Murat Belge’nin “very” liberalizmi


Murat Belge'ye 1989 yılında çıkardığı Sosyalizm, Türkiye ve Gelecek isimli kitabıyla yakınlaşmıştım. O kitap yanılmıyorsam dönemin sosyalizm anlayışını sorgulayan içeriğiyle, Stalinist sosyalizmin Gorbaçov tarafından yerle bir edildiği glastnost ve perestroyka hareketinin son döneminde yazılmıştı. Stalinist sola hiç yakın olamadım. Bununla birlikte bu anlayış sola o yıllarda tamamen egemendi. Murat Belge'nin düşünceleri, anlayışı, yaklaşımı, felsefesi ile …

Demokrasinin entropisini arttıran bilgi çokluğu…


Entropi  biraz da uzmanlık alanıma girdiği için üzerinde fazlasıyla düşündüğüm, önemsediğim bir konu ve yeri geldiği için ilişki alanını genişletiyorum. Entropi termodinamiksel bir terim olarak kullanılsa da yazımda (Entropi) da belirttiğim gibi “felsefeden tutun da, tarihe, ekonomiye, sosyolojiye, hatta seksolojiye, kozmolojiye, spiritüalizme, nükleer füzyondan hemen her şeye katkı ve etki yaratacak, düşünmenin şeklini değiştirecek” bir fenomen olduğunun …

Türkiye’deki Yeni “Nihilizm”


Batı aydınlanmasının temeli bilgiye ve bilime olan yönelimdir. Feodalizmin karanlık atmosferinin içinde tamamen boş inanca, hurafeye, dinin yozlaştırılmasına tutsak yaşayan batı toplumları hemen karşıtların birliğindeki ilkeden hareketle bilimi, pozitif aklı, deneyi, soru sormayı, araştırmayı geliştirmiştir. “Biricik” gerçeklik bilim olmuştur. Karşıtların birliği ya da çelişkisi Avrupa coğrafyasında öylesine keskindi ki, ortam tartışmayı, bir başka alternatif var …

Türkiye’de Aydının Duruş Yeri Sorunu


Özellikle yeni milenyumla birlikte; aslında 1989 tarihinden sonra başlayan bir ivmeyle, Türkiye’deki sol kökenden gelen aydınların “burjuva demokratik hareket” içine girdiklerine şahit olmaktayız. Daha önceleri sömürüden bahseden, kapitalizm sonrası ütopyadan hareketle felsefe geliştirip, yazıp çizen bu kitlenin yavaş yavaş, özellikle de sistem içinde sözü dinlenir bir yer edinmesiyle birlikte bulundukları platformu terk etmişler; Türkiye’deki temel …

Çıkarlarını düşünmeyenler unutulacaktır!


KONDA’nın çalışmalarına göre iktidar partisi oylarının neredeyse tamamını eğitim düzeyi lise – ortaokul ve altı seviyesindeki seçmenden almıştır. Üniversite mezunu seçmen oyunu daha çok ana muhalefet partisine vermektedir. Eğitim seviyesi düştükçe CHP’nin oyları da düşmektedir. Buradan şöyle bir sonuç çıkarmak mümkün müdür, “CHP’nin bu ülkede iktidar olabilmesi için ülke genel ortalamasının üniversite mezunu olması gerekmektedir.” …