilişkiler devam ettiği ve krize girmediği sürece AKP’nin karşısına bir alternatif çıkması mümkün gözükmemektedir.

Liberalizmi en iyi uygulayan bir parti, onun hükümeti ve iktidarı varken insanlar neden alternatif arasın?

Ayrıca dış politikada da insanların gururunu okşayan hamle ve uygulamaları olduğunu unutmakmak gerekiyor.

Bu seçim sonuçları CHP’nin geleneksel politikalarında ve vizyonunda en ufak değişiklikte dahi nasıl oy oranı ve sayısını arttırabildiğinin en güzel örneğini göstermiştir. Ancak CHP, AKP’nin ekonomik modeline alternatif yaratarak bir iktidar partisi durumuna gelemeyeceğini de görmesi ya da bilmesi gerekiyor.

CHP’nin temel amaçlarından bir tanesi liberal arayışları liberalistlere bırakarak insanların daha fazla siyasallaşması konusunda politikalar üretmesi olmalıdır.

Seçim sonuçlarına kısaca bir göz atmamız gerekirse; bu yazının yazıldığı zamanda yurt genelinde açılmamış sandık sayısı çok azdı. AKP %49,9, CHP %25,9, MHP %13 ve Bağımsızlar %6,6 oy toplamış görünüyorlardı.

2007 ile 2011 seçimleri arasında en fazla konuşulan konulardan bir tanesi seçmen sayısındaki artış olmuştu. Bu polemiği burada devam ettirmeyelim. 8 milyona yakın yeni seçmenin oy kullanmak için listelerde yerini aldığı görüyoruz. Geçerli oy sayılarını takip ettiğimizde iki seçim arasında bu kadar kişinin oy kullandığını da tespit edebiliyoruz.

Bu seçmen sayısının yarısı oy tercihini CHP lehinde yapmış olması bu seçimin ilginç sonuçlarından bir tanesidir. Hiç kuşku yok ki bu artış zaten milletvekili sayısına da yansımış meclis sıralarında fazladan 23 kişi daha sokabilmiştir.

  2007 2011
Toplam Sandık 158.700     199.559    
Kayıtlı Seçmen 42.799.303     50.411.080    
Kullanılan Oy 36.056.293     43.905.739    
Geçerli Oy 35.049.691     42.969.408    
  Oy sayısı % MS Oy sayısı % MS
AKP 16.327.291 46,58% 341 21.441.562 49,91% 325
CHP 7.317.808 20,87% 112 11.131.067 25,91% 135
MHP 5.001.869 14,27% 71 5.579.345 12,99% 54
Bağımsızlar 1.835.486 5,23% 26 2.859.233 6,65% 36
DP 1.898.873 5,41%   278.140 0,65%  
GP 1.064.871 3,03%        
SP 820.289 2,34%   534.229 1,24%  
Diğer 783.204 2,27%   1.145.832 2,65%  

Yine bu seçimin ilginç sonuçlarından bir tanesi küçük partilerin artık bir bağımsız aday kadar bile yurt genelinde oy alamadığı “diğer” başlığı altındaki yüzdesinin düşmesidir. Bu da giderek onların varlıklarını anlamsız hale getirirken onların yarattığı ve baraj yüzünden çöpe giden oylar yüzünden garip dağılımlara neden olan sonucun bu seçimlerde etkili olmadığı, meclise milletvekili sokabilen partilerin seçim yerlerinde aldıkları oy oranına göre milletvekili kazanmış olmalarıdır.

Eğer milletvekili sayısına bakacak olursak bu seçimden AKP ve MHP’nin önemli kayıplarla çıktığını söyleyebiliriz. AKP 16, MHP ise 17 milletvekili koltuğunu CHP ve Bağımsızlara yani BDP’ye bırakmıştır.

AKP sayısal olarak seçmenin %50’sinin oy oranını almasına karşın önceki seçimlere göre daha fazla milletvekili çıkaramamasının meclis çalışmaları sırasında kendisi için dezavantaj oluşturacağı da bir gerçektir.

Son söz…

Bu seçim sonuçlarının siyasal olmadığı ile başlamıştım. Yine oraya bağlayalım. Türkiye hızla batı demokrasisinden uzaklaşıp, Ortadoğu ve mücavir alanındaki ülkelerin çizgisine geliyor. Başbakan, lider haline geliyor, değişmez, alternatifsizlik ön plana çıkıyor. İlerleyen zamanda bunu daha geniş bir şekilde konuşmamız ve düşünmemiz gerekiyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s