soL Gazetesi'nde 22 Ocak 2014 tarihinde çıkan Cenk Alaçam ile yaptığım konuşma notları...
Hukuk vicdanın kabul etmediği adaletsizliğe dönüşmemelidir!
Hukuk ve adalet kavramları birbirlerini açıklamak için kullanılmasına karşın her zaman aynı anlamlara karşılık gelmezler. Hukuk için TDK’daki tanımı okuyalım. Şimdi adalet için aynısını yapalım. Hukuk yasama organı tarafından çıkarılan çağın ve dönemin gereklerini işaret eden yasaların toplamıdır. Bu çoğunlukla iktidarın yaptırım yönetme gücü olarak da ifade edilebilir. Hukukun evrensel değişmez kaideleri insan haklarının temelidir. …
"Hukuk vicdanın kabul etmediği adaletsizliğe dönüşmemelidir!" okumaya devam et
Yargıtay kararında cevapsız kalan detaylar?
Bir ülkenin gelişmişliği o ülkenin içinde yaşayan kişi ve kurumların yaşanan krizler karşısındaki tutum ve onu düzeltme, geliştirme, yeniden tekrarlanmamasını sağlama önlemlerini doğru şekillerde alabilmesi ve gerekli düzenlemelerini nasıl yaptığı ile ölçülür. Anayasal kaidelerle çizilmiş üç ana organ vardır. Yasama, Yürütme, Yargı. Çağın gereklerine uygun olarak zaman zaman bu üç ana bileşenin birbirlerinden farklı kararlara …
"Yargıtay kararında cevapsız kalan detaylar?" okumaya devam et
İnsanı “değer” olarak görmeyen “Kaynak”
2013 yılına işsiz girişim ve ilk iki ayın profesyonel anlamda iş arayışı içinde geçmesi derinden sarsıcı etkilerini beraberinde getirdi. İş aramak günümüzde başka bir şeye dönüştü. Her şey profesyonel anlamda daha çok çeşitlenmesine, üzerinden kafa yorulmasına rağmen "İnsan Kaynakları" dediğimiz departman doğru insan seçme konusunda gerekli yetkinliğe ulaşamadı. Çünkü insan bir "değer" olarak görülmüyor. Hatta …
“Fenerbahçe formasını sırtımda değil, başımda taşıdım.”
Cihatlar, Lefterler, Canlar, Fikretler… Benim içinde bulunduğum kuşak dünyaya geldiğinde bu futbolcular çoktan aktif futbol yaşamlarını tamamlamışlardı. Ancak isimleri dedelerimizin, babalarımızın dillerinde hiç durmaksızın anılır, futbolculukları o günkülerle kıyaslanırdı. O zaman hala bir kıyaslama yapılabilecek kadar formasıyla bütünleşmiş futbolcular vardı. Dinlediklerimden etkilenir, ertesi gün kimmiş bu adamlar diye düşünür, nereden nasıl bilgi alabilirim diye evin …
"“Fenerbahçe formasını sırtımda değil, başımda taşıdım.”" okumaya devam et
3 Temmuz’da Fenerbahçe’nin kuantum tanecikleri ne yaptı?
3 Temmuz sürecinde Fenerbahçelilerin gösterdiği duruş Cumhuriyet tarihi boyunca bir ilk olma özelliği de taşıyordu. Bir gün, bir hafta ya da ay değildi bu sürecin ölçüsü önce bir yıla yayılmış, sonrasındaki dönemde de bir altlık olarak belirleyici olma özelliğini sürdürerek günümüze kadar gelmiştir. Peki, savcısından tutun da rakip takım taraftarına varıncaya kadar herkesi etkisi altına …
"3 Temmuz’da Fenerbahçe’nin kuantum tanecikleri ne yaptı?" okumaya devam et
Rıdvan Dilmen’in bildiği ama bizim; bizim bildiğimiz ama Rıdvan Dilmen’in bilmediği gerçekler
Ne diyor Rıdvan Dilmen; “İnsanlar bana gönül koyabilir ama Başbakanımızın şahsına karşı yapılan tezahüratları kınıyorum. 3 Temmuz sürecinde Sayın Başbakanımız Tayyip Erdoğan, herkesten fazla Fenerbahçelilik göstermiştir. Bildiğim için söylüyorum. Bu ayrıntıların hepsini sayın Aziz Yıldırım biliyordur ve konuyla ilgili açıklama yapmasını bekliyorum. Bir Fenerbahçeli olarak gerçekten çok üzüldüm. Çok ciddi hizmetleri olan ülkenin Başbakanına haksızlık yapıldığını …
10 Temmuz’da Fenerbahçelilerin gösterdiği şeyin anlamı, değeri…
3 Temmuz 2011 Pazar günü Türkiye’de bugüne kadar hiç yaşanmamış bir şey olmuş, şike yaptığı gerekçesiyle Fenerbahçe üzerinde operasyon başlamıştı. O gün bir takım gazete ve televizyonlar öylesine yoğun bir kara propoganda yapmışlardı ki bir çok Fenerbahçeli oturup kendi kendine “acaba” diye de düşünmüştü. Ortaya bir anda çıkıveren ve her türlü bilgi, belge ile donatılmış …
"10 Temmuz’da Fenerbahçelilerin gösterdiği şeyin anlamı, değeri…" okumaya devam et
1001. yazıya nasıl geldik?
Ortaokul zamanıydı, yıl 1980 ile 83 arasında bir yere denk geliyor olmalı. O tarihlerde sahip olduğumuz araç sayısı o kadar az ki; başından ayrılmadığımız bir radyo, henüz renklenmemiş bir televizyon, gazete ve bir kaç dergi... Bütün bunların toplamından kendinizi geliştireceğiniz, eğleneceğiniz, oyalanacağınız bir dünya kurmanız gerekiyor. Futbolu, sporu her zaman olduğu gibi o tarihlerde başka …
Fenerbahçe-Beşiktaş maçının sayısal analizi
Beşiktaş’ın 4-3 kazandığı 2005’teki derbi Fenerbahçe’nin Beşiktaş’a karşı futbol olarak çok üstün olduğu bir maçtı. İlk 30 dakika Anelka’nın sağ kanattan getirdiği toplar siyah beyazlı ekibin savunmasını çaresiz duruma düşürmüş ancak top bir türlü kaleden içeri girmemişti. Üstüne de Beşiktaş her atak girişiminden golle dönmüştü. İstatistiksel olarak bakıldığında Fenerbahçe-Beşiktaş eşleşmelerinde böylesi derbi karakteri taşıyan çok …
"Fenerbahçe-Beşiktaş maçının sayısal analizi" okumaya devam et
