aşk

Fast food “seks” mi yoksa Carpe Diem mi?


Hollywood filmlerinde “cinsellik” kadın ve erkek kahramanın, çıkmaz bir sokak, asansör, merdiven sahanlığı, sokak kapısı girişinde gerçekleştirdikleri, genellikle erkeğin (etek giymiş) kadını duvara yaslayarak iç çamaşırını yırtarcasına çıkardığı, kadının erkeğin kemerini çözmesine yardımcı olduğu, ilgili araçların hiç zorlanmadan yolunu buldukları, üç beş… Read More ›

Orhan Pamuk’ta bekâret sorunu…


“Füsun’un sıcaktan ve sevişmekten ter içinde kalmış omzunu öpmüş, onu arkadan yavaşça sarmış, içine girmiş ve solkulağını hafifçe ısırmıştım ki, kulağına takılı küpe uzunca bir an sanki havada durdu ve sonra da kendiliğinden düştü. O kadar mutluyduk ki, o gün… Read More ›

Kadınların kurtuluşu erkek gibi olmak mı?


Kadın varlığını seven, onunla birlikte olmaktan hoşlanan bir erkek olarak kadını yazmak, onun üzerine düşünmek hoşuma gidiyor. Önceki gün Kadın bedeni metadır!  isimli bir yazı paylaşmıştım. Kuşkusuz bu satırlarda fiili durum değerlendirmesi vardı. Aslında düzen kadın erkek ayrımı yapmadan her şeyi alınabilir… Read More ›

Türkiye’de yazar olmayı kimler belirliyor?


Oğuz Atay, Tutunamayanlar’ı yayınevine gönderdiğinde kitabın basılması için bazı kısımlarının çıkarılması talebiyle karşılaşmıştır. Editöre göre “bu bölümler hem çok uzundur hem okuyucu için gereksizdir.” Yazar o gün kitabı için direnmiş ve bugün okumaktan çok büyük keyif aldığımız haliyle kalmasını sağlamıştır…. Read More ›